Menu Content/Inhalt
Anasayfa

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Sayaç

Bugün171
Bu ay5482
Toplam654722
BASINA VE KAMUOYUNA PDF Yazdır E-posta

ImageDünyamız “İMDAT !” demeye Küresel ısınmanın yarattığı iklim değişiklikleri tarıma ve üreticilere zarar vermeye devam ediyor.

      Sarıgöl bölgesinde ayaz ve don felaketinden ayakta kalabilen bağlar da  3 Haziranda yağan sağanak yağmur ve dolu yüzünden de büyük zararlar gördü. Yaşanan ayaz ve don zararlarının önlemleri alınamamış,üreticilerin zararları karşılanmamışken, yaşanan bu sağanak yağmur ve dolu felaketi üreticinin yaşadığı zararların “tuzu,biberi oldu.

” Ayaz ve don olayı yaşandığında  Acilen “Manisa bölgesi için “Doğal afet durumu” ilan edilmeli, Kriz masası kurulmalı zarar gören üreticiler “doğal afet mağduru” kabul edilip bütçeden pay ayrılmalıdır “ diyerek hükümete ve yetkililere seslenmiştik, şimdi de bu önerimizi tekrarlıyoruz; Yaşanan doğal felaketlerin sorumlusu üreticiler değildir. Enerji,sanayi ve savaş politikalarıyla dünyanın ve atmosferin kirlenmesine neden olan ve bu konuda hiçbir önlem almayan hükümetlerdir, devletlerdir,şirketlerdir. Doğayı katlederek,atmosfere sürekli zararlı gazların yayılmasına göz yumarak küresel ısınmaya sebep oluyorlar. Küresel ısınmanın yarattığı iklim değişiklikleri de mevsimleri  bile mevsiminde yaşayamamamıza  neden oluyor. Olumsuz sonuçların yükünü ise bizler çekiyoruz.

           Bilindiği gibi tarımsal ürünler yüzyıllar içinde doğadaki diğer canlıların yardımıyla da iklim koşullarına adapte olarak bu günkü özelliklerine kavuşmuşlardır. Ani iklim değişikliklerinden ilkönce zarar görenler de gene tarımsal ürünlerdir. Koşullara hemen adapte olamamakta, hastalanmakta ve ölmektedirler. Binlerce  yılın ortaya çıkarttığı bu canlıları kar hırsıyla yok etmeye kimsenin hakkı yoktur.Bu nedenle hükümetler,devletler acilen doğanın kirletilmesine, küresel ısınmaya ve iklim değişikliklerine karşı önlemler almalıdırlar. Aksi taktirde gıda krizleri kapıdadır.Önlemler alınmazsa insanların gıdaya erişimi engellenmiş olacak, tüm Dünya’da açlık baş gösterecektir.

             Bu kış ve bahar aylarında yaşanan iklim olayları bunun iyi birer örneğidir. Üzüm üreticileri asmalar uyanırken önce “don” felaketi ile karşılaştılar. Patlamak üzere oluşan bir çok tomurcuğa soğuk vurması nedeniyle tomurcuklar açamadı. Bu nedenle bu yıl üzüm doğuşu rekolteyi olumsuz yönde etkileyecek kadar az oldu.”Don” felaketinden kurtulup açan bağlar tam “filiz”e dönmeye başlamıştı ki; yıllardır kış mevsiminde bile kar yağışı görmeyen bazı üzüm bölgeleri ise Nisan ayında kar yağması nedeniyle bir kez daha “don” olayıyla karşılaşıldı. Aradan 10 gün geçmeden tekrar onbinlerce dönüm üzüm bağları “ayaz” felaketinden etkilendi. Manisa ilinin hemen hemen tüm ilçelerini “ayaz” vurdu. Binlerce dönüm bağdan bu yıl  ürün alınamayacak. Bazı bağlar önümüzdeki yıllarda da ürün vermeyecek. Çünkü asmaları çokak (kurumuş asma kütüğü) haline gelmiş durumda.Sökülüp yerlerine yeniden asma dik ilmesi gerekiyor. Bu yaralar sarılmamışken, don ve ayazdan kısmen daha az etkilenen bağlar bu seferde sağanak yağış ve  “dolu” felaketiyle karşılaştı.Bir çok bağda  yapraklar ve koruk halindeki üzüm salkımları sanki sopayla dövülmüşçesine yerlere döküldü. Bundan sonraki süreçte de mevsimsel olmayan  ne tür bir iklim olayıyla karşılaşılacağı,geriye kalan bağların ne kadarının etkileneceği de meçhul.

             7 Haziran da Genel seçim var.Ve hiçbir partinin seçim beyannamesinde küresel iklim değişikliğine ve yaratacağı  zararlara dönük olarak üreticileri ve doğayı koruyucu,kalıcı çözümler konusunda herhangi bir vaat yok. Mevcut hükümete ve seçimden sonra hükümet olma  iddiasında olan veya olmayan partilere sesleniyoruz, hemen üreticilerin zararlarını karşılamayı programınıza  alın. 

                    Çözüm önerilerimizi  bir kez daha tekrarlıyoruz.

           Manisa bölgesi için “Doğal afet durumu” ilan edilmeli,Kriz masası kurulmalı zarar gören üreticiler “doğal afet mağduru” kabul edilip bütçeden pay ayrılmalıdır.  

            Üreticilerin bankalara,kredi kooperatiflerine v.b olan borçları zarar durumlarına göre en az 1 yıl faizsiz ertelenmelidir.

            Bağlarını söküp yeniden tesis edecek olanlara teşvikler uygulanmalı,bir kısmı hibe şeklinde faizsiz uzun vadeli kredi olanakları sunulmalı tefeci ve bankaların cenderesi altına sokulmamalıdır.   

            Ürünlerini TARSİM’e sigorta ettirenlerin zararlarını TARSİM hemen ödemeli, hasat dönemini beklememelidir.  

            Uzun vadeli ama en kısa zamanda ivedilikle yapılması gereken çözüm önerilerimiz.

             Küresel iklim değişikliklerine neden olan gıda,enerji,sanayi ve savaş politikalarından derhal vazgeçilmelidir.

             Devlet erken uyarı yöntemlerine, rüzgar makineleri kurma,havada helikopter dolaştırma, üreticilerin sis makinelerine erişimini sağlamaya dönük yarımları ivedilikle yapmalıdır.Doğa felaketlerine karşı çaresiz değiliz yeter ki önlemleri almayı ihmal etmeyelim.

               “TARSİM” yönetmeliği yeniden düzenlenmeli ,Çok yıllık bitkilerde sadece o yılın zararı değil GERÇEK ZARAR ,bağların yeniden tesis edilme maliyetinden, ürün verene kadar geçecek olan yılların gelir elde edilememesi zararı da dahil sigorta kapsamı içine alınmalıdır.

                TARSİM kapsamında sigorta yaptırılan yerlerin prim ödemesi üreticilerin ödeyebileceği seviyeye çekilmelidir.  

                Ürün çeşitliliğini koruyacak ve ürün çeşitliliği teşvik edilecek bir tarım politikası uygulanmalıdır. Plantasyon, yani ticari amaçla çok geniş alanlarda bir veya bir kaç çeşit ürün yetiştirmeye dayalı tarım metodunu zorlayan tarım politikalarından vazgeçilmelidir. 5 Haziran 2015

                 Adnan ÇOBANOĞLU                                                                                                                                           ÜZÜM ÜRETİCİLERİ SENDİKASI                                                                                                                              (ÜZÜM-SEN) GENEL BAŞKANI

 
< Önceki   Sonraki >
ÜZÜM-SEN Genel Başkanı Adnan Çobanoğlu: 'Milli ve yerli' tarım IMF güdümünde.          16 Şubat 2018 tarihinde BirGün gazetesi Ekonomi sayfasında ÜZÜM-SEN Genel Başkanı Adnan Çobanoğlu ile yapılmış bir röportaj yayınlandı. BirGün  sayfa editörü büyük bir ihtimalle röportajın uzun olması v.b nedenler yüzünden bazı bölümlerini yayınlamamış halbuki yayınlanmayan bölümler üzüm üreticilerinin ÜZÜM-SEN'in politikaları ve yapmak istedikleri açısından önemliydi, örneğin aşağıdaki son paragraf "Tarımda Adalet" arayışında olanlara doğrudan bir çağrıydı. Yayınlanan yazının tüm eksikliklerine rağmen BirGün'e teşekkür ederiz. Biz gazeteci değiliz, biz iş yapmak, örgütlenmek ve yukarıdan dayatılan tarım politikalarına aşağıdan yukarıya doğru müdahale etmek istiyoruz. Yöneticilerimizde yazı yazarken, röportaj verirken bu anlayışla hareket eder. Bu nedenle röportajın BirGün'de yayınlanmayan bölümlerini de ilave ederek internet sitemizde yayınlama ihtiyacı hissettik, bu bölümler italikle yazılmıştır.    www.uzumsen.org   ÜZÜM-SEN Genel Başkanı Adnan Çobanoğlu: ‘Milli ve yerli’ tarım IMF güdümünde.                                                                                                                                                                                                         16.02.2018 BirGün – Ekonomi        MUSTAFA MERT BİLDİRCİN m.mertbildircin@gmail.com “Uluslararası emperyalist kurumlar ve şirketler, gıda egemenliğimizi elimizden almak için  yıllardır her türlü dayatmayı yapmakta,AKP de buna uygun tarım politikası izlemektedir.” AKP’nin seçim bildirgesinde, “Büyük hayalleri vardı, bu hayaller iktidarımız sayesinde gerçek oldu” dediği tarım üreticilerinin yaşadığı sorunlar her geçen yıl katlanarak arttı. AKP hükümetleri döneminde çiftçilere verilen destek oldukça yetersiz kalırken, üreticilerin ürünlerine sürekli maliyetlerin altında fiyatlar belirlendi. Üreticiler, girdi temin eden yabancı şirketlerin egemenliğine bırakılarak tarımda sömürü sürdürüldü. Tüketiciler ise tüccarlar eliyle yüksek fiyatlı ürünlere mahkûm edildi.

"Üzüm Üreticilerinin Sorunları ve Gıda Egemenliği" Forumu Yapıldı. Alaşehir’de 18 Ekim’de, Alaşehir’de Üzüm Üreticileri Sendikası (ÜZÜM-SEN) olarak “Üzüm Üreticilerinin Sorunları ve Gıda Egemenliği” Forumu yaptık. Forumu yapma nedenimiz  üzüm üreticilerinin yaşadıkları sorunları kendilerinin dillendirmesi, önerilerinin ortaklaştırılması ve Üzüm-SEN’in bundan sonra yapacağı çalışma programına Üzüm-Sen’e üye olan, olmayan tüm üzüm üreticilerinin katkı koymasıydı. Bu amaca uygun olarak Üzüm-Sen üyeleri; Türkiye’de sofralık üzüm üretiminin merkezi sayılan Sarıgöl,Alaşehir ve Salihli’de köy köy dolaşıp üreticileri kahvehanelerde , açık alanlarda mini söyleşi ve forumlar yaparak üreticileri söyleşi ve foruma davet ettiler.“Foruma Davet” afişlerini ve jeotermal elektrik santrallerinin zararlarını anlatan afişleri işyerlerine, duraklara, duvarlara v.b astılar.



"Üzüm Üreticilerinin Sorunları ve Gıda Egemenliği." Foruma Davet !Sorunlarımızı Tartışıyoruz "Üzüm Üreticilerinin Sorunları ve Gıda Egemenliği."DÜZENLEYEN: ÜZÜM ÜRETİCİLERİ SENDİKASI (ÜZÜM-SEN)Tarih: 18 EKİM 2016 – SALISAAT:12.00 - 16.00 ArasıYer: Yıldırım Kapalı Düğün Salonu- Çarşı içiALAŞEHİR 

Anketler

Kimler Sitede