Menu Content/Inhalt
Anasayfa

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Sayaç

Bugün269
Bu ay3186
Toplam732647
2016 yılında Üzüm üretiminde yaşanan problemler,maliyetler PDF Yazdır E-posta
Basına ve Kamuoyuna   Image

                  Üzümde hasat dönemini yaşıyoruz. Bahar aylarında yaşanan ayaz ve don olayları doğuşun %30-35 zayıf olmasına yol açmıştır. Bir üretim sezonu boyunca yaşadıklarımızdan biliyoruz ki, istediğimiz ürünü elde edemeyeceğiz.    

  Doğanın ve atmosferin kirletilmesinin sonucu olarak Dünyamız “İMDAT !“ diyor. Dünya’nın “İmdat!” çağrısına cevap vermesi gereken yetkililer ise kılını kıpırdatmadıkları gibi,gıda,enerji,sanayi ve savaş politikalarıyla Dünya’nın yok edilişine katkı sunuyorlar. Küresel ısınmanın yarattığı iklim değişiklikleri mevsimleri  bile mevsiminde yaşamamamıza   sebep olmakta. Bunun zararlarını da en çok çiftçiler çekmekte                                          

 Üreticiler  bağ küllemesi hastalığı bağ uyuzu ve unlu bit zararı,sürgün ve yapraklarda külleme, ölükol, kav hastalığı, bağların salkımlarında uç kuruması,  güneş yanığı  gibi problemlerle uğraşmakta.Bu yıl Salihli-Alaşehir ovalarında çalışmaya başlayan  jeotermal elektrik santrallerinin olumsuz  etkileri de görülmeye başlandı üreticiler hastalıklara karşı daha fazla ilaç kullanmak zorunda kaldılar. İzmir Ticaret Borsası’nın raporlarında bile bu durum şu şekilde tespit edilmiştir:”özellikle Alaşehir İlçesinin Piyadeler,Örnekköy ve Alkan, bölgelerinde yeralan jeotermal tesislerin artmasından kaynaklı,bağ alanlarında verim ve kalitenin olumsuz etkilendiği ve yapraklarda bor fazlalığı zararı olduğu gözlenmiştir.” (bknz. http://itb.org.tr/ 2016/2017 Sezonu Ege Bölgesi Rekolte Tahmin Raporu)

  Üzüm hasadın başlamasıyla endişe ve korkularımız daha da büyüdü; meydana gelen şiddetli yağmur ve dolu yağışı bağlarda büyük zararlar meydana getirdi. Son iklim olaylarının meydana getirdiği zararlar  sadece bu yılın üretimini etkilemeyecek önümüzdeki 2 yılın üretimini de doğrudan etkileyecek. Üzüm bağlarının gelecek yıllarda üzüm verecek olan filizlerinin de kırılmış olması nedeniyle üreticiler önümüzdeki 2 yıl  daha bu zararın   sonuçlarıyla karşı karşıya kalacaklar. Aşırı sıcak ve mevsimsiz şiddetli yağışlar üreticilerin daha fazla ilaç kullanmasına  neden oldu. Yağmur ve dolu yağışı  üzüm kalitesini olumsuz etkiledi.

AKP hükümetinin uygulamış olduğu  yanlış dış politikalar da yaş üzüm ihracatını olumsuz etkiledi. Suriye’de ve Irak’ta yaşanan savaş nedeniyle farklı rotalardan Orta Doğu’ya ihracat yapmanın  nakliye maliyetini arttırdığından dolayı  Suudi Arabistan ve Orta Doğu ülkelerine üzüm ihracatı yapılamaz hale geldi. Rusya ile yaşanan “Uçak krizi” nedeniyle  Rusya ya yaş üzüm ihracatı da yapılamadı. Geçmiş yıllarda Alaşehir ve Sarıgöl’den yurtdışına gönderilen yaş üzümün büyük bir çoğunluğu Rusya’ya gönderiliyordu. Bu yıl Rusya kapısı da kapanınca üreticiler üzümlerini sergiye yatırmak zorunda kaldılar.

Bütün bu olumsuzluklara rağmen  2016 yılı kuru üzüm rekoltesi en  iyimser bir rakamla 210.000-220.000 ton civarında olacağını tahmin ediyoruz. Ticaret Odaları,Ticaret Borsaları ve Ege İhracatcı Birlikleri ise her zamanki taktikleriyle  manipülasyona devam ediyorlar, üretici örgütlerini dışlayacak yaptıkları rekolte açıklamalarında 323.000 ton civarında rekolte tahmini yapmışlardır. Ülkemize ve Dünya’ya baktığımızda yaşanan küresel iklim değişikliğinin yarattığı doğa olayları sonucu Dünya çekirdeksiz kuru üzüm stokları ve üretimi  devamlı düşmektedir. Bu örgütler geçmiş yıllarda da benzeri yüksek rekolte tahmininde bulunmuşlardı ama gerçekleşen rekolteler ise üretici örgütlerinin tahminlerinin doğruluğunu kanıtlamıştır.

Sendikamız  çekirdeksiz kuru üzümde olması gereken “referans fiyatı” rekolte hesaplamaları ışığında kuru üzüm maliyetini de çıkartarak belirlemiştir. Sofralık kuru üzümün  kg maliyeti  2016 yılında  (çıplak arazi değeri faizi ve bağ tesis masrafı  amortisman payı olmadan)  4.55 TL dir, maliyet+ %25 kar payı+insanca yaşam payı (%10) hesaplaması ile üretici 1kg çekirdeksiz kuru üzümünü en az  6.0-6.25  TL'ye satabilirse kar etmiş ve ayakta kalabilme, üretimini devam ettirebilme şansına sahip olmuş olur.(Bu maliyete Tesis masrafları Amortisman Payı ve Çıplak arazi değerinin faizi de eklenirse  kuru üzümün kg maliyeti 7.45 TL olmakta ve olması gereken referans fiyatta 9.85 TL ye çıkmaktadır). Ancak şu anda tüccarlar en fazla  kg/2.5 TL ye kadar kuru üzüm almak için  bile nazlanmaktadır. Keza TARİŞ te üzüm işletmelerini tam kapasite çalıştırıp üyelerinden üzüm alma yerine üzüm işletmesini “makinelere bakım yapma” bahanesiyle durdurmuş, üzüm alımını yavaşlatmıştır.AKP hükümeti ise TARİŞ’e destek olup üzüm aldırması gerekirken TARİŞ’i tamamen devre dışı bırakacak, iflas ettirerek tasfiye edilmesine ve gayrimenkullerinin (Tariş’in gayrı menkullerinin bulunduğu yerler rantsal açıdan çok kıymetli yerlerdir) satılmasına yol açacak girişimlere başlamıştır. TARİŞ’in depolarından ve eksperlerinden ücretsiz yararlanarak Tarım Kredi Kooperatiflerine ve Tarım Kredi Birlik A.Ş ye üzüm aldırtma yolunu seçmiştir. Sözde üretici lehine gibi görünen bu durum  kısaca iki nedenle sakıncalıdır:

  1.    Bu TARİŞ gibi Tarım Satış Kooperatifi Birliklerini  demokratikleştirme, üye sayısını çoğaltma, üreticinin üretimden pazara kadar olan zincirini geliştirme yerine onları tamamen tasfiyeye zorlamak demektir. Önümüzdeki yıllarda üreticiyi tamamen  gıda şirketlerinin insafına bırakma anlamı taşımaktadır.
  2. Tarım Kredi Kooperatifleri üreticilere kredi vermek için kurulmuştur.Sermayesini ürün alımına yatırdığında üreticilere kredi veremez hale gelecektir.Bu durumda  üreticiler de kredi ihtiyacı olduğunda bankalara başvurmak ve yüksek faizli kredi kullanmak zorunda kalacaklardır.Kredilerini ödeme güçlüğü çektiklerinde de Bankalar üreticinin toprağını ucuza kapatacaklardır. Bu nedenle hükümet, üreticileri düşünüyorsa Tarım Kredi Kooperatiflerine , Tarım kredi Birlik A.Ş ye üzüm aldırma yerine TARİŞ’e üzüm aldırtmalı ve demokratikleşmesini sağlayacak yasaları çıkartmalıdır.

Sonuç olarak:           

  Hükümet, Üzümümüzü en az açıklamış olduğumuz “referans fiyat”  üzerinden Tariş'e aldırmalı ve piyasanın üretici lehine dengelenmesini sağlamalıdır.

Üreticilerin ücretsiz olarak TARİŞ ve Ziraat Odaları’nın depolarından yararlanabilmesinin koşulları yaratılmalıdır.Bu depolarda depolama yapan üreticiye depoladığı ürün oranında faizsiz ve düşük faizli kredi olanakları yaratılmalıdır; üretici üzüm fiyatları yükseldiğinde, ürününü istediği zaman ve istediği miktarda pazara sunabilmelidir. Hükümet üreticilerin bu taleplerine duyarsız kalmamalıdır.

Bağcılığın geliştirilmesi için araştırma ve bilgilenme önemlidir,bölgeye ve toprağa uygun olmayan yanlış çeşit seçimi üreticileri zarara uğratmaktadır. Bu nedenle Bağcılık Araştırma Enstitülerine bütçe ayrılarak araştırma konuları genişletilmeli,faaliyetlerinde devamlılık sağlanmalı.Üreticilerin bu araştırmalardan yararlanabilmesinin kanalları açılmalıdır. 

Son yıllarda  “Doğal afet” diye tabir edilen bütün doğa faaliyetlerinin sebebinin küresel iklim değişikliğinden oluştuğu ortadır. Mevsim normallerinin üstündeki ısınmaların veya ani soğumaların,mevsim özelliklerinden olmayan  aşırı yağmur ve dolu yağışlarının sebebinin yerkürenin ve atmosferin kirletilmesi olduğu bilim insanları tarafından ispatlanmış durumdadır. Bu gidişe dur denilemezse Dünya yok olmaya hızla gidecektir. Uzun vadeli acil önlemlerin en önemlisi  küresel iklim değişikliğini engellemek için doğaya dost tarım politikaların oluşturularak gerekli önlemlerin alınması, yaptırımların uygulanmasıdır. Enerji politikaları yeniden gözden geçirilmeli üzüm üretimine zarar verdiği bilinen ve gözlemlenen jeotermal elektrik santrallerinden vazgeçilmelidir.

Tarımsal ürün ihracatını engellediği  belgelerle  ispatlanan komşu ülkelerle gerilim politikalarından vazgeçilmeli, komşu ülkelerle ilişkiler normalleştirilmelidir.

Şaraplık üzüm üreticilerine de  butik ve ev şarabı yapımı için teknik destek ve teşvik yapılarak azami kar sağlayabilmelerinin olanakları yaratılmalıdır. Çünkü bu yapılmadığı zaman şaraplık üzüm üreticilerinin kaderini de şarap fabrikaları belirlemektedir.

Hükümete düşen görev üreticilerin bu taleplerine uygun davranmaktır.     

Çiftçi Sendikaları Konfederasyonu (ÇİFTÇİ-SEN) ve ona bağlı Üzüm Üreticileri Sendikası (ÜZÜM-SEN) olarak küçük üreticilerin hakları için mücadele etmeye ve bu konuda hükümeti ve yetkilileri uyarmaya devam edeceğiz.  

 

EGE BÖLGESİ  2016 YILI ORTALAMA ÇEKİRDEKSİZ KURU ÜZÜM MALİYETİ  

Toplam işletme arazisi : 20 (dekar)    Ürünün ekili olduğu arazi: 20  (dekar)     Bağın omcalı değeri (da TL) : 20.000 TLBağın çıplak arazi değeri (da/TL): 10.000 TL    Bağdaki omca sayısı: 3.500  Bağın yaşı: 20
2016 yılı amele (Tarım işçileri) yevmiye fiyatları (Dayıbaşı ve ulaşım giderleri de dahil) : Kesici : 55 TL,  Kelterci: 75 TL, Bandırma:85 TL ,Serici: 60 TL  Budama:70 TL, İp kesme: 45 TL, Çubuk bağlama : 45 TL   
 
 Masraf UnsurlarıDışarıya parayla yaptırılan Emek İşlem sayısı Kullanılan ekipman ve materyal adıMasraflar Toplamı     TL/da
A)GÜBRELEME(Not. Hesaplama yapılırken yoğun bir şekilde damlama sulamada kullanılan kimyasal gübreler üzerinden hesap yapılmıştır. Organik gübre kullanıldığında genelde 2 yılda bir  1 dekara 1 traktör gübre atılır )(da) 20 TL  (da) 345 TL  gübre                                365 TL
( 1 traktör hayvan gübresi 180 TL )2 yılda bir atıldığında Dekar başına masraf 90 TL
 
B)İLAÇLAMA 8 (Sekiz)Traktör ve değişik  ilaçlarİlaç bedelleri ve ilaçlama İşçiliği toplu gideri 600 TL
C)SULAMA Damlama sulama için   140 TL
D) BAKIM  (Çapalama,Budama,Ot temizliği,Ot toplama v.b)İp kesimi 1Elle   40 TL
Budama 1Elle   70 TL
Çubuk bağlama1Elle   50 TL
Sürme2Traktör   60 TL
Diskaro1Traktör   30 TL
Çapalama1Traktör   15 TL
Aralama1Elle   45 TL
Yaprak alımı 1Elle  45 TL
E) HASAT VE PAZARLAMAKesme ve sergi yerine taşıma1El ve traktör  180 TL
Bandırma işçiliği1Elle   35 TL
Serme,kurutma işçiliği1Elle   20 TL
Savurma,çöp ayıklama1Makine ve işçilik   100 TL
Çuvallama ve Ambara taşıma1Traktör ve işçi    20 TL
Taşıma ve pazarlama1Traktör ve İşçi     10 TL
Podasa ve yağ       24  TL
      
F) DİĞER DEĞİŞEN MASRAFLARDirek,tel onarımı v.b        40 TL
Ürün sigortası        280 TL
G)DEĞİŞEN MASRAFLAR TOPLAMI(A+B+C+D+E+F)       2.169 TL
     G.1) Sermaye Faizi (%12 )        260 TL
H) TOPLAM DEĞİŞEN  MASRAFLAR (G+G.1)         2.429 TL
I) SABİT MASRAFLAR 1.1 Genel idari Giderler (H x 0,03)       72 TL
 1.2 Çıplak Arazi Değerinin %11 den Faizi        1.100 TL
1.3 Tesis Masrafları Amortisman Payı (BÇAD/ EÖ)       500 TL
TOPLAM SABİT MASRAFLAR (1.1+1.2+1.3+)   1.672 TL
J) TOPLAM ÜRETİM MASRAFLARI  (H+I)   4.101 TL
K)Verim (Alınan kuru üzüm miktarı kg/da)      550
L) ORTALAMA KURU ÜZÜM MALİYETİ (TL/KG)      7,45TL
M)OLMASI GEREKEN TABAN REFERANS  FİYATIMIZ (Maliyet +%25 kar payı + insanca yaşam payı(%10)    9.85 TL
1.2 Çıplak Arazi Değerinin %11 den Faizi ve1.3 Tesis Masrafları Amortisman Payı (BÇAD/ EÖ) nı hesaba katılmadan oluşan kuru üzüm maliyeti  Dekar maliyeti    2.501 TL
Kg maliyeti      4.55 TL
Tesis masrafları Amortisman Payı ve Çıplak arazi değerinin faizi hesaba katılmadan oluşan TABAN REFERANS  FİYATIMIZ (Maliyet +%25 kar payı + insanca yaşam payı(%10)    6.25 TL
           

Not:Olması gereken hesaplama biçimi bağın çıplak arazi değerinin ve omcalı değerinin hesaba katılmasıdır.Çünkü onlarda parasal yatırımdır. Nasıl ki herhangi bir işletme sahibi ürettiği malın maliyet hesabı içine yaptığı yatırımları, amortisman giderini,kredi çektiğinde ödediği faizi katıyorsa çiftçilerinde arazi değerinin, yaptığı yatırımların, aldığı kredinin faizlerinin v.b. ürün maliyeti içine katılması gerekir.Ama ne yazık ki; çiftçinin ürününün maliyeti hesaplanırken  muhasebenin  bu basit kuralları işletilmez.Üreticinin ailesinin emeği yok sayıldığı gibi bu yatırımları da yok sayılır. O nedenle maliyet ve referans fiyat hesaplamamızı yaparken her iki şekilde de hesap yaptık. Üzüm üreticisinin neden  yeni borçlanmalardan kurtulmak için bağını satıp üretimden vazgeçmek istediğinin, nasıl iflasa sürüklendiğinin  verilerinin daha iyi görülmesini sağlamak istedik. 

Ayrıca Bağın çıplak arazi değerini (da/TL): 10.000TL , Bağın omcalı değerini (da/TL) : 20.000  olarak en düşük fiyattan ele aldık,Kimi bölgelerde bağın çıplak arazi değeri ve omcalı değeri bu fiyatların neredeyse 2 katıdır. Bu durumda da üreticinin amortisman v.b giderleri daha da yükselir.          22-Eylül-2016

ADNAN ÇOBANOĞLU

Üzüm Üreticileri Sendikası

(ÜZÜM-SEN)

Genel Başkanı

              

 

 
< Önceki   Sonraki >
Üzüm-Sen "Üzüm Üreticilerinin Sorunları ve Çözüm Önerileri Raporu"nu TBMMye sundu ÜZÜM-SEN 11 Nisan'da TBMM inde Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer ile birlikte Basın Toplantısı yaptı.Üzüm-Sen 4 üzüm bölgesinde üreticilerin katılımıyla "Üzüm Üreticilerinin Sorunları ve Gıda Egemenliği Forumları" örgütlemiş ve TBMM Bağcılık ve Üzüm Araştırma Komisyonu üyeleriyle Bölge milletvekillerini de bu forumlara davet etmişti. Hazırladığı raporu forumların  yapıldığı bölgelerden gelen Üzüm Üreticilerinin Sorunları ve Gıda Egemenliği Forumları temsilcileriyle birlikte, Araştırma Komisyonuna, Partilerin Gurup Başkan Vekilleri'ne sunmak üzere Ankara’ya gitti. Manisa CHP Milletvekili Tur Yıldız Biçer’le birlikte TBMM'nde bir "Basın Toplantısı" düzenleyerek "Üzüm Üreticilerinin Sorunları ve Çözüm Önerileri Raporu"nu Basınla ve kamuoyuyla paylaştı.  Manisa Milletvekili  Tur Yıldız Biçer, üzüm üreticilerinin sorunlarına ilişkin bir sunuş yaptı, Üzüm-Sen Genel Başkanı Adnan Çobanoğlu, sendika olarak yaptıkları faaliyetleri , üzüm üreticilerinin sorunlarını, çözüm önerilerini ve taleplerini dile getirdi.  Üzüm üreticileri;  Hüseyin Zengin, Hüseyin Yıldırım, Niyazi Zengin ve Funda Akçura sırayla söz alarak sorunlarını ve taleplerini ilettiler.

Üzüm üreticilerinin sorunları ve Gıda Egemenliği Forumları’nın ilki Yeleğen ‘de yapıldı “Üzüm üreticilerinin sorunları ve Gıda Egemenliği Forumları”nın ilki 17 Mart’ta Yeleğen Kasabası-Eşme’de gerçekleşti.TBMM de “ Bağcılık ve Üzüm Araştırma Komisyonu” kuruldu. Üreticiler için çözüm üretmesi gereken Bakanlığın, Tarımsal devlet kurumlarının ve siyasilerin sorumluluklarını göz ardı eden, üstün körü bir rapor hazırlamasını yol vermemek “Araştırma Komisyonu”nun gerçekçi ve doğru bir rapor hazırlayabilmesine yardımcı olmak için Üzüm Üreticileri Sendikası (ÜZÜM-SEN) üzüm üreticilerinin katılıp konuşacağı bir dizi “Üzüm üreticilerinin sorunları ve Gıda Egemenliği Forumları” düzenliyor. ÜZÜM-SEN üzüm üreticilerinin bir araya geleceği bu Forumlara TBMM “Bağcılık ve Üzüm Araştırma Komisyonu” üyesi Milletvekilleri’ ni ve Forumların yapılacağı illerdeki milletvekillerini davet ederek gelip üzüm üreticilerinin sorunlarını aracısız bir şekilde doğrudan doğruya kendilerinden dinlemelerini ve üreticilerin önerilerini dikkate almalarını istedi. ÜZÜM-SEN Forumlardan ilkini Eşme’nin Yeleğen Kasabası’nda gerçekleştirdi. Forumun kolaylaştırıcı heyeti öncelikli konuşma hakkının üzüm üreticilerinde olduğunu, sendika yöneticilerine ve gelen misafirlere de üreticilerin konuşmalarından sonra yer vereceklerini söyleyerek forumun açılışını yaptılar.Forumda ilk sözü kadın üreticilerden Yurdagül Kaya aldı. Kaya “üzüm maliyetlerinin çok yüksek olduğunu, bağlarda kullanılan kimyasal zehrin, gübrenin ve mazotun fiyatlarının sürekli arttığını üzüm fiyatlarının ise düşük olduğunu bu fiyatlarla üretimlerini sürdürmelerinin mümkün olmadığını belirtti.Üreticilerden Ercan Aksoy ise kullandıkları tarım ilaçlarının (zehirlerinin) çok pahalı olduğunu, bağlarındaki üzümlerini korumak için kullanılan örtülerin fiyatlarının yüksekliği yüzünden ürünlerini örtü altına alamadıklarını, dört dörtlük para kazanmayı bırak maliyetlerini bile kurtaramadıklarını bu nedenle üretimi terk etmek zorunda kaldıklarını söyledi, ve TBMM den çözüm istedi.Üretici Mehmet Erik konuşmasında , “Üzüm para etmiyor. Pazar sorunumuz çözülemiyor, birde bazı tüccarlar aldıkları malın parasını ödemeden kaçıyorlar, dolandırılıyoruz. Çoluk çocuk bizim elimize bakıyor. Tarımsal üretimde kullandığımız elektrik fiyatları da pahalı,bunun düşürülmesi gerekir. Başarılı olmak, kazanmak istiyorsak sendikaya üye olmamız, örgütlenmemiz de şarttır” dedi.Eşi ile birlikte bağcılık yaparken şimdi de borçlarını ödemek için aynı zamanda eşi ile birlikte tavuk işletmelerinde çalışmak zorunda kalan Gülümser Kılıç da konuşmasında “ eşimle birlikte geçinmek, çocuklarımızı büyütmek için bağcılık yapıyorduk, üzüm para etmeyip kazancımız yetmeyince hem üzüm üretmek hem de acaba sorunumuza çare olur mu? diyerek devlet desteğinden de yararlanarak ve borçlanarak koyun yetiştiriciliğine de başladık. Ancak yem fiyatlarının pahalılığı yüzünden koyun besiciliğinden de para kazanamadık. Borçlarımız çoğaldı bunun üzerine eşimde bende işletmelerde çalışmak zorunda kaldık.Bir yandan işletmelerde çalışıyoruz diğer yandan çiftçilik yapmaya çalışıyoruz. Ürünümüz para etse neden başka yerde çalışalım? Köyde kadınlar şirketlerin üzüm işletmelerinde v.b asgari ücretle çalışmak için sıraya giriyor. Çünkü üreticilikten kazandıkları gelirle geçinemiyorlar” dedi.Üreticilerin konuşmalarından sonra söz alan ÜZÜM-SEN Genel Başkanı Adnan Çobanoğlu: “TBMM sinde Bağcılık ve Üzüm Araştırma Komisyonu kuruldu, Tariş temsilcisini dinlediler,Ziraat Odaları temsilcisini dinlediler, İhracatcı Birliklerinin temsilcisini dinlediler, Şarap Fabrikalarının temsilcilerini dinlediler, Toprak Mahsulleri Ofisinin temsilcisini dinlediler peki TMO temsilcisi üreticiden 3,85 TL aldığı üzümü dışarıda yeni Pazar aramadığını 4,18 TL den Tariş’e devrettiğini yani Tüccarlık yaptığını söyledi mi? Tariş üreticiden üzüm alma yerine TMO dan üzüm aldığından dolayı alımı kapatmak zorunda kaldığını söyledi mi? Araştırma komisyonu üyesi bütün milletvekillerini düzenlediğimiz forumlara çağırdık, ’gelin üzüm üreticilerinin sorunlarını kendi ağızlarından dinleyin’ dedik.Evet üreticilerin pazar sorunu var, üzüm ihracatçılarının da pazar sorunu var, Irak, Suriye ve Ortadoğu daki karışıklıklar nedeniyle Tırlarımız Arap ülkelerine gidemiyor biz üzümlerimizi bu ülkelere ihraç ediyorduk, sonra Rusya önemli bir ihracat bölgesi oldu ama yaşanan uçak krizi bu kapıyı da kapattı, fiyatlar düştü demek ki komşularla iyi geçinilmesi üreticilerin yararına, savaşa karşı olmamız bizim için elzem. Üzümlerin korunması için örtü masrafından bahsedildi. Eskiden örtüye ihtiyaç yoktu, ama 2006 dan bu yana Haziran ayından itibaren Sarıgöl ovasında bağlar örtü altına alınıyor. Kışladağ altın madeni faaliyete geçtiği andan itibaren siyanür havuzlarından ortaya çıkan gazlar ilk yağmurlarla birlikte bağları bozuyor,insanlar ürünlerini koruyabilmek için örtü altına almak zorunda kalıyorlar bu aşırı bir maliyete yol açıyor.O zaman çözüm bu tür maden faaliyetlerinin durdurulmasıdır. Dolandırıcı tüccarlara karşı TBMM’nin yasa çıkartması gerekir, biz bunun için yıllardır talepte bulunuyoruz, sözleşmeler üreticilerin örgütleriyle yapılmalı ki üreticilerin hakları korunabilsin,dolandırıcılığa ağır cezalar verilsin diyoruz. Bu forumlarda sizlerin dile getirdiği öneri ve talepleri meclisteki araştırma komisyonuna iletmek için elimizden geleni yapacağız, bu talepleri komisyonda savunan milletvekillerine de elimizden gelen desteği sunacağız, yeter ki onlar dik dursunlar biz onlara güç vermeye hazırız. Şirketler Gıda Egemenliğimizi elimizden almaya gıdayı tekellerine almaya çalışıyorlar.Biz gıda egemenliğinin sadece üreticilerle sahip çıkılamayacağını biliyoruz.Üreticisiyle tüketicisiyle birlikte dayanışarak mücadele yürütmek için çaba sarf ediyoruz.” dedi.ÇİFTÇİ-SEN Genel Sekreteri aynı zamanda TÜTÜN-SEN Genel Başkanı olan Ali Bülent ERDEM’ de söz alarak çıkartılan Tütün yasası ile tütün üreticilerini yok ettiklerini, bir çok üreticinin üretimi bırakarak başka arayışlara girdiğinden söz ederek “Eşme önemli bir tütün üretim bölgesi ancak bir çok üretici üretimi bırakmak zorunda kaldı, bazı üreticiler tütün diktikleri tarlalarında üzüm bağları yetiştirdiler, ama şimdi duyuyorum üzüm para etmediğinden dolayı bağlarını söküp yerine ceviz dikiyorlarmış, yarın ckeviz para etmediğinde de bu sefer ceviz ağaçlarını kesmez zorunda kalacaklar.Bu duruma dur demek lazım.Tarım politikalarının değişmesi gerekiyor. Soma da ölen 301 madencinin çoğunun ailesi tütün üretiyordu.Tütün para etmiş ve bu aileler tütün üretmeye devam etmiş olsaydı bu insanlar üretici olacaklar, madende çalışmak zorunda kalmayacaklardı. Tekelin özelleştirilmesi de tütün üreticilerine büyük darbeler vurdu.Şimdi de şeker fabrikalarını özelleştirmeye çalışıyorlar bu fabrikaların özelleştirilmesi demek şeker pancarı üretmeye devam eden üreticilerin büyük bir kısmının daha iflas etmesi demektir. Kamusal KİT’ler özelleştirilmemeli aksine yeniden inşa edilmelidir.” dedi.Forumlara davetli olan Araştırma Komisyonu üyesi milletvekillerinden CHP Milletvekili Orhan Sarıbal aynı tarihte Hopa Çay kooperatifinin düzenlediği çay çalıştayında olacağından dolayı, CHP Milletvekili Kamil Okyay Sındır Tarım Komisyonu toplantısına önergeler hazırlamak zorunda olduğundan dolayı, AKP İzmir Milletvekili Necip Kalkan AKP’nin İzmir kongreleri devam ettiğinden dolayı Yeleğen’deki ÜZÜM-SEN’in örgütlediği Forum’a katılamayacakları bilgisini vererek katılamamaktan dolayı üzüm üreticilerinden özür dilediler. Diğer 12 milletvekili ise “Üzüm Üreticilerinin Sorunları ve Gıda Egemenliği Forumu’ na neden katılmadıkları konusunda suskun kalmayı yeğlediler.Yeleğen’deki Forum’a CHP Uşak milletvekili Özkan Yalım, CHP Eşme ilçe Başkanı,ADD Başkanı, İYİ parti ilçe başkanı, ÖDP Uşak il başkanı da katılarak üreticilerin taleplerini dinlediler, desteklerini sundular.



ÜZÜM-SEN Genel Başkanı Adnan Çobanoğlu: 'Milli ve yerli' tarım IMF güdümünde.          16 Şubat 2018 tarihinde BirGün gazetesi Ekonomi sayfasında ÜZÜM-SEN Genel Başkanı Adnan Çobanoğlu ile yapılmış bir röportaj yayınlandı. BirGün  sayfa editörü büyük bir ihtimalle röportajın uzun olması v.b nedenler yüzünden bazı bölümlerini yayınlamamış halbuki yayınlanmayan bölümler üzüm üreticilerinin ÜZÜM-SEN'in politikaları ve yapmak istedikleri açısından önemliydi, örneğin aşağıdaki son paragraf "Tarımda Adalet" arayışında olanlara doğrudan bir çağrıydı. Yayınlanan yazının tüm eksikliklerine rağmen BirGün'e teşekkür ederiz. Biz gazeteci değiliz, biz iş yapmak, örgütlenmek ve yukarıdan dayatılan tarım politikalarına aşağıdan yukarıya doğru müdahale etmek istiyoruz. Yöneticilerimizde yazı yazarken, röportaj verirken bu anlayışla hareket eder. Bu nedenle röportajın BirGün'de yayınlanmayan bölümlerini de ilave ederek internet sitemizde yayınlama ihtiyacı hissettik, bu bölümler italikle yazılmıştır.    www.uzumsen.org   ÜZÜM-SEN Genel Başkanı Adnan Çobanoğlu: ‘Milli ve yerli’ tarım IMF güdümünde.                                                                                                                                                                                                         16.02.2018 BirGün – Ekonomi        MUSTAFA MERT BİLDİRCİN m.mertbildircin@gmail.com “Uluslararası emperyalist kurumlar ve şirketler, gıda egemenliğimizi elimizden almak için  yıllardır her türlü dayatmayı yapmakta,AKP de buna uygun tarım politikası izlemektedir.” AKP’nin seçim bildirgesinde, “Büyük hayalleri vardı, bu hayaller iktidarımız sayesinde gerçek oldu” dediği tarım üreticilerinin yaşadığı sorunlar her geçen yıl katlanarak arttı. AKP hükümetleri döneminde çiftçilere verilen destek oldukça yetersiz kalırken, üreticilerin ürünlerine sürekli maliyetlerin altında fiyatlar belirlendi. Üreticiler, girdi temin eden yabancı şirketlerin egemenliğine bırakılarak tarımda sömürü sürdürüldü. Tüketiciler ise tüccarlar eliyle yüksek fiyatlı ürünlere mahkûm edildi.

Anketler

Kimler Sitede