Menu Content/Inhalt
Anasayfa

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Sayaç

Bugün106
Bu ay7196
Toplam629437
Çiftçi-Sen “Monsanto kanunlarına hayır” PDF Yazdır E-posta
Çiftçi-Sen 17 Nisan Uluslararası Çiftçi Mücadele Günü dolayısıyla bir basın açıklaması yayınladı. {mosigame}
Açıklamada:”Çiftçilerin kendi üretmiş olduğu tohumları kullanması,paylaşması giderek daha da zorlaştırılmakta, ‹Monsanto kanunları› diyebileceğimiz tohum yasaları çıkarılmaktadır. Bu yasalar “Endüstriyel üretim tescili olan veya patentli tohumlar ve genetiği değiştirilmiş tohumlar yararına hizmet etmektedir.” ÜlkemizImagede de bu amaca hizmet eden Tohum Yasası çıkarılmıştır.» denildi.
Açıklama şöyle: 1996 yılında dünya çiftçilerinin örgütü La Via Campesina 2. Uluslararası kongresini Meksika’da yaparken 17 Nisan günü acı bir haberle sarsıldı. Brezilya Carajas’ta, Toprak Reformu için yürüyen MST üyeleri saldırıya uğramış,19 çiftçi katledilmişti. Kongre 17 Nisan’ı “Uluslararası Çiftçi Mücadele Günü” olarak ilan etti. O günden sonra, La Via Campesina ve üye örgütleri her yıl eylem ve açıklamalarıyla 17 Nisan’ı “Uluslararası Çiftçi Mücadele Günü” olarak kutluyor. La Via Campesina üyesi olan Çiftçi Sen’de 17 Nisan’ı her yıl dünya çiftçilerinin ortak belirlediği temaya uygun kutlamakta. Ne yazık ki, ülkemizde uygulanan tarım politikalarıyla küçük çiftçilerinin durumu bir önceki yıla göre her yıl daha da kötüleşiyor. • Tarım hızla şirketleştirilirken, ülke tarımı tahrip ediliyor. • Üreticiler sözleşmeli üretime mecbur hale getiriliyor. • Üreticilere endüstriyel üretim dışında alternatif bırakılmıyor. • GDO girişlerine “engel olunamıyor”. • Tohumlar patentleniyor. • Gıda egemenliğimiz küresel şirketlerin eline geçiyor. • Otlak ve meralar piyasaya ve beraberinde yapılaşmaya açılıyor. • Büyük şirketlere endüstriyel hayvancılık için destekler sağlanırken, küçük üreticilere hayvancılık yapma şansı bırakılmıyor. Küçükbaş hayvancılık bitiriliyor. • Ülkenin ürün deseni şirketlerin isteği doğrultusunda yeniden düzenleniyor. • Doğanın talanı ve tahribi daha büyük boyutlara ulaşıyor. • Türkiye”de zaten çok az olan sulak alanlar dereler, göller, su havzaları metalaştırılarak satılıyor, hızla uluslar arası tekellerin eline geçiyor. • HES’ler, RES’ler ve GES’ler yaygınlaştırılarak tarım arazilerinin ve doğanın hızla tahrip edilmesi sağlanıyor. • Bütün Şehir Yasası’yla köyler mahalleye dönüşüyor ve piyasanın hizmetine sunuluyor. Üretiminden hızla uzaklaştırılan milyonlarca çiftçi, olmayan bir geleceği şehirlerde aramaya zorlanıyor. La Via Campansina bu yıl “17 Nisan Uluslararası Çiftçi Mücadele Günü”ü Tohum, Gıda Egemenliği mücadelesinin yükseltilmesi hedefiyle kutluyor. Tarımın ilk girdisi, “olmazsa olmaz olanı tohumdur.” Binlerce yıldır çiftçilerin seçilimleriyle, ıslah çabalarıyla tohumlar geliştirilmiş ve bugüne taşınmıştır. Her tohum içinde , çiftçilerin nesiller boyu biriktirdiği büyük ve zengin bilgisini, deneyimini ve kültürünü taşımaktadır. Bugün şirketler bütün bunları yok sayıp kendilerini yeniliklerin ve fikri mülkiyetin tek kaynağı olarak görmektedirler. Tohumlarımız endüstriyel tarım çıkarına özelleştirilip, tek tipleştirilmektedir. Tohumun şirketlerin denetimine girme süreci giderek hızlanmaktadır. Çiftçilerin kendi üretmiş olduğu tohumları kullanması,paylaşması giderek daha da zorlaştırılmakta, “Monsanto kanunları” diyebileceğimiz tohum yasaları çıkarılmaktadır. Bu yasalar “Endüstriyel üretim tescili olan veya patentli tohumlar ve genetiği değiştirilmiş tohumlar yararına hizmet etmektedir.” Ülkemizde de bu amaca hizmet eden Tohum Yasası çıkarılmıştır. İşte bu noktada biz Çiftçi-Sen (Çiftçi Sendikaları Konfederasyonu) olarak; - Küçük çiftçi ve köylü tarımının önündeki engellerin kaldırılmasını, -Suyun ticarileştirilmesinden vazgeçilmesini -Tarım arazilerini ve doğayı yok eden RES,GES ve HES enerji politikalarından vazgeçilmesini, - Mera, Büyükşehir, Tohum kanunlarının derhal iptal edilerek toprak ve tohum üzerindeki şirketlerin egemenliğine son verilmesini - Bölgede enerji ve su üzerine yapılan emperyal hesaplardan vazgeçilmesini, - Gıda egemenliğimizi talep ediyoruz. Gıda egemenliğimiz için, çiftçilik yapma hakkımız için, tohumlarımızı koruyup geleceğe bırakmak için, topraklarımızı, suyumuzu korumak için mücadelemizi yükselteceğimizi bir kez daha duyuruyoruz. Ali Bülent Erdem – Çiftçi-Sen Genel Sekreteri Adnan Çobanoğlu – Çiftçi-Sen Genel Örgütlenme Sekreteri
 
< Önceki   Sonraki >
"Üzüm Üreticilerinin Sorunları ve Gıda Egemenliği" Forumu Yapıldı. Alaşehir’de 18 Ekim’de, Alaşehir’de Üzüm Üreticileri Sendikası (ÜZÜM-SEN) olarak “Üzüm Üreticilerinin Sorunları ve Gıda Egemenliği” Forumu yaptık. Forumu yapma nedenimiz  üzüm üreticilerinin yaşadıkları sorunları kendilerinin dillendirmesi, önerilerinin ortaklaştırılması ve Üzüm-SEN’in bundan sonra yapacağı çalışma programına Üzüm-Sen’e üye olan, olmayan tüm üzüm üreticilerinin katkı koymasıydı. Bu amaca uygun olarak Üzüm-Sen üyeleri; Türkiye’de sofralık üzüm üretiminin merkezi sayılan Sarıgöl,Alaşehir ve Salihli’de köy köy dolaşıp üreticileri kahvehanelerde , açık alanlarda mini söyleşi ve forumlar yaparak üreticileri söyleşi ve foruma davet ettiler.“Foruma Davet” afişlerini ve jeotermal elektrik santrallerinin zararlarını anlatan afişleri işyerlerine, duraklara, duvarlara v.b astılar.

"Üzüm Üreticilerinin Sorunları ve Gıda Egemenliği." Foruma Davet !Sorunlarımızı Tartışıyoruz "Üzüm Üreticilerinin Sorunları ve Gıda Egemenliği."DÜZENLEYEN: ÜZÜM ÜRETİCİLERİ SENDİKASI (ÜZÜM-SEN)Tarih: 18 EKİM 2016 – SALISAAT:12.00 - 16.00 ArasıYer: Yıldırım Kapalı Düğün Salonu- Çarşı içiALAŞEHİR 



ÇİFTÇİ-SEN ve STK temsilcilerinin FAO “Bakanlar Yuvarlak Masa Toplantısı"ndaki konuşmaları.            Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) Avrupa ve Orta Asya  Bölgesel Konferansı 4-5 Mayıs 2016 da Antalya’da yapıldı. Bölgesel Toplantı 2 yılda bir yapılmakta ve 53 ülke Bakan ve delege düzeyinde temsil edilmekte.               FAO Bölgesel Konferansı öncesi  çiftçi/köylü örgütleri,gıda  işkolunda çalışan işçi örgütleri,küçük üreticilerle dayanışma içinde çalışan tüketici örgütleri, yerli halklar ve küçük balıkçı örgütlerinin katıldığı 2 günlük “Sivil Toplum Konsültasyonu”(STK)  toplantısı yapıldı.Bu toplantıdan seçilen 4 delege  “Bakanlar Yuvarlak Masa Toplantısı”na  katılıp tartışma konuları hakkında görüş bildirdiler. Bu FAO Bölgesel Toplantıları için bir ilkdi. Bundan önceki “Bakanlar Yuvarlak Masa Toplantıları”nda  sivil toplum konsültasyonu adına toplantıya katılınıyor, deklerasyon okunuyor ancak gündemdeki konular hakkında söz alıp  görüş bildirilemiyordu. Sivil Toplum Konsültasyonu delegelerinin görüşülen farklı konulara ilişkin söz alıp yapmış oldukları konuşmaları aşağıda bulabilirsiniz. Normal 0 21 false false false TR X-NONE X-NONE /* Style Definitions */ table.MsoNormalTable {mso-style-name:"Normal Tablo"; mso-tstyle-rowband-size:0; mso-tstyle-colband-size:0; mso-style-noshow:yes; mso-style-priority:99; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:""; mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; mso-para-margin:0cm; mso-para-margin-bottom:.0001pt; mso-pagination:widow-orphan; font-size:11.0pt; font-family:"Cambria","serif"; mso-ascii-font-family:Cambria; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Cambria; mso-hansi-theme-font:minor-latin;}

Anketler

Kimler Sitede