Menu Content/Inhalt
Anasayfa

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Sayaç

Bugün170
Bu ay5481
Toplam654721
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Ne İçin Vardır? PDF Yazdır E-posta

BASINA ve KAMUOYUNA 

 24/ 02 / 2007
ImageUygulanan tarım(sızlaştırma) politikaları nedeniyle her yıl binlerce çiftçi iflas ediyor, arazilerini,üretim araçlarını satarak mesleklerini terk ediyor.2006 yılı sonundaki verilerine  göre tarımsal nüfus uygulanan  tarım(sızlaştırma) politikaları yüzünden  dört yılda  6 puan gerileyerek  yüzde 33’den yüzde 26,8’e düştü. Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker’e göre  çiftçiler üretimden daha hızlı kopmalı, çiftçi nüfus azalmalı.

Bakan Mehdi Eker  20 Şubat 2007 tarihli gazete haberlerine yansıyan   basın açıklamasında ; “Bir an önce ABD ve AB seviyesine gelinmesini” istiyor.ABD’de tarımsal nüfus yüzde 1,5, AB’de ise yüzde 6 civarında, yani bakana göre Türkiye de hala yüzde 20-21 civarında bir fazlalık var.Bu fazlalığında biran önce tarım dışına  çıkması lazım.Peki Tarım dışına çıkan bu nüfus ne yapacak? Bakana göre  yeni istihdam olanakları  yaratılarak bu nüfus istihdam edilmiş. Gelin birde bunu biz çiftçilere sorun. Tarımsal üretim dışına çıkan çiftçiler hiç de öyle  sayın Tarım ve Köyişleri Bakanının söylediği gibi yeni iş olanakları yaratılarak  üretime katılmış değil.Bu kesimin büyük bir kısmı işsiz. Bu güne kadarki geçimlerini de sattıkları traktörlerinden, otomobillerinden ve hatta sattıkları arazilerinden ellerine geçen  para ile sürdürdüler. “Belki iş buluruz” umuduyla şehirlere göçüp varoşlara yerleştiler.Ama sayın Mehdi Eker’e göre “kentsel nüfustaki artış gelişmişlik göstergesi”.Dünya’ nın hiçbir ülkesinde varoşların çoğalması gelişmişlik göstergesi olmamıştır. Aksine açlıkla, işsizlik ve yoksullukla karşı karşıya kalan insanlar  çetelerin,uyuşturucu tacirlerinin kullanımına açık hale gelmişlerdir. Eğer çiftçilerin tarımdan tasfiyesi süreci daha hızlı devam ederse kentlerde hızla çoğalan varoşlar işsizlerin ,açların ve yoksulların toplu olarak yaşadığı mekanlar haline gelecektir. Çünkü tarımsal nüfusun ABD ve AB  standartlarına çekilmesi demek 12-13 milyon çiftçinin üretimden kopması ve işsiz kalması demektir.Böylesi bir durumda tüketicilerinde açlık ve kıtlıkla karşılaşacağını söylemek için kahin olmaya gerek yoktur.Çünkü çiftçilerin üretim araçları (tohumu,toprağı v.b) kardan başka hiçbir şey düşünmeyen büyük şirketlerin eline geçecek.Ve bu şirketler gıdanın tek hakimi olacaklar.Sayın Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker’in  istediği de bumudur?                                      

   Sayın Bakan’ın   yapmış olduğu açıklamadan anlaşılıyor ki AKP Hükümeti; “çiftçiler nasıl olsa üretimden vazgeçmek zorunda kalacak,toprağını terk edecek,binlerce köy de yok olacak bu nedenle köye ve köylüye hizmet götürmeye gerek yoktur”mantığıyla hareket etmiş ve  Köy Hizmetleri o nedenle  kapatmış, “Tohumculuk Kanunu”nu o nedenle çıkartmış.
         “Tarım ve Köyişleri Bakanlığı” eğer köyü korumak, geliştirmek ,çiftçinin ve köylünün refah düzeyini arttırmak  için yoksa ne için vardır?Yoksa Bakanlığın adı “Türkiye Çiftçisini Yok Etme Bakanlığı” oldu da bizim haberimiz mi yok?  
          Üreticiler olarak AKP Hükümeti’ni  ve Tarım ve Köyişleri Bakanı’nı bir kez  daha uyarıyoruz; İMF, Dünya Bankası ve AB’nin ülkemize dayattığı “Tarım(sızlaştırma) Politikaları”ndan vazgeçin.Çiftçiye ve tarımsal üretime sahip çıkın.Ülkemizin ve insanlığın geleceği “Gıda Egemenliği” ve “Gıda Güvencesi” ni bir avuç emperyalist tekelin eline teslim etmemekten geçiyor.Küresel sermayenin saldırıları karşısında bir avuç nefes ,bir avuç yaşam alanı yaratmaya çalışan Brezilya’daki “Topraksızlar”,Fransa’daki GDO karşıtı “Tırpancılar”, Kore’de direnen  çiftçi hareketleri gibi biz Türkiye’deki çiftçiler olarak da direnmeye kararlıyız, tohumumuza, toprağımıza ve suyumuza kısacası yaşamımıza sahip çıkıyoruz,sahip çıkmaya da devam edeceğiz.Ülkeyi yönetenlerden de aynı şeyi;  yaşama sahip çıkmalarını istiyoruz.
            Çiftçi üretmezse Dünya aç kalır. Dünya’ nın aç kalmaması için çiftçilere sahip çıkalım.

 Adnan ÇOBANOĞLU
ÜZÜM-SEN  Gen.Bşk.   

 
< Önceki   Sonraki >
ÜZÜM-SEN Genel Başkanı Adnan Çobanoğlu: 'Milli ve yerli' tarım IMF güdümünde.          16 Şubat 2018 tarihinde BirGün gazetesi Ekonomi sayfasında ÜZÜM-SEN Genel Başkanı Adnan Çobanoğlu ile yapılmış bir röportaj yayınlandı. BirGün  sayfa editörü büyük bir ihtimalle röportajın uzun olması v.b nedenler yüzünden bazı bölümlerini yayınlamamış halbuki yayınlanmayan bölümler üzüm üreticilerinin ÜZÜM-SEN'in politikaları ve yapmak istedikleri açısından önemliydi, örneğin aşağıdaki son paragraf "Tarımda Adalet" arayışında olanlara doğrudan bir çağrıydı. Yayınlanan yazının tüm eksikliklerine rağmen BirGün'e teşekkür ederiz. Biz gazeteci değiliz, biz iş yapmak, örgütlenmek ve yukarıdan dayatılan tarım politikalarına aşağıdan yukarıya doğru müdahale etmek istiyoruz. Yöneticilerimizde yazı yazarken, röportaj verirken bu anlayışla hareket eder. Bu nedenle röportajın BirGün'de yayınlanmayan bölümlerini de ilave ederek internet sitemizde yayınlama ihtiyacı hissettik, bu bölümler italikle yazılmıştır.    www.uzumsen.org   ÜZÜM-SEN Genel Başkanı Adnan Çobanoğlu: ‘Milli ve yerli’ tarım IMF güdümünde.                                                                                                                                                                                                         16.02.2018 BirGün – Ekonomi        MUSTAFA MERT BİLDİRCİN m.mertbildircin@gmail.com “Uluslararası emperyalist kurumlar ve şirketler, gıda egemenliğimizi elimizden almak için  yıllardır her türlü dayatmayı yapmakta,AKP de buna uygun tarım politikası izlemektedir.” AKP’nin seçim bildirgesinde, “Büyük hayalleri vardı, bu hayaller iktidarımız sayesinde gerçek oldu” dediği tarım üreticilerinin yaşadığı sorunlar her geçen yıl katlanarak arttı. AKP hükümetleri döneminde çiftçilere verilen destek oldukça yetersiz kalırken, üreticilerin ürünlerine sürekli maliyetlerin altında fiyatlar belirlendi. Üreticiler, girdi temin eden yabancı şirketlerin egemenliğine bırakılarak tarımda sömürü sürdürüldü. Tüketiciler ise tüccarlar eliyle yüksek fiyatlı ürünlere mahkûm edildi.

"Üzüm Üreticilerinin Sorunları ve Gıda Egemenliği" Forumu Yapıldı. Alaşehir’de 18 Ekim’de, Alaşehir’de Üzüm Üreticileri Sendikası (ÜZÜM-SEN) olarak “Üzüm Üreticilerinin Sorunları ve Gıda Egemenliği” Forumu yaptık. Forumu yapma nedenimiz  üzüm üreticilerinin yaşadıkları sorunları kendilerinin dillendirmesi, önerilerinin ortaklaştırılması ve Üzüm-SEN’in bundan sonra yapacağı çalışma programına Üzüm-Sen’e üye olan, olmayan tüm üzüm üreticilerinin katkı koymasıydı. Bu amaca uygun olarak Üzüm-Sen üyeleri; Türkiye’de sofralık üzüm üretiminin merkezi sayılan Sarıgöl,Alaşehir ve Salihli’de köy köy dolaşıp üreticileri kahvehanelerde , açık alanlarda mini söyleşi ve forumlar yaparak üreticileri söyleşi ve foruma davet ettiler.“Foruma Davet” afişlerini ve jeotermal elektrik santrallerinin zararlarını anlatan afişleri işyerlerine, duraklara, duvarlara v.b astılar.



"Üzüm Üreticilerinin Sorunları ve Gıda Egemenliği." Foruma Davet !Sorunlarımızı Tartışıyoruz "Üzüm Üreticilerinin Sorunları ve Gıda Egemenliği."DÜZENLEYEN: ÜZÜM ÜRETİCİLERİ SENDİKASI (ÜZÜM-SEN)Tarih: 18 EKİM 2016 – SALISAAT:12.00 - 16.00 ArasıYer: Yıldırım Kapalı Düğün Salonu- Çarşı içiALAŞEHİR 

Anketler

Kimler Sitede