Manisa Milletvekili Şahin Mengü "Bağlarda Yaşanan Don Afeti"ne ilişkin bir "Basın Açıklaması" yaparak Çiftçilerin borçlarının 1 yıl süreyle faizsiz ertelenmesini ve çiftçilerin zararlarının karşılanmasını talep etti.Milletvekili Şahin Mengü'nün konuyla ilgili Basın Açıklaması aşağıdadır.
BASIN AÇIKLAMASI
(BAĞLARDA YAŞANAN DON AFETİ)
Bir tarım bölgesi olan Manisa’nın her yıl yaşadığı doğal afetler tarımsal üretime darbe vurmakta ve çiftçimiz, üreticimiz büyük zarar görmektedir. 17-18 Mart tarihlerinde yaşanan don olayı sonrasında üzüm bağları büyük zarar görmüştür. Alaşehir, Sarıgöl, Salihli, Ahmetli, Turgutlu, Saruhanlı ilçelerimizde bağlar don vurması sonucu % 70’lere varan oranlarda zarar görmüştür. Don olayının bağlarda gözlerin uyanma döneminde meydana gelmesi zararın boyutunu daha da büyütmüştür.
Hafta sonu bölgede yaptığım gezilerle zararın boyutlarını görme ve yerinde inceleme fırsatı buldum. Ekonomik zorluklar altında ezilen Manisa köylüsünün yaşadığı don afeti nedeniyle içinde bulunduğu durum gerçekten çok kötü, Ama Hükümet kendi yarattığı siyasi krizler ve gündemlerle vatandaşı oyalamaya çalışırken, çiftçimiz kan ağlamakta, ne yazık ki hükümet bunu görmezden gelmektedir. Yaşanan afetler sadece verimi düşürmekle kalmamakta, üretilen üzümün kalitesinin düşmesine de neden olmaktadır. Kalite kaybı ve verim düşüklüğü nedeniyle oluşan ekonomik kayıp ise zaten güç şartlarda tarımsal faaliyetlerini yürüten çiftçilerimizi zor durumda bırakmaktadır. Devletin doğal afetlerden zarar gören çiftçilerin kayıplarını telafi etmek için çıkarılan, 5254 sayılı Muhtaç Çiftçilere Ödünç Tohumluk Verilmesi Hakkında Kanun AKP tarafından yürürlükten kaldırılmış, 2090 Sayılı Tabii Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Yapılacak Yardımlar Hakkında Kanun ise uygulanmamaktadır. Çünkü, Tarım sigortaları kanununda, 2090 Sayılı Tabii Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Yapılacak Yardımlar Hakkında Kanundan yararlanmak için Tarım Sigortası yapma zorunluluğu vardır. Ancak tarım sigortası konusunda yeterli bilinç oluşturulmadığından ve bu konuda çiftçilerimizin bilgilendirilmesine yönelik yeterli çalışmalar yapılmadığından tarım sigortası yaptıranların oranı sadece % 5’tir. Tarım sigortası kapsamında don riskinin oluşması halinde zararın sadece %65’inin karşılanıyor olması, don riski olan yerlerde sigortaya olan ilgiyi azaltmaktadır. Tarım sigortası yaptırılması konusunda bir zorunluluk olmadığından her yıl yaşanan afetlerde çiftçimiz, üreticimiz büyük zarar görmekte zararları karşılanmamaktadır. İki yasa arasındaki çelişki çiftçilerin mağdur edilmesine neden olmaktadır. Öncelikle yapılması gereken çiftçilerin zararları telafi edilmeli ve 2090 sayılı yasanın uygulama şartları hafifletilmelidir. Bu Anayasanın 2. maddesinde belirtilen sosyal devlet anlayışı ilkesinin bir gereğidir. Çünkü köyünde karnını doyuramayan köylüyü göçe zorlamanın yaratacağı sosyal sıkıntıların telafisi mümkün olmayacaktır. Bunların dışında tarımsal sulamada kullanılan elektrik fiyatları ve gecikme faizleri zaten ürünü para etmeyen çiftçiyi daha fazla sıkıntıya sokmuştur. Özellikle Manisa bölgesinde bağların sulanmasında çok yoğun olarak kullanılan elektrik enerjisi girdi olarak maliyete yansımaktadır. Çünkü dünyanın en pahalı elektriğini ülkemiz çiftçisi kullanmaktadır. Bu nedenle çiftçi elektrik faturalarını ödeyememektedir. Bağları zarar gören çiftçi bu sezon borçlarını ödeyemeyecektir. Her ne kadar 2009 eylül ayında elektrik borçlarının yapılandırılması için düzenleme yapılmışsa da çiftçi taksitlendirdiği borcunu ödeyemediği için hapis cezalarıyla karşı karşıya kalmaktadır. Hükümet Manisa çiftçisinin zararlarını telafi etmek için bir an önce gerekli adımları atmalıdır. Ziraat Bankası, Tarım Kredi kooperatifleri ve tarımsal sulama elektrik borçları için yeni düzenleme yapılmalı, borçlar 1 yıl süreyle faizsiz ertelenmeli ve çiftçinin zararları karşılamalıdır.