Menu Content/Inhalt
Anasayfa

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Sayaç

Bugün171
Bu ay5482
Toplam654722
İKLİM: Gerçek Problem, Yanlış Çözümler 2: Biyoyakıtlar PDF Yazdır E-posta

Image                                            

   Çeviri:Umut KOCAGÖZ

Yanlış çözümleri savunanlara göre bazı yakıtlar “biyo” yakıt olarak biliniyor. Biyoyakıtlarla amaçlanan şey şöyle: üretilecek bu şeyin öyle bir değeri olacak ki, bizi toprağa olan bağımlılığımızdan kurtaracak, ve böylece, bitkilerden elde edilen ve her açıdan sınırsız olan bu enerjiyle beraber, ki bu durum fosil yakıtlar için geçerli değildir, sera gazı salınım miktarı azaltılacak!

Gerçekten öyle mi?

Aslında gerçek başkadır: gıda üretiminden vazgeçmek pahasına bir çok tarımsal alanın sarıp sarmalanması, bu alanların biyoyakıt üretimi için kullanılması... Bir zamanlar gıda üretimi yapılsın diye ayrılmış binlerce hektar verimli arazi, başka amaçlara uygun hale getirilerek, yerel nüfusun gıda egemenliği hakkı tehlikeye atılmaktadır. Ayrıca, köylü çiftçilerin bu topraklardan kovulması, ve bunun genelde şiddet yoluyla olması, halkın onurunun ve haklarının hiçe sayılması anlamına gelmektedir.
Toprak, her zaman ve heryerde çok rağbet görüyor. Örneğin bugün Amazon’da ve başka bir çok yerdeki ağaçların kesilmesine karar verilmiştir. Genelde karbon yutağı olarak düşünülen  bu bölgelerin talan edilmesi, kayda değer miktarda CO2 salınımına yol açmaktadır.
Ek olarak, çoğunlukla kimyasal girdisine dayanan aşırı-yoğun tarım biçimleri, “biyo” için fazlasıyla yeterlidir.
Son olarak, 2007-2008’de yaşanan gıda krizi ve bu krizin tetiklediği gıda isyanları, bir çok meseleyi keskin biçimde odağımıza soktu: biyoyakıtlar gıda ürünlerinin fiyatına aşırı baskı yapmakta, ve çokuluslu şirketler bunun potansiyel mükafatını büyütmek için zaman yitirmemektedir. Mesela, pazarda büyük bir yer teşkil şirketlerden biri, (Fransa’nın en büyük tarım sendikası başkanı) Xavier Beulin tarafından yönetilen Fransız şirketi, Sofiprotéol-Avril’dir.



Kaynak: http://viacampesina.org/en/index.php/actions-and-events-mainmenu-26/-climate-change-and-agrofuels-mainmenu-75/1917-climate-real-problem-false-solutions-3-agrofuels
 
< Önceki   Sonraki >
ÜZÜM-SEN Genel Başkanı Adnan Çobanoğlu: 'Milli ve yerli' tarım IMF güdümünde.          16 Şubat 2018 tarihinde BirGün gazetesi Ekonomi sayfasında ÜZÜM-SEN Genel Başkanı Adnan Çobanoğlu ile yapılmış bir röportaj yayınlandı. BirGün  sayfa editörü büyük bir ihtimalle röportajın uzun olması v.b nedenler yüzünden bazı bölümlerini yayınlamamış halbuki yayınlanmayan bölümler üzüm üreticilerinin ÜZÜM-SEN'in politikaları ve yapmak istedikleri açısından önemliydi, örneğin aşağıdaki son paragraf "Tarımda Adalet" arayışında olanlara doğrudan bir çağrıydı. Yayınlanan yazının tüm eksikliklerine rağmen BirGün'e teşekkür ederiz. Biz gazeteci değiliz, biz iş yapmak, örgütlenmek ve yukarıdan dayatılan tarım politikalarına aşağıdan yukarıya doğru müdahale etmek istiyoruz. Yöneticilerimizde yazı yazarken, röportaj verirken bu anlayışla hareket eder. Bu nedenle röportajın BirGün'de yayınlanmayan bölümlerini de ilave ederek internet sitemizde yayınlama ihtiyacı hissettik, bu bölümler italikle yazılmıştır.    www.uzumsen.org   ÜZÜM-SEN Genel Başkanı Adnan Çobanoğlu: ‘Milli ve yerli’ tarım IMF güdümünde.                                                                                                                                                                                                         16.02.2018 BirGün – Ekonomi        MUSTAFA MERT BİLDİRCİN m.mertbildircin@gmail.com “Uluslararası emperyalist kurumlar ve şirketler, gıda egemenliğimizi elimizden almak için  yıllardır her türlü dayatmayı yapmakta,AKP de buna uygun tarım politikası izlemektedir.” AKP’nin seçim bildirgesinde, “Büyük hayalleri vardı, bu hayaller iktidarımız sayesinde gerçek oldu” dediği tarım üreticilerinin yaşadığı sorunlar her geçen yıl katlanarak arttı. AKP hükümetleri döneminde çiftçilere verilen destek oldukça yetersiz kalırken, üreticilerin ürünlerine sürekli maliyetlerin altında fiyatlar belirlendi. Üreticiler, girdi temin eden yabancı şirketlerin egemenliğine bırakılarak tarımda sömürü sürdürüldü. Tüketiciler ise tüccarlar eliyle yüksek fiyatlı ürünlere mahkûm edildi.

"Üzüm Üreticilerinin Sorunları ve Gıda Egemenliği" Forumu Yapıldı. Alaşehir’de 18 Ekim’de, Alaşehir’de Üzüm Üreticileri Sendikası (ÜZÜM-SEN) olarak “Üzüm Üreticilerinin Sorunları ve Gıda Egemenliği” Forumu yaptık. Forumu yapma nedenimiz  üzüm üreticilerinin yaşadıkları sorunları kendilerinin dillendirmesi, önerilerinin ortaklaştırılması ve Üzüm-SEN’in bundan sonra yapacağı çalışma programına Üzüm-Sen’e üye olan, olmayan tüm üzüm üreticilerinin katkı koymasıydı. Bu amaca uygun olarak Üzüm-Sen üyeleri; Türkiye’de sofralık üzüm üretiminin merkezi sayılan Sarıgöl,Alaşehir ve Salihli’de köy köy dolaşıp üreticileri kahvehanelerde , açık alanlarda mini söyleşi ve forumlar yaparak üreticileri söyleşi ve foruma davet ettiler.“Foruma Davet” afişlerini ve jeotermal elektrik santrallerinin zararlarını anlatan afişleri işyerlerine, duraklara, duvarlara v.b astılar.



"Üzüm Üreticilerinin Sorunları ve Gıda Egemenliği." Foruma Davet !Sorunlarımızı Tartışıyoruz "Üzüm Üreticilerinin Sorunları ve Gıda Egemenliği."DÜZENLEYEN: ÜZÜM ÜRETİCİLERİ SENDİKASI (ÜZÜM-SEN)Tarih: 18 EKİM 2016 – SALISAAT:12.00 - 16.00 ArasıYer: Yıldırım Kapalı Düğün Salonu- Çarşı içiALAŞEHİR 

Anketler

Kimler Sitede