Menu Content/Inhalt
Anasayfa

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Sayaç

Bugün351
Bu ay6990
Toplam601009
Çiftçi-Sen Şekerpancarı; doğa, ülke tarımı ve çiftçilerimiz için vazgeçilmezdir PDF Yazdır E-posta

ÇİFTÇİ-SEN hükümetin şeker pancarına karşı nişasta bazlı şeker üretimini zorlayan yasal düzenllemesine ilişkin bir basın açıklaması yayınladı. Açıklamada yasanın üllkemiz doğasına, tarımına ve çiftçilerine getireceği yıkım anlatıldı. Ve düzenlemenin iptali istendi. ÇİFTÇİ-SEN’in Basın Açıklaması aşağıda

BASINA ve KAMUOYUNA Image

Şekerpancarı üretimi Türkiye’de aile çiftçiliği yapan köylüler için yaşamsal öneme sahiptir. Şeker pazarını eline geçirmek isteyen yerli ve çokuluslu şeker şirketleri ise köylüler için yaşamsal öneme sahip bu ürünü, köylülerin üretmemesi için ellerinden geleni yapmaktadırlar.   

Uluslararası şeker şirketlerinin isteği, IMF’nin dayatması ve Kemal Derviş’in basıncı sonucu çıkarılan 4634 sayılı Şeker Kanunu’yla Nişasta Bazlı Şeker (NBŞ) üretimine %10 kota tanınmış ve tanınan  %10 kotanın yüzde 50 oranında artırılması veya azaltılması yetkisi Bakanlar Kurulu Kararı’na bırakılmıştı. Bunun sonucunda Bakanlar Kurulu Kararı’yla NBŞ kotası her yıl  %15 olarak NBŞ şirketlerinin lehine belirlendi.
  • Nişasta Bazlı Şeker üretimine %15 oranında izi verildiği o günden bu yana şekerpancarı üretiminde yaşanan yıkımın rakamsal durumu şöyledir:
  • 2000 yılında 408 bin 367 hektar alanda şekerpancarı üretimi yapılıyordu. 2015 yılında üretim alanı 272 bin 990 hektara geriledi.
  •  2000 yılında 17 milyon 605 bin ton şekerpancarı üretimi yapılıyordu. 2015 yılında üretim15 milyon 950 bin tona düştü.
  • 1998’de şekerpancarı eken çiftçi sayısı 450 bin civarındaydı. 2014 yılında 125 bine geriledi.        
   Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından bir “Üretim Reformu Paketi Kanun Tasarı Taslağı” hazırlandı. Hazırlanan Tasarı Taslağı’nda 4634 sayılı Şeker Kanunu’nun 3’üncü maddesinin tümden kaldırılması öngörülüyor. Yani 3. Madde kalkarsa NBŞ şirketleri üretimini %100’e çıkarabilecek. Yani “Reform" adıyla sunulan yasa tasarısı üreticileri iflas ettirme tasarısıdır.Bu tasarıya göre çiftçiler şekerpancarı üretemeyecektir.

Şekerpancarı üretimi ise çiftçiler ve ülkenin tarımsal üretimi  için gereklidir, Neden?

  • Şekerpancarı kendisinden sonra ekilen hububatta yüzde 20 verim artışı sağlayan, baş ve yapraklarının toprakta bırakılması halinde dekara 5 kg saf fosfor ve 15 kg saf potasyuma eşdeğer bitki besin maddesi sağlayan bir bitkidir.

    Çiftçi, 1 dekar şekerpancarından elde ettiği geliri 4-5 dekar buğday ekerek ancak elde edebilmektedir. Pancar olmasaydı, çiftçinin, çapalamayı, su vermeyi, gübre kullanımını benimsemesi, sulu ziraatı bilmesi mümkün olmazdı.

  •   Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) 2014 yılını “Uluslararası Aile Çiftçiliği Yılı” olarak ilan edilmesi için  Birleşmiş Milletler’e (BM) önermiş ve BM’in 66.Genel Kurulunda 2014 yılı  “Uluslararası Aile Çiftçiliği Yılı” olarak kabul edilmiştir.Türkiye alınan bu karara itiraz etmemiştir. Şekerpancarı tarımı aile bireyleri ile yapılan yani küçük aile çiftçiliğidir. Aileler ortalama 10 ile 20 dekar arası alanda şekerpancarı üretimi yaparlar. Yani çiftçi ailesi için şekerpancarı üretimi iştir, aştır. Buğdaya göre 18 kat, ayçiçeğine göre 4.4 kat daha fazla istihdam sağlamaktadır. Bu yasa tasarısı Türkiye’nin de onayladığı Birleşmiş Milletlerin bu kararına aykırıdır, çünkü küçük aile çiftçiliğine saldırıdır.
  • Şekerpancarı aynı zamanda hayvan yemidir.  Şekerpancarının yan ürünleri olan baş ve yaprakları, küspesi, melası en ucuz kaba yem olarak değerlendirilir. Bir dekar şekerpancarı yan ürünlerinin içerdiği hayvansal besin değeri 500 kg arpaya eş değerdir. Başka bir deyişle; bir dönüm şekerpancarı yetiştirirken, aynı anda hayvanlarımız için yaklaşık iki dönüm de arpa yetiştirmiş gibi ek değer üretiriz. Hayvan besleyenler için önemli bir yemdir.
  • Şekerpancarı eş alandaki çam ormanına oranla 3 kat daha fazla oksijen sağlar. Yani 1 dekar şekerpancarının havaya verdiği oksijen miktarı 6 kişinin bir yıllık ihtiyacını karşılar. “Küresel iklim krizi”ne çözüm arayışlarının olduğu bir Dünya’da çözüme katkı sunan bir bitkisel üretimdir.

Kısacası; 

“Üretim Reformu Paketi Kanun Tasarı Taslağı” ndaki 4634 Sayılı Kanunun 3. Maddesinin Nişasta Bazlı Şeker  şirketleri lehine değiştirilmesi tamamen yanlış ve yanlıdır. Nişasta Bazlı Şeker şirketlerinin önünü açmaya, çiftçilerin şekerpancarı üretmelerinin önüne set çekmeye, küçük aile tarımını yok etmeye  yönelik bir politikadır. Küçük aile tarımı yok edildiğinde neler olduğunu Tütün üretimi yok edilince Soma’da madende çalışmak zorunda kalan Soma’da 301 madencinin ölümünde gördük.

         Hükümet, bu yanlış ve yanlı politikasından vazgeçmelidir. Her ne pahasına olursa olsun şekerpancarı üretimi ve küçük aile tarımı  tam kapasite devam etmelidir.

21-Eylül- 2016

ÇİFTÇİ-SEN YÖNETİM KURULU 
 

 

 
 
 
< Önceki   Sonraki >
"Üzüm Üreticilerinin Sorunları ve Gıda Egemenliği" Forumu Yapıldı. Alaşehir’de 18 Ekim’de, Alaşehir’de Üzüm Üreticileri Sendikası (ÜZÜM-SEN) olarak “Üzüm Üreticilerinin Sorunları ve Gıda Egemenliği” Forumu yaptık. Forumu yapma nedenimiz  üzüm üreticilerinin yaşadıkları sorunları kendilerinin dillendirmesi, önerilerinin ortaklaştırılması ve Üzüm-SEN’in bundan sonra yapacağı çalışma programına Üzüm-Sen’e üye olan, olmayan tüm üzüm üreticilerinin katkı koymasıydı. Bu amaca uygun olarak Üzüm-Sen üyeleri; Türkiye’de sofralık üzüm üretiminin merkezi sayılan Sarıgöl,Alaşehir ve Salihli’de köy köy dolaşıp üreticileri kahvehanelerde , açık alanlarda mini söyleşi ve forumlar yaparak üreticileri söyleşi ve foruma davet ettiler.“Foruma Davet” afişlerini ve jeotermal elektrik santrallerinin zararlarını anlatan afişleri işyerlerine, duraklara, duvarlara v.b astılar.

"Üzüm Üreticilerinin Sorunları ve Gıda Egemenliği." Foruma Davet !Sorunlarımızı Tartışıyoruz "Üzüm Üreticilerinin Sorunları ve Gıda Egemenliği."DÜZENLEYEN: ÜZÜM ÜRETİCİLERİ SENDİKASI (ÜZÜM-SEN)Tarih: 18 EKİM 2016 – SALISAAT:12.00 - 16.00 ArasıYer: Yıldırım Kapalı Düğün Salonu- Çarşı içiALAŞEHİR 



ÇİFTÇİ-SEN ve STK temsilcilerinin FAO “Bakanlar Yuvarlak Masa Toplantısı"ndaki konuşmaları.            Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) Avrupa ve Orta Asya  Bölgesel Konferansı 4-5 Mayıs 2016 da Antalya’da yapıldı. Bölgesel Toplantı 2 yılda bir yapılmakta ve 53 ülke Bakan ve delege düzeyinde temsil edilmekte.               FAO Bölgesel Konferansı öncesi  çiftçi/köylü örgütleri,gıda  işkolunda çalışan işçi örgütleri,küçük üreticilerle dayanışma içinde çalışan tüketici örgütleri, yerli halklar ve küçük balıkçı örgütlerinin katıldığı 2 günlük “Sivil Toplum Konsültasyonu”(STK)  toplantısı yapıldı.Bu toplantıdan seçilen 4 delege  “Bakanlar Yuvarlak Masa Toplantısı”na  katılıp tartışma konuları hakkında görüş bildirdiler. Bu FAO Bölgesel Toplantıları için bir ilkdi. Bundan önceki “Bakanlar Yuvarlak Masa Toplantıları”nda  sivil toplum konsültasyonu adına toplantıya katılınıyor, deklerasyon okunuyor ancak gündemdeki konular hakkında söz alıp  görüş bildirilemiyordu. Sivil Toplum Konsültasyonu delegelerinin görüşülen farklı konulara ilişkin söz alıp yapmış oldukları konuşmaları aşağıda bulabilirsiniz. Normal 0 21 false false false TR X-NONE X-NONE /* Style Definitions */ table.MsoNormalTable {mso-style-name:"Normal Tablo"; mso-tstyle-rowband-size:0; mso-tstyle-colband-size:0; mso-style-noshow:yes; mso-style-priority:99; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:""; mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; mso-para-margin:0cm; mso-para-margin-bottom:.0001pt; mso-pagination:widow-orphan; font-size:11.0pt; font-family:"Cambria","serif"; mso-ascii-font-family:Cambria; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Cambria; mso-hansi-theme-font:minor-latin;}

Anketler

Kimler Sitede