Menu Content/Inhalt
Anasayfa

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Sayaç

Bugün85
Bu ay3387
Toplam721797
FAO 30. Sivil Toplum Bölgesel Danışma Toplantısı Açılış Konuşması PDF Yazdır E-posta

ImageAntalya’da yapılan “FAO 30. Sivil Toplum Bölgesel Danışma Toplantısı”nda “Açılış Konuşmaları”nı Yürütücü Komite adına Svetlana BOİNCEAN, ev sahibi Örgüt Çiftçi-Sen adına Adnan ÇOBANOĞLU, FAO adına Genel Direktör Yardımcısı ve Avrupa ve Orta Asya'dan sorumlu Bölge Temsilcisi Vladimir Olegovich RAKHMANİN, T.C.Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı adına AB ve Dış ilişkiler Genel Müdürü Ali Recep NAZLI yaptılar. Üzüm-Sen Genel Başkanı, aynı zamanda ÇİFTÇİ-SEN Genel Örgütlenme Sekreteri olan  Adnan ÇOBANOĞLU'nun yaptığı konuşmayı aşağıda yayınlıyoruz.

Yüzyıllardır tohumu saklayan, geliştiren, toprağı ve su kaynaklarını koruyan, doğayla dost, gerçek gıdalar üreterek insanların sağlıklı bir yaşam sürmesine katkı koyan çiftçi kardeşlerimiz ve çiftçi dostları hoş geldiniz. Bu gün burada varlığımızı nasıl devam ettireceğimizi, bizi çiftçilikten uzaklaştırmak isteyen gıda şirketlerine ve bu şirketleri destekleyen tarım politikalarına karşı nasıl bir hat tutturacağımızı, Birleşmiş Milletler’in aldığı kararları Hükümetlere nasıl uygulatacağımızı konuşacağız. Hepiniz biliyorsunuz Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 66. oturumunda 2014 yılı resmi olarak “Uluslararası Aile Çiftçiliği Yılı” olarak ilan edilmiştir. 2014 yılında hükümetler aile çiftçiliğini ulusal gündemlerinde tarım, çevre ve sosyal politikalarının merkezine oturtmaları gerekirken ne yazık ki birçok ülkede bu yapılmamış aksine endüstriyel tarıma, şirket tarımına destekler artmıştır. Birleşmiş Milletler 2015 yılını da “Uluslararası Toprak Yılı” ilan etmişti. 2015 yılında da hükümetler toprağa yönelik farkındalığı arttırmak ve kritik öneme sahip bu kaynağın sürdürülebilir kullanımını teşvik etmek için çaba sarf etmeleri gerekirken gene birçok hükümet bu konuda da sınıfta kalmış, enerji, madencilik, sanayi ve konut yatırımları için “toprak gaspı” sıradan işler haline gelmiştir. Örneğin bizim ülkemizde turizm için, elektrik santralleri için, maden aramaları için, toplu konut inşaatları için yasa zoruyla çiftçilerin elinden toprakları alınmış, küçük aile tarımı yapan çiftçiler üretimden kopartılmıştır. Bu da yetmemiş çıkartılan “Büyük Şehir Yasası” ile köy tüzel kişilikleri ortadan kaldırılarak köylerin ortak mal varlıklarına, otlak ve meralarına merkezi idare tarafından el konularak şirketlere satılmasının yolu açılmıştır. Bu otlak ve meralar yüzyıllardır köylülerin kullanımına açıktı, alınıp satılamazdı, ihtiyacı olan köylü buralardan yararlandığı gibi bu toprakları korumak zorundaydı. Ama şirketler buralara göz koydular, bizim hükümetimiz de şirketlerin taleplerine uygun davrandı. Öyle sanıyorum ki sizlerde benzeri sorunları yaşıyorsunuz. Birleşmiş Milletler 2016 yılının da 'Uluslararası Bakliyat Yılı' olmasına karar verdi. Buradaki Bölgesel toplantıda da “Bakliyat” konuşulacak, katılımcı ülkeler geçmiş yıllardaki tematik konularda olduğu gibi bu yıl da “Bakliyat” konusunda sözler verecekler, ancak bir çoğu geçmiş yıllarda olduğu gibi verdiği sözleri unutacaklar. Bizlerin görevi bu sözleri, aldıkları kararları unutturmamak, takipçisi olmak, buna uygun örgütlenmek ve dünyadaki bütün çiftçiler dayanışmak zorundayız. Burada sunacağımız öneriler ve alacağımız kararlar buna hizmet etmeli. Gıda Egemenliğimizi elimizden almak isteyen şirketler/sermaye, tarımsal üretim için gerekli olan tohumlarımızı, sularımızı, topraklarımızı elimizden almak için hiçbir etik ve hukuksal kural tanımıyorlar. İstediklerini elde etmek için her türlü şiddete, savaşa başvuruyorlar. Daha geçen ay, Brezilya da 20 yıl önce toprak işgalinde bulunduklarından dolayı katledilen arkadaşlarını anmaya hazırlanan Topraksız Köylü Hareketi MST’nin yerleşim kampına 7 Nisan 2016 gecesi askeri polis ve özel güvenlik güçleri saldırı düzenledi ve 2 MST’liyi öldürdü 7’sini de yaraladı. 3 Mart 2016 da sabah saatlerinde evine giren kimliği belirsiz kişiler tarafından Honduras’da Lenca yerlilerinin lideri ve insan hakları savunucusu olan Berta Caceres katledildi. Bu saldırıları kınıyoruz. Ve bir kez daha haykırıyoruz: Bizler gücümüzü haklılığımızdan, çiftçiler arası dayanışmamızdan alıyoruz. Şirket tarımı yanlısı siyasi iktidarların bizleri tanımak istememelerine, örgütlenmelerimizin önüne engeller çıkartmalarına rağmen Dünya çiftçileri olarak bir araya gelmenin her türlü olanaklarını zorlayarak, dayanışmanın yollarını buluyoruz. Bulmaya da devam edeceğiz. Endüstriyel tarım küresel iklim değişikliğine neden olmakta, bizim üretim tarzımız ise dünyayı soğutmaktadır. Doğayla dost olan, onu sömürmeyi değil koruyup kollamaya çalışan bizim üretim tarzımızdır. Bizler insanları açlıkla terbiye etmeye çalışanlardan değiliz. Aksine bizlerin üretim tarzı açlığa, gıdasızlığa çaredir. Bu nedenledir ki, sadece kendimiz için değil insanlığın ve tüm canlıların yaşam hakkı için, doğanın korunması ve sürdürülebilir bir yaşam için örgütlenmek, sesimizi duyurmak zorundayız. Bu duygularla La Via Campesina üyesi olan örgütüm Çiftçi Sendikaları Konfederasyonu ÇİFTÇİ-SEN adına ve Türkiyeli küçük çiftçiler adına hepinize Hoş geldiniz diyor, toplantılarımızın başarılı geçmesini diliyorum.
 
< Önceki   Sonraki >
Üzüm-Sen "Üzüm Üreticilerinin Sorunları ve Çözüm Önerileri Raporu"nu TBMMye sundu ÜZÜM-SEN 11 Nisan'da TBMM inde Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer ile birlikte Basın Toplantısı yaptı.Üzüm-Sen 4 üzüm bölgesinde üreticilerin katılımıyla "Üzüm Üreticilerinin Sorunları ve Gıda Egemenliği Forumları" örgütlemiş ve TBMM Bağcılık ve Üzüm Araştırma Komisyonu üyeleriyle Bölge milletvekillerini de bu forumlara davet etmişti. Hazırladığı raporu forumların  yapıldığı bölgelerden gelen Üzüm Üreticilerinin Sorunları ve Gıda Egemenliği Forumları temsilcileriyle birlikte, Araştırma Komisyonuna, Partilerin Gurup Başkan Vekilleri'ne sunmak üzere Ankara’ya gitti. Manisa CHP Milletvekili Tur Yıldız Biçer’le birlikte TBMM'nde bir "Basın Toplantısı" düzenleyerek "Üzüm Üreticilerinin Sorunları ve Çözüm Önerileri Raporu"nu Basınla ve kamuoyuyla paylaştı.  Manisa Milletvekili  Tur Yıldız Biçer, üzüm üreticilerinin sorunlarına ilişkin bir sunuş yaptı, Üzüm-Sen Genel Başkanı Adnan Çobanoğlu, sendika olarak yaptıkları faaliyetleri , üzüm üreticilerinin sorunlarını, çözüm önerilerini ve taleplerini dile getirdi.  Üzüm üreticileri;  Hüseyin Zengin, Hüseyin Yıldırım, Niyazi Zengin ve Funda Akçura sırayla söz alarak sorunlarını ve taleplerini ilettiler.

Üzüm üreticilerinin sorunları ve Gıda Egemenliği Forumları’nın ilki Yeleğen ‘de yapıldı “Üzüm üreticilerinin sorunları ve Gıda Egemenliği Forumları”nın ilki 17 Mart’ta Yeleğen Kasabası-Eşme’de gerçekleşti.TBMM de “ Bağcılık ve Üzüm Araştırma Komisyonu” kuruldu. Üreticiler için çözüm üretmesi gereken Bakanlığın, Tarımsal devlet kurumlarının ve siyasilerin sorumluluklarını göz ardı eden, üstün körü bir rapor hazırlamasını yol vermemek “Araştırma Komisyonu”nun gerçekçi ve doğru bir rapor hazırlayabilmesine yardımcı olmak için Üzüm Üreticileri Sendikası (ÜZÜM-SEN) üzüm üreticilerinin katılıp konuşacağı bir dizi “Üzüm üreticilerinin sorunları ve Gıda Egemenliği Forumları” düzenliyor. ÜZÜM-SEN üzüm üreticilerinin bir araya geleceği bu Forumlara TBMM “Bağcılık ve Üzüm Araştırma Komisyonu” üyesi Milletvekilleri’ ni ve Forumların yapılacağı illerdeki milletvekillerini davet ederek gelip üzüm üreticilerinin sorunlarını aracısız bir şekilde doğrudan doğruya kendilerinden dinlemelerini ve üreticilerin önerilerini dikkate almalarını istedi. ÜZÜM-SEN Forumlardan ilkini Eşme’nin Yeleğen Kasabası’nda gerçekleştirdi. Forumun kolaylaştırıcı heyeti öncelikli konuşma hakkının üzüm üreticilerinde olduğunu, sendika yöneticilerine ve gelen misafirlere de üreticilerin konuşmalarından sonra yer vereceklerini söyleyerek forumun açılışını yaptılar.Forumda ilk sözü kadın üreticilerden Yurdagül Kaya aldı. Kaya “üzüm maliyetlerinin çok yüksek olduğunu, bağlarda kullanılan kimyasal zehrin, gübrenin ve mazotun fiyatlarının sürekli arttığını üzüm fiyatlarının ise düşük olduğunu bu fiyatlarla üretimlerini sürdürmelerinin mümkün olmadığını belirtti.Üreticilerden Ercan Aksoy ise kullandıkları tarım ilaçlarının (zehirlerinin) çok pahalı olduğunu, bağlarındaki üzümlerini korumak için kullanılan örtülerin fiyatlarının yüksekliği yüzünden ürünlerini örtü altına alamadıklarını, dört dörtlük para kazanmayı bırak maliyetlerini bile kurtaramadıklarını bu nedenle üretimi terk etmek zorunda kaldıklarını söyledi, ve TBMM den çözüm istedi.Üretici Mehmet Erik konuşmasında , “Üzüm para etmiyor. Pazar sorunumuz çözülemiyor, birde bazı tüccarlar aldıkları malın parasını ödemeden kaçıyorlar, dolandırılıyoruz. Çoluk çocuk bizim elimize bakıyor. Tarımsal üretimde kullandığımız elektrik fiyatları da pahalı,bunun düşürülmesi gerekir. Başarılı olmak, kazanmak istiyorsak sendikaya üye olmamız, örgütlenmemiz de şarttır” dedi.Eşi ile birlikte bağcılık yaparken şimdi de borçlarını ödemek için aynı zamanda eşi ile birlikte tavuk işletmelerinde çalışmak zorunda kalan Gülümser Kılıç da konuşmasında “ eşimle birlikte geçinmek, çocuklarımızı büyütmek için bağcılık yapıyorduk, üzüm para etmeyip kazancımız yetmeyince hem üzüm üretmek hem de acaba sorunumuza çare olur mu? diyerek devlet desteğinden de yararlanarak ve borçlanarak koyun yetiştiriciliğine de başladık. Ancak yem fiyatlarının pahalılığı yüzünden koyun besiciliğinden de para kazanamadık. Borçlarımız çoğaldı bunun üzerine eşimde bende işletmelerde çalışmak zorunda kaldık.Bir yandan işletmelerde çalışıyoruz diğer yandan çiftçilik yapmaya çalışıyoruz. Ürünümüz para etse neden başka yerde çalışalım? Köyde kadınlar şirketlerin üzüm işletmelerinde v.b asgari ücretle çalışmak için sıraya giriyor. Çünkü üreticilikten kazandıkları gelirle geçinemiyorlar” dedi.Üreticilerin konuşmalarından sonra söz alan ÜZÜM-SEN Genel Başkanı Adnan Çobanoğlu: “TBMM sinde Bağcılık ve Üzüm Araştırma Komisyonu kuruldu, Tariş temsilcisini dinlediler,Ziraat Odaları temsilcisini dinlediler, İhracatcı Birliklerinin temsilcisini dinlediler, Şarap Fabrikalarının temsilcilerini dinlediler, Toprak Mahsulleri Ofisinin temsilcisini dinlediler peki TMO temsilcisi üreticiden 3,85 TL aldığı üzümü dışarıda yeni Pazar aramadığını 4,18 TL den Tariş’e devrettiğini yani Tüccarlık yaptığını söyledi mi? Tariş üreticiden üzüm alma yerine TMO dan üzüm aldığından dolayı alımı kapatmak zorunda kaldığını söyledi mi? Araştırma komisyonu üyesi bütün milletvekillerini düzenlediğimiz forumlara çağırdık, ’gelin üzüm üreticilerinin sorunlarını kendi ağızlarından dinleyin’ dedik.Evet üreticilerin pazar sorunu var, üzüm ihracatçılarının da pazar sorunu var, Irak, Suriye ve Ortadoğu daki karışıklıklar nedeniyle Tırlarımız Arap ülkelerine gidemiyor biz üzümlerimizi bu ülkelere ihraç ediyorduk, sonra Rusya önemli bir ihracat bölgesi oldu ama yaşanan uçak krizi bu kapıyı da kapattı, fiyatlar düştü demek ki komşularla iyi geçinilmesi üreticilerin yararına, savaşa karşı olmamız bizim için elzem. Üzümlerin korunması için örtü masrafından bahsedildi. Eskiden örtüye ihtiyaç yoktu, ama 2006 dan bu yana Haziran ayından itibaren Sarıgöl ovasında bağlar örtü altına alınıyor. Kışladağ altın madeni faaliyete geçtiği andan itibaren siyanür havuzlarından ortaya çıkan gazlar ilk yağmurlarla birlikte bağları bozuyor,insanlar ürünlerini koruyabilmek için örtü altına almak zorunda kalıyorlar bu aşırı bir maliyete yol açıyor.O zaman çözüm bu tür maden faaliyetlerinin durdurulmasıdır. Dolandırıcı tüccarlara karşı TBMM’nin yasa çıkartması gerekir, biz bunun için yıllardır talepte bulunuyoruz, sözleşmeler üreticilerin örgütleriyle yapılmalı ki üreticilerin hakları korunabilsin,dolandırıcılığa ağır cezalar verilsin diyoruz. Bu forumlarda sizlerin dile getirdiği öneri ve talepleri meclisteki araştırma komisyonuna iletmek için elimizden geleni yapacağız, bu talepleri komisyonda savunan milletvekillerine de elimizden gelen desteği sunacağız, yeter ki onlar dik dursunlar biz onlara güç vermeye hazırız. Şirketler Gıda Egemenliğimizi elimizden almaya gıdayı tekellerine almaya çalışıyorlar.Biz gıda egemenliğinin sadece üreticilerle sahip çıkılamayacağını biliyoruz.Üreticisiyle tüketicisiyle birlikte dayanışarak mücadele yürütmek için çaba sarf ediyoruz.” dedi.ÇİFTÇİ-SEN Genel Sekreteri aynı zamanda TÜTÜN-SEN Genel Başkanı olan Ali Bülent ERDEM’ de söz alarak çıkartılan Tütün yasası ile tütün üreticilerini yok ettiklerini, bir çok üreticinin üretimi bırakarak başka arayışlara girdiğinden söz ederek “Eşme önemli bir tütün üretim bölgesi ancak bir çok üretici üretimi bırakmak zorunda kaldı, bazı üreticiler tütün diktikleri tarlalarında üzüm bağları yetiştirdiler, ama şimdi duyuyorum üzüm para etmediğinden dolayı bağlarını söküp yerine ceviz dikiyorlarmış, yarın ckeviz para etmediğinde de bu sefer ceviz ağaçlarını kesmez zorunda kalacaklar.Bu duruma dur demek lazım.Tarım politikalarının değişmesi gerekiyor. Soma da ölen 301 madencinin çoğunun ailesi tütün üretiyordu.Tütün para etmiş ve bu aileler tütün üretmeye devam etmiş olsaydı bu insanlar üretici olacaklar, madende çalışmak zorunda kalmayacaklardı. Tekelin özelleştirilmesi de tütün üreticilerine büyük darbeler vurdu.Şimdi de şeker fabrikalarını özelleştirmeye çalışıyorlar bu fabrikaların özelleştirilmesi demek şeker pancarı üretmeye devam eden üreticilerin büyük bir kısmının daha iflas etmesi demektir. Kamusal KİT’ler özelleştirilmemeli aksine yeniden inşa edilmelidir.” dedi.Forumlara davetli olan Araştırma Komisyonu üyesi milletvekillerinden CHP Milletvekili Orhan Sarıbal aynı tarihte Hopa Çay kooperatifinin düzenlediği çay çalıştayında olacağından dolayı, CHP Milletvekili Kamil Okyay Sındır Tarım Komisyonu toplantısına önergeler hazırlamak zorunda olduğundan dolayı, AKP İzmir Milletvekili Necip Kalkan AKP’nin İzmir kongreleri devam ettiğinden dolayı Yeleğen’deki ÜZÜM-SEN’in örgütlediği Forum’a katılamayacakları bilgisini vererek katılamamaktan dolayı üzüm üreticilerinden özür dilediler. Diğer 12 milletvekili ise “Üzüm Üreticilerinin Sorunları ve Gıda Egemenliği Forumu’ na neden katılmadıkları konusunda suskun kalmayı yeğlediler.Yeleğen’deki Forum’a CHP Uşak milletvekili Özkan Yalım, CHP Eşme ilçe Başkanı,ADD Başkanı, İYİ parti ilçe başkanı, ÖDP Uşak il başkanı da katılarak üreticilerin taleplerini dinlediler, desteklerini sundular.



ÜZÜM-SEN Genel Başkanı Adnan Çobanoğlu: 'Milli ve yerli' tarım IMF güdümünde.          16 Şubat 2018 tarihinde BirGün gazetesi Ekonomi sayfasında ÜZÜM-SEN Genel Başkanı Adnan Çobanoğlu ile yapılmış bir röportaj yayınlandı. BirGün  sayfa editörü büyük bir ihtimalle röportajın uzun olması v.b nedenler yüzünden bazı bölümlerini yayınlamamış halbuki yayınlanmayan bölümler üzüm üreticilerinin ÜZÜM-SEN'in politikaları ve yapmak istedikleri açısından önemliydi, örneğin aşağıdaki son paragraf "Tarımda Adalet" arayışında olanlara doğrudan bir çağrıydı. Yayınlanan yazının tüm eksikliklerine rağmen BirGün'e teşekkür ederiz. Biz gazeteci değiliz, biz iş yapmak, örgütlenmek ve yukarıdan dayatılan tarım politikalarına aşağıdan yukarıya doğru müdahale etmek istiyoruz. Yöneticilerimizde yazı yazarken, röportaj verirken bu anlayışla hareket eder. Bu nedenle röportajın BirGün'de yayınlanmayan bölümlerini de ilave ederek internet sitemizde yayınlama ihtiyacı hissettik, bu bölümler italikle yazılmıştır.    www.uzumsen.org   ÜZÜM-SEN Genel Başkanı Adnan Çobanoğlu: ‘Milli ve yerli’ tarım IMF güdümünde.                                                                                                                                                                                                         16.02.2018 BirGün – Ekonomi        MUSTAFA MERT BİLDİRCİN m.mertbildircin@gmail.com “Uluslararası emperyalist kurumlar ve şirketler, gıda egemenliğimizi elimizden almak için  yıllardır her türlü dayatmayı yapmakta,AKP de buna uygun tarım politikası izlemektedir.” AKP’nin seçim bildirgesinde, “Büyük hayalleri vardı, bu hayaller iktidarımız sayesinde gerçek oldu” dediği tarım üreticilerinin yaşadığı sorunlar her geçen yıl katlanarak arttı. AKP hükümetleri döneminde çiftçilere verilen destek oldukça yetersiz kalırken, üreticilerin ürünlerine sürekli maliyetlerin altında fiyatlar belirlendi. Üreticiler, girdi temin eden yabancı şirketlerin egemenliğine bırakılarak tarımda sömürü sürdürüldü. Tüketiciler ise tüccarlar eliyle yüksek fiyatlı ürünlere mahkûm edildi.

Anketler

Kimler Sitede