Menu Content/Inhalt
Anasayfa

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Sayaç

Bugün171
Bu ay5482
Toplam654722
Çiftçi-Sen “Monsanto kanunlarına hayır” PDF Yazdır E-posta
Çiftçi-Sen 17 Nisan Uluslararası Çiftçi Mücadele Günü dolayısıyla bir basın açıklaması yayınladı. {mosigame}
Açıklamada:”Çiftçilerin kendi üretmiş olduğu tohumları kullanması,paylaşması giderek daha da zorlaştırılmakta, ‹Monsanto kanunları› diyebileceğimiz tohum yasaları çıkarılmaktadır. Bu yasalar “Endüstriyel üretim tescili olan veya patentli tohumlar ve genetiği değiştirilmiş tohumlar yararına hizmet etmektedir.” ÜlkemizImagede de bu amaca hizmet eden Tohum Yasası çıkarılmıştır.» denildi.
Açıklama şöyle: 1996 yılında dünya çiftçilerinin örgütü La Via Campesina 2. Uluslararası kongresini Meksika’da yaparken 17 Nisan günü acı bir haberle sarsıldı. Brezilya Carajas’ta, Toprak Reformu için yürüyen MST üyeleri saldırıya uğramış,19 çiftçi katledilmişti. Kongre 17 Nisan’ı “Uluslararası Çiftçi Mücadele Günü” olarak ilan etti. O günden sonra, La Via Campesina ve üye örgütleri her yıl eylem ve açıklamalarıyla 17 Nisan’ı “Uluslararası Çiftçi Mücadele Günü” olarak kutluyor. La Via Campesina üyesi olan Çiftçi Sen’de 17 Nisan’ı her yıl dünya çiftçilerinin ortak belirlediği temaya uygun kutlamakta. Ne yazık ki, ülkemizde uygulanan tarım politikalarıyla küçük çiftçilerinin durumu bir önceki yıla göre her yıl daha da kötüleşiyor. • Tarım hızla şirketleştirilirken, ülke tarımı tahrip ediliyor. • Üreticiler sözleşmeli üretime mecbur hale getiriliyor. • Üreticilere endüstriyel üretim dışında alternatif bırakılmıyor. • GDO girişlerine “engel olunamıyor”. • Tohumlar patentleniyor. • Gıda egemenliğimiz küresel şirketlerin eline geçiyor. • Otlak ve meralar piyasaya ve beraberinde yapılaşmaya açılıyor. • Büyük şirketlere endüstriyel hayvancılık için destekler sağlanırken, küçük üreticilere hayvancılık yapma şansı bırakılmıyor. Küçükbaş hayvancılık bitiriliyor. • Ülkenin ürün deseni şirketlerin isteği doğrultusunda yeniden düzenleniyor. • Doğanın talanı ve tahribi daha büyük boyutlara ulaşıyor. • Türkiye”de zaten çok az olan sulak alanlar dereler, göller, su havzaları metalaştırılarak satılıyor, hızla uluslar arası tekellerin eline geçiyor. • HES’ler, RES’ler ve GES’ler yaygınlaştırılarak tarım arazilerinin ve doğanın hızla tahrip edilmesi sağlanıyor. • Bütün Şehir Yasası’yla köyler mahalleye dönüşüyor ve piyasanın hizmetine sunuluyor. Üretiminden hızla uzaklaştırılan milyonlarca çiftçi, olmayan bir geleceği şehirlerde aramaya zorlanıyor. La Via Campansina bu yıl “17 Nisan Uluslararası Çiftçi Mücadele Günü”ü Tohum, Gıda Egemenliği mücadelesinin yükseltilmesi hedefiyle kutluyor. Tarımın ilk girdisi, “olmazsa olmaz olanı tohumdur.” Binlerce yıldır çiftçilerin seçilimleriyle, ıslah çabalarıyla tohumlar geliştirilmiş ve bugüne taşınmıştır. Her tohum içinde , çiftçilerin nesiller boyu biriktirdiği büyük ve zengin bilgisini, deneyimini ve kültürünü taşımaktadır. Bugün şirketler bütün bunları yok sayıp kendilerini yeniliklerin ve fikri mülkiyetin tek kaynağı olarak görmektedirler. Tohumlarımız endüstriyel tarım çıkarına özelleştirilip, tek tipleştirilmektedir. Tohumun şirketlerin denetimine girme süreci giderek hızlanmaktadır. Çiftçilerin kendi üretmiş olduğu tohumları kullanması,paylaşması giderek daha da zorlaştırılmakta, “Monsanto kanunları” diyebileceğimiz tohum yasaları çıkarılmaktadır. Bu yasalar “Endüstriyel üretim tescili olan veya patentli tohumlar ve genetiği değiştirilmiş tohumlar yararına hizmet etmektedir.” Ülkemizde de bu amaca hizmet eden Tohum Yasası çıkarılmıştır. İşte bu noktada biz Çiftçi-Sen (Çiftçi Sendikaları Konfederasyonu) olarak; - Küçük çiftçi ve köylü tarımının önündeki engellerin kaldırılmasını, -Suyun ticarileştirilmesinden vazgeçilmesini -Tarım arazilerini ve doğayı yok eden RES,GES ve HES enerji politikalarından vazgeçilmesini, - Mera, Büyükşehir, Tohum kanunlarının derhal iptal edilerek toprak ve tohum üzerindeki şirketlerin egemenliğine son verilmesini - Bölgede enerji ve su üzerine yapılan emperyal hesaplardan vazgeçilmesini, - Gıda egemenliğimizi talep ediyoruz. Gıda egemenliğimiz için, çiftçilik yapma hakkımız için, tohumlarımızı koruyup geleceğe bırakmak için, topraklarımızı, suyumuzu korumak için mücadelemizi yükselteceğimizi bir kez daha duyuruyoruz. Ali Bülent Erdem – Çiftçi-Sen Genel Sekreteri Adnan Çobanoğlu – Çiftçi-Sen Genel Örgütlenme Sekreteri
 
< Önceki   Sonraki >
ÜZÜM-SEN Genel Başkanı Adnan Çobanoğlu: 'Milli ve yerli' tarım IMF güdümünde.          16 Şubat 2018 tarihinde BirGün gazetesi Ekonomi sayfasında ÜZÜM-SEN Genel Başkanı Adnan Çobanoğlu ile yapılmış bir röportaj yayınlandı. BirGün  sayfa editörü büyük bir ihtimalle röportajın uzun olması v.b nedenler yüzünden bazı bölümlerini yayınlamamış halbuki yayınlanmayan bölümler üzüm üreticilerinin ÜZÜM-SEN'in politikaları ve yapmak istedikleri açısından önemliydi, örneğin aşağıdaki son paragraf "Tarımda Adalet" arayışında olanlara doğrudan bir çağrıydı. Yayınlanan yazının tüm eksikliklerine rağmen BirGün'e teşekkür ederiz. Biz gazeteci değiliz, biz iş yapmak, örgütlenmek ve yukarıdan dayatılan tarım politikalarına aşağıdan yukarıya doğru müdahale etmek istiyoruz. Yöneticilerimizde yazı yazarken, röportaj verirken bu anlayışla hareket eder. Bu nedenle röportajın BirGün'de yayınlanmayan bölümlerini de ilave ederek internet sitemizde yayınlama ihtiyacı hissettik, bu bölümler italikle yazılmıştır.    www.uzumsen.org   ÜZÜM-SEN Genel Başkanı Adnan Çobanoğlu: ‘Milli ve yerli’ tarım IMF güdümünde.                                                                                                                                                                                                         16.02.2018 BirGün – Ekonomi        MUSTAFA MERT BİLDİRCİN m.mertbildircin@gmail.com “Uluslararası emperyalist kurumlar ve şirketler, gıda egemenliğimizi elimizden almak için  yıllardır her türlü dayatmayı yapmakta,AKP de buna uygun tarım politikası izlemektedir.” AKP’nin seçim bildirgesinde, “Büyük hayalleri vardı, bu hayaller iktidarımız sayesinde gerçek oldu” dediği tarım üreticilerinin yaşadığı sorunlar her geçen yıl katlanarak arttı. AKP hükümetleri döneminde çiftçilere verilen destek oldukça yetersiz kalırken, üreticilerin ürünlerine sürekli maliyetlerin altında fiyatlar belirlendi. Üreticiler, girdi temin eden yabancı şirketlerin egemenliğine bırakılarak tarımda sömürü sürdürüldü. Tüketiciler ise tüccarlar eliyle yüksek fiyatlı ürünlere mahkûm edildi.

"Üzüm Üreticilerinin Sorunları ve Gıda Egemenliği" Forumu Yapıldı. Alaşehir’de 18 Ekim’de, Alaşehir’de Üzüm Üreticileri Sendikası (ÜZÜM-SEN) olarak “Üzüm Üreticilerinin Sorunları ve Gıda Egemenliği” Forumu yaptık. Forumu yapma nedenimiz  üzüm üreticilerinin yaşadıkları sorunları kendilerinin dillendirmesi, önerilerinin ortaklaştırılması ve Üzüm-SEN’in bundan sonra yapacağı çalışma programına Üzüm-Sen’e üye olan, olmayan tüm üzüm üreticilerinin katkı koymasıydı. Bu amaca uygun olarak Üzüm-Sen üyeleri; Türkiye’de sofralık üzüm üretiminin merkezi sayılan Sarıgöl,Alaşehir ve Salihli’de köy köy dolaşıp üreticileri kahvehanelerde , açık alanlarda mini söyleşi ve forumlar yaparak üreticileri söyleşi ve foruma davet ettiler.“Foruma Davet” afişlerini ve jeotermal elektrik santrallerinin zararlarını anlatan afişleri işyerlerine, duraklara, duvarlara v.b astılar.



"Üzüm Üreticilerinin Sorunları ve Gıda Egemenliği." Foruma Davet !Sorunlarımızı Tartışıyoruz "Üzüm Üreticilerinin Sorunları ve Gıda Egemenliği."DÜZENLEYEN: ÜZÜM ÜRETİCİLERİ SENDİKASI (ÜZÜM-SEN)Tarih: 18 EKİM 2016 – SALISAAT:12.00 - 16.00 ArasıYer: Yıldırım Kapalı Düğün Salonu- Çarşı içiALAŞEHİR 

Anketler

Kimler Sitede