Menu Content/Inhalt
Anasayfa

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Sayaç

Bugün33
Bu ay339
Toplam84439
TARİŞ'te İşçi, Çiftçi Elele Mücadeleye. PDF Yazdır E-posta

                  Çiftçi-Sen Tariş İplik Fabrikası'nın direnişteki işçilerine destek ziyareti yaptı.Ziyaret sırasında işçiler ve çiftçiler "İşçi Çiftçi Elele Mücadeleye, Fabrikalar İşçinin Tarlalar Çiftçinin Olacak, Tariş İşçisi Yanlız Değildir" v.b sloganları attılar.Çiftçi Sendikaları Konfederasyonu'na bağlı Üzüm Üreticileri Sendikası ve Zeytin Üreticileri Sendikası'nın ortak Basın Açıklaması'nı aynı zamanda ÇİFTÇİ-SEN Genel Örgütlenme sekreteri olan ÜZÜM-SEN Genel Başkanı Adnan ÇOBANOĞLU okudu.Basın Açıklaması'nın tam metni aşağıdadır.


BASINA VE KAMUOYUNA                                                                    25/03/2010


            İMF ve Dünya Bankası güdümlü politikalar nedeniyle Tarım Satış Kooperatifleri ve Birliklerine ilişkin bir yasa çıkartıldı.
           Çıkarılan yasa ile
           Yeniden yapılandırılma kurulları oluşturuldu. Kurullar birlik yönetimlerinin üzerinde üst bir yetkiyle donatıldı. Kooperatif arsalarının satılması, işçilerin işine son verilmesi, entegre tesislerinin şirketlere dönüştürülmesinde yeniden yapılandırma kurulları belirleyici hale getirildi.

Kooperatiflere ait fabrikaların üç yıl içersinde şirketlere dönüştürülmesi ön görüldü. Böylece  Birlik fabrikalarının özelleştirilmesinin önü açıldı.
           Birliklerin devlet veya diğer kamu finans kuruluşlarından herhangi bir mali destek almasına ve devlet bankalarından kredi sağlanmasına engel konuldu.
           Birliklere banka kurma yasağı getirildi. Tarişbank’a el konulup satıldı. Böylelikle TARİŞ’in  finans gücü de elinden alınmış oldu.
          Bu politikalar uygulanırken birlik yöneticileri üyeleriyle gelişmeleri paylaşıp karşı koyma, mücadele örgütleme yerine İMF ve Dünya Bankası politikalarıyla uyum halinde hareket ettiler, Üzüm Birliği TAT ile ortak şirket kurup rakı üretmeye başladı,şimdilerde  ise Alaşehir’deki rakı fabrikası  üretimini durdurdu, fabrika satılmayı bekliyor.Zeytin Birliği ise OTACI ile ortak şirket kurdu. Pamuk Birliği ise 40 bin ortağın imkanlarıyla 1975 yılında üretime başlayan TARİŞ İplik Fabrikası’nı  1 Ağustos 2007 tarihi itibariyle yeni bir tüzel kişilik olarak Tariş İplik Dokuma Sanayi İç ve Dış Ticaret A.Ş. ye dönüştürdü. Yani İMF ve Dünya Bankası’nın istediği oldu Şirketlere alternatif olarak kurulan kooperatiflerin işletmeleri Şirket olarak faaliyet yürütmeye başladı.
         İplik üretiminde Ege Bölgesi’nde birinci, Türkiye genelinde ise ilk on firma içinde yer alan TARİŞ İplik  işletmesi  İMF ve Dünya Bankası’na bağlı tarım politikaları yüzünden bilinçli olarak batırılmıştır. Şimdi de A.Ş. haline getirdikleri iplik fabrikasının arazilerini, iş makinelerini ve araçlarını satarak tamamen tasfiye etmek istiyorlar.
        Bunun faturası da çiftçilere, tüketicilere, elbette işsiz kalan TARİŞ işçilerine kesilmiştir.
          Sendika üyelerimizin bir çoğu  aynı zamanda TARİŞ ortağıdır.TARİŞ İplik Fabrikasının tasfiyesi demek aynı zamanda küçük üreticilerin ve onların şirket alternatifi olan kooperatiflerinin tasfiyesi demektir.Üretimden pazarlamaya kadar olan zincirde  üreticilerin söz ve karar haklarının elinden alınması demektir.Bizlerin buna sessiz kalması düşünülemez.
        Bu nedenle İMF ile anlaşma imzalamamakla övünen AKP hükümeti, geçmişte İMF ile
imzalanan anlaşmaların ortaya çıkarttığı olumsuz sonuçları da gidermelidir.
Anonim Şirketlere dönüştürülen Birlik İşletmeleri’ni Kooperatifler şeklinde yeniden  örgütlenmesini zorunlu hale getirecek yasaları çıkartmalıdır.
         Mevcut Tarım Satış Kooperatifleri Yasasını demokratik hale getirmeli Demokratik, Katılımcı Kooperatifçiliği özendirmelidir.
         Birliklerin arazi ve malvarlıkları tasfiye için değil üretimde kullanılmak için yapılandırılmalıdır.
        Birliklerin, üretim ve pazarlama için kamu finans kuruluşlarından ve devlet bankalarından yeniden yapılanmasını uygun kredi olanakları sağlanmalıdır.
       TARİŞ İplik İşletmesi’nde üretim devam etmeli ve işçiler işbaşı yaptırılarak maaşları ödenmelidir.
       İMF ve Dünya Bankası istiyor diye üreticilerin ve işçilerin TARİŞ’teki emekleri yok edilmemelidir. Üzüm ve zeytin üreticisi çiftçiler olarak TARİŞ’in demokratikleşmesi için mücadele etmeye ve  TARİŞ’e sahip çıkmaya devam edeceğiz.
İŞÇİ, ÇİFTÇİ EL ELE  MÜCADELEYE !..

Adnan ÇOBANOĞLU    Üzüm  Üreticileri Sendikası  (ÜZÜM-SEN) Gen.Baş.

 Sadettin ERASLAN   Zeytin Üreticileri Sendikası   (ZEYTİN-SEN) Gen. Baş. 

 
< Önceki   Sonraki >
Köylü Kadınlar Hakları İçin Toplandı Ekin Kurtiç--27-28-29 Nisan tarihlerinde İspanya’nın Cáceres kentinde Avrupa’nın farklı ülkelerinden yaklaşık 35 köylü kadın “Köylü Kadın Hakları” toplantısı için bir araya geldi. Via Campesina Avrupa Koordinasyonu, CERES ve COAG örgütlerinin düzenlediği bu toplantıya Türkiye’den Çiftçi-Sen adına Zübeyde Alca ve çevirmen olarak Tohum İzi Derneği’nden Ekin Kurtiç katıldı.Toplantının ana gündem konusunu “tarım ve kırsal kalkınmada köylü kadınlar ve hakları” başlığı oluşturuyordu. Aynı tarihlerde Cáceres’te bir diğer toplantı daha yapılmaktaydı. Avrupa Birliği İspanya Başkanlığı tarafından düzenlenen “Sürdürülebilir Kırsal Kalkınmada Kadının Rolü” başlıklı bu resmi forumda köylü kadınlara ses verilmediğini fark eden ve herkesin onların adına konuşmasından bıkmış olan kadınlar, kendi toplantılarını düzenleyerek köylü kadınların sesini Avrupa’ya duyurdu.Köylü kadın olarak görünürlüğe sahip olmanın zorluklarına yapılan vurgu ile başlayan konuşmalarda, Avrupa’nın farklı ülkelerinde kadınların yaşadığı benzer zorluklar dikkat çekti. Kadınlar “tarlalarda, evde çalışan biziz, üreten biziz; ama buna rağmen görünmezliğimiz en büyük sorunlarımızdan biri” dedi. Bu anlamda, köylü kadınların karar alma mekanizmalarına katılmalarının ve sorumluluk almalarının vazgeçilmez derecede önemli olduğu ortak kanaatine varıldı.Zübeyde Alca ve Ekin KurtiçÖzellikle Avrupa Ortak Tarım Politikası’nın şu anki haliyle kırsal kalkınmaya yaptığı vurgunun hatalı olduğu bir diğer ortak düşünceydi. Bu kırsal kalkınma anlayışı ve politikalarının tarımı devre dışı bırakmaya doğru gittiği örneklerle tartışıldı. Köylü kadınların ise küçük aile tarımı yaparak saygın ve adil bir biçimde hayatlarını sürdürebilmek istedikleri vurgulandı. Köylü kadınlar, zaten gitgide azalmakta olan sübvansiyonları bile talep etmediklerini belirttiler. “Yardımlarla yaşamak değil; aslen istediğimiz saygın bir hayat sürdürebilmek için kendi emeğimizle ürettiğimiz ürünlerin adil fiyatlara sahip olabilmesidir” denildi. Ayrıca, köylü kadınların sosyal güvenlik, çiftçi kaydı, arazi kaydı gibi haklara ulaşmada yaşadıkları gerek yasal, gerek bürokratik, gerekse sosyal zorluklara dikkat çekildi.Toplantı boyunca katılımcıların önemle üzerinde durduğu diğer bir nokta ise köylü kadınların, tarım ve köylü örgütleri içerisindeki yerleriydi. Örgütler içinde, yönetim ve karar alma mekanizmalarında kadınlara erkeklerle eşit derecede hak sağlanması, bu mekanizmaların kadınların erişimine açık hale getirilmesi için mücadele verilmesine duyulan ihtiyaç vurgulandı.Via Campesina’ya üye örgütlerden gelen köylü  kadın katılımcılar toplantıyı farklı ülkelerden yaratıcı, etkili köylü kadın direniş, eylem ve aktivitelerinden örnekler vererek sonlandırdılar: Fransa’da köylü kadınların gerçekleştirdiği “GDO’ya Hayır” oylamasından sonra, oy pusulalarının kasaba meydanında hiç açılmadan yakılması mizanseninde halkın kararlarının, siyasetçiler tarafından hiçe sayılmasına çekilen dikkat,  Norveç’te her ay belirlenecek bir gıda ürünü ile o ürünü üreten kadın üreticinin fotoğrafının olacağı bir köylü kadınlar takvimi, Türkiye’de HES’lere karşı direnen Yuvarlakçaylı kadınların seslendirdiği rap şarkısının getirdiği ses ve oluşturduğu ilgi…Toplantı sonunda yayınladıkları sonuç  bildirgesinde ise köylü kadınlar Avrupa Birliği ve kurumlarından istedikleri somut taleplerini dile getirdiler:1. OTP’de %50 ortak mülkiyetin tanınması ve biz köylü kadınlara ekonomik gelir ve tarla sahipliğinden meydana gelen diğer bütün hakların sağlanmasını  garanti eden bir yasal statü geliştirilmesi.2. Tarım faaliyetlerine erişim sağlayabilmek için gerekli olan minimum üretim alanı ya da gelir gibi kriterlerin kaldırılması. Çünkü bu faktörler daha çok kadınların elinde olan küçük aile tarımına karşı ayrımcıdır.3. Cinsiyet eşitliğinin hem tarım okullarında hem de bu konuda eğitim vermek üzere formasyon almış kişiler tarafından diğer alanlarda verilen tarımsal eğitimlerde bir konu olarak yer alması.4. Cinsiyet eşitliğine tamamen ulaşılana kadar pozitif ayrımcılık önlemlerinin uygulanması.5. Tarım örgüt ve organizasyonlarını  cinsiyet eşitliğine dayanan yönetmelikleri yerine getirmekle yükümlü  kılarak, köylü kadınların karar alma süreçlerine katılımının yasal olarak garanti altına alınması.6. Avrupa kurumlarının, OTP bütçesi oluşturulurken köylü kadınlar için hiçbir olumsuz etki olmayacağına dair açıkça güvence vermesi, sorumluluk alması.7. Cinsiyet eşitliği politikalarının hakim anlayış haline gelmesi ve böylece eşitliğin OTP ve kırsal kalkınmanın tanımında önemli derecede etkin olan duruş olması.

Köylü Kadın Hakları Semineri'nin sonuc bildirgesi La Via Campesina Avrupa Koordinasyonu ve COAG tarafından düzenlenen “Köylü Kadın Hakları Semineri”, İspanya’nın Caceres şehrinde yapıldı. Toplantıya Türkiye’den Çiftçi-Sen adına Zübeyde Alca ve Ekin Kurtiç katıldılar.Toplantı sonucunda hazırlanan karar metninde AB’nin Ortak Tarım Politikasına karşı bazı talepler dile getirildi. “Güncel tarım politikaları tarafından maruz bırakıldığımız, aile tarımında çalışan kadınların tarla sahipleri tarafından bir başka ‘mülk’ gibi algılayan, eşlerimizle eşit derecede çalışmamıza ve gelir sağlamamıza rağmen kendi gelirimizi kazanma ve tarlaya sahip olma hakkımızı reddeden görünmezlikten yorulduk.” ifadelelerine yer verilen sonuç metni şöyle:Biz, tarım, kırsal kalkınma ve diğer politikaları uygulayan kurumlar tarafından sürekli maruz bırakıldığımız görünmezlikten bıkmış olan Avrupa’nın farklı ülkelerinden köylü kadınlar olarak “Köylü Kadın Hakları” Avrupa Semineri için 27-28-29 Nisan 2010 tarihlerinde Cáceres’te bir araya geldik. Aynı günlerde Avrupa Birliği İspanya Başkanlığı tarafından Cáceres’te yapılan resmi forumda bize söz verilmeden herkesin bizim adımıza konuştuğunu fark ettik ve resmi kurumlara BİZ KÖYLÜ KADINLARIN BURADA OLDUĞUNU ve köylü kadınlar olarak bizlerin Avrupa’da gıda üretiminde ve köylerimizde hayatın gelişmesinde çok kilit bir rolümüz olduğunu hatırlatmak istedik.Güncel tarım politikaları tarafından maruz bırakıldığımız, aile tarımında çalışan kadınların tarla sahipleri tarafından bir başka “mülk” gibi algılayan, eşlerimizle eşit derecede çalışmamıza ve gelir sağlamamıza rağmen kendi gelirimizi kazanma ve tarlaya sahip olma hakkımızı reddeden görünmezlikten yorulduk.Binlerce köylü kadının ne ekonomik sebeplerle –tarlanın büyüklüğü gibi- ne de kültürel ya da bürokratik sebeplerle Sosyal Güvenlik hakkından yoksun bırakılmasına daha fazla tahammül etmeyeceğiz.Bu durumda ve 2013 Ortak Tarım Politikası hakkında tartışmalar sürerken, biz Avrupa Birliği ve Avrupa kurumlarından şunları talep ediyoruz:1. OTP’de %50 ortak mülkiyetin tanınması ve biz köylü kadınlara ekonomik gelir ve tarla sahipliğinden meydana gelen diğer bütün hakların sağlanmasını garanti eden bir yasal statü geliştirilmesi.2. Tarım faaliyetlerine erişim sağlayabilmek için gerekli olan minimum üretim alanı ya da gelir gibi kriterlerin kaldırılması. Çünkü bu faktörler daha çok kadınların elinde olan küçük aile tarımına karşı ayrımcıdır.3. Cinsiyet eşitliğinin hem tarım okullarında hem de bu konuda eğitim vermek üzere formasyon almış kişiler tarafından diğer alanlarda verilen tarımsal eğitimlerde bir konu olarak yer alması.4. Cinsiyet eşitliğine tamamen ulaşılana kadar pozitif ayrımcılık önlemlerinin uygulanması.5. Tarım örgüt ve organizasyonlarını cinsiyet eşitliğine dayanan yönetmelikleri yerine getirmekle yükümlü kılarak, köylü kadınların karar alma süreçlerine katılımının yasal olarak garanti altına alınması.6. Avrupa kurumlarının, OTP bütçesi oluşturulurken köylü kadınlar için hiçbir olumsuz etki olmayacağına dair açıkça güvence vermesi, sorumluluk alması.7. Cinsiyet eşitliği politikalarının hakim anlayış haline gelmesi ve böylece eşitliğin OTP ve kırsal kalkınmanın tanımında önemli derecede etkin olan duruş olması.ÇALIŞAN, ÜRETEN, KARAR VEREN BİZİZ



Avrupa FAO-Sivil Toplum Toplantısı- Erivan'da yapıldı Avrupa FAO, (Birleşmiş Milletler – Food and Agriculture Organization) gıda ve tarım sorunlarında sivil toplum örgütlerinin görüşlerini almak için Ermenistan’ın başkenti Erivan’da 9-11 mayıs tarihlerinde,  2 gün süren bir toplantı yaptı. Toplantıya, Batı Avrupa ülkelerinden İtalya, İngiltere, Fransa, Belçika, Doğu Avrupa’dan Romanya, Kafkas ülkelerinden Ermenistan, Gürcistan; Orta Asya ülkelerinden Kırgızistan ve Özbekistan temsilcileri katıldı. Toplatıya bu tür toplantılara ilk kez davet edilen La Via Campesina Avrupa Koordinasyonu temsilcileri ve onun bileşenlerinden Çiftçi-Sen adına Hasan Cengiz Yazar ve Tohum İzi Derneği’nden Duygu Kaşdoğan Türkiye’den katıldı.Toplantılarda FAO temsilcileri gelen katılımcıların görüşlerini dinlediler. Kimi katılımcılar hazır sunumlarıyla bilgi verdiler. Katılımcıların “neo-liberalizmin yarattığı tahribat”, gıda krizinin nedenleri, ekolojik tarım, gıda güvenliği, gıda egemenliği, küçük çiftçilik, pazara erişim, endüstriyel tarım gibi temel konularda bile farklı düşündükleri ortaya çıktı.Toplantı hazırlanan taslak sonuç bildirgesiyle sona erdi

Anketler

Kimler Sitede

Şuanda 3 misafir bağlı