Menu Content/Inhalt
Anasayfa

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Sayaç

Bugün351
Bu ay6990
Toplam601009
2016 yılında Üzüm üretiminde yaşanan problemler,maliyetler PDF Yazdır E-posta
Basına ve Kamuoyuna   Image

                  Üzümde hasat dönemini yaşıyoruz. Bahar aylarında yaşanan ayaz ve don olayları doğuşun %30-35 zayıf olmasına yol açmıştır. Bir üretim sezonu boyunca yaşadıklarımızdan biliyoruz ki, istediğimiz ürünü elde edemeyeceğiz.    

  Doğanın ve atmosferin kirletilmesinin sonucu olarak Dünyamız “İMDAT !“ diyor. Dünya’nın “İmdat!” çağrısına cevap vermesi gereken yetkililer ise kılını kıpırdatmadıkları gibi,gıda,enerji,sanayi ve savaş politikalarıyla Dünya’nın yok edilişine katkı sunuyorlar. Küresel ısınmanın yarattığı iklim değişiklikleri mevsimleri  bile mevsiminde yaşamamamıza   sebep olmakta. Bunun zararlarını da en çok çiftçiler çekmekte                                          

 Üreticiler  bağ küllemesi hastalığı bağ uyuzu ve unlu bit zararı,sürgün ve yapraklarda külleme, ölükol, kav hastalığı, bağların salkımlarında uç kuruması,  güneş yanığı  gibi problemlerle uğraşmakta.Bu yıl Salihli-Alaşehir ovalarında çalışmaya başlayan  jeotermal elektrik santrallerinin olumsuz  etkileri de görülmeye başlandı üreticiler hastalıklara karşı daha fazla ilaç kullanmak zorunda kaldılar. İzmir Ticaret Borsası’nın raporlarında bile bu durum şu şekilde tespit edilmiştir:”özellikle Alaşehir İlçesinin Piyadeler,Örnekköy ve Alkan, bölgelerinde yeralan jeotermal tesislerin artmasından kaynaklı,bağ alanlarında verim ve kalitenin olumsuz etkilendiği ve yapraklarda bor fazlalığı zararı olduğu gözlenmiştir.” (bknz. http://itb.org.tr/ 2016/2017 Sezonu Ege Bölgesi Rekolte Tahmin Raporu)

  Üzüm hasadın başlamasıyla endişe ve korkularımız daha da büyüdü; meydana gelen şiddetli yağmur ve dolu yağışı bağlarda büyük zararlar meydana getirdi. Son iklim olaylarının meydana getirdiği zararlar  sadece bu yılın üretimini etkilemeyecek önümüzdeki 2 yılın üretimini de doğrudan etkileyecek. Üzüm bağlarının gelecek yıllarda üzüm verecek olan filizlerinin de kırılmış olması nedeniyle üreticiler önümüzdeki 2 yıl  daha bu zararın   sonuçlarıyla karşı karşıya kalacaklar. Aşırı sıcak ve mevsimsiz şiddetli yağışlar üreticilerin daha fazla ilaç kullanmasına  neden oldu. Yağmur ve dolu yağışı  üzüm kalitesini olumsuz etkiledi.

AKP hükümetinin uygulamış olduğu  yanlış dış politikalar da yaş üzüm ihracatını olumsuz etkiledi. Suriye’de ve Irak’ta yaşanan savaş nedeniyle farklı rotalardan Orta Doğu’ya ihracat yapmanın  nakliye maliyetini arttırdığından dolayı  Suudi Arabistan ve Orta Doğu ülkelerine üzüm ihracatı yapılamaz hale geldi. Rusya ile yaşanan “Uçak krizi” nedeniyle  Rusya ya yaş üzüm ihracatı da yapılamadı. Geçmiş yıllarda Alaşehir ve Sarıgöl’den yurtdışına gönderilen yaş üzümün büyük bir çoğunluğu Rusya’ya gönderiliyordu. Bu yıl Rusya kapısı da kapanınca üreticiler üzümlerini sergiye yatırmak zorunda kaldılar.

Bütün bu olumsuzluklara rağmen  2016 yılı kuru üzüm rekoltesi en  iyimser bir rakamla 210.000-220.000 ton civarında olacağını tahmin ediyoruz. Ticaret Odaları,Ticaret Borsaları ve Ege İhracatcı Birlikleri ise her zamanki taktikleriyle  manipülasyona devam ediyorlar, üretici örgütlerini dışlayacak yaptıkları rekolte açıklamalarında 323.000 ton civarında rekolte tahmini yapmışlardır. Ülkemize ve Dünya’ya baktığımızda yaşanan küresel iklim değişikliğinin yarattığı doğa olayları sonucu Dünya çekirdeksiz kuru üzüm stokları ve üretimi  devamlı düşmektedir. Bu örgütler geçmiş yıllarda da benzeri yüksek rekolte tahmininde bulunmuşlardı ama gerçekleşen rekolteler ise üretici örgütlerinin tahminlerinin doğruluğunu kanıtlamıştır.

Sendikamız  çekirdeksiz kuru üzümde olması gereken “referans fiyatı” rekolte hesaplamaları ışığında kuru üzüm maliyetini de çıkartarak belirlemiştir. Sofralık kuru üzümün  kg maliyeti  2016 yılında  (çıplak arazi değeri faizi ve bağ tesis masrafı  amortisman payı olmadan)  4.55 TL dir, maliyet+ %25 kar payı+insanca yaşam payı (%10) hesaplaması ile üretici 1kg çekirdeksiz kuru üzümünü en az  6.0-6.25  TL'ye satabilirse kar etmiş ve ayakta kalabilme, üretimini devam ettirebilme şansına sahip olmuş olur.(Bu maliyete Tesis masrafları Amortisman Payı ve Çıplak arazi değerinin faizi de eklenirse  kuru üzümün kg maliyeti 7.45 TL olmakta ve olması gereken referans fiyatta 9.85 TL ye çıkmaktadır). Ancak şu anda tüccarlar en fazla  kg/2.5 TL ye kadar kuru üzüm almak için  bile nazlanmaktadır. Keza TARİŞ te üzüm işletmelerini tam kapasite çalıştırıp üyelerinden üzüm alma yerine üzüm işletmesini “makinelere bakım yapma” bahanesiyle durdurmuş, üzüm alımını yavaşlatmıştır.AKP hükümeti ise TARİŞ’e destek olup üzüm aldırması gerekirken TARİŞ’i tamamen devre dışı bırakacak, iflas ettirerek tasfiye edilmesine ve gayrimenkullerinin (Tariş’in gayrı menkullerinin bulunduğu yerler rantsal açıdan çok kıymetli yerlerdir) satılmasına yol açacak girişimlere başlamıştır. TARİŞ’in depolarından ve eksperlerinden ücretsiz yararlanarak Tarım Kredi Kooperatiflerine ve Tarım Kredi Birlik A.Ş ye üzüm aldırtma yolunu seçmiştir. Sözde üretici lehine gibi görünen bu durum  kısaca iki nedenle sakıncalıdır:

  1.    Bu TARİŞ gibi Tarım Satış Kooperatifi Birliklerini  demokratikleştirme, üye sayısını çoğaltma, üreticinin üretimden pazara kadar olan zincirini geliştirme yerine onları tamamen tasfiyeye zorlamak demektir. Önümüzdeki yıllarda üreticiyi tamamen  gıda şirketlerinin insafına bırakma anlamı taşımaktadır.
  2. Tarım Kredi Kooperatifleri üreticilere kredi vermek için kurulmuştur.Sermayesini ürün alımına yatırdığında üreticilere kredi veremez hale gelecektir.Bu durumda  üreticiler de kredi ihtiyacı olduğunda bankalara başvurmak ve yüksek faizli kredi kullanmak zorunda kalacaklardır.Kredilerini ödeme güçlüğü çektiklerinde de Bankalar üreticinin toprağını ucuza kapatacaklardır. Bu nedenle hükümet, üreticileri düşünüyorsa Tarım Kredi Kooperatiflerine , Tarım kredi Birlik A.Ş ye üzüm aldırma yerine TARİŞ’e üzüm aldırtmalı ve demokratikleşmesini sağlayacak yasaları çıkartmalıdır.

Sonuç olarak:           

  Hükümet, Üzümümüzü en az açıklamış olduğumuz “referans fiyat”  üzerinden Tariş'e aldırmalı ve piyasanın üretici lehine dengelenmesini sağlamalıdır.

Üreticilerin ücretsiz olarak TARİŞ ve Ziraat Odaları’nın depolarından yararlanabilmesinin koşulları yaratılmalıdır.Bu depolarda depolama yapan üreticiye depoladığı ürün oranında faizsiz ve düşük faizli kredi olanakları yaratılmalıdır; üretici üzüm fiyatları yükseldiğinde, ürününü istediği zaman ve istediği miktarda pazara sunabilmelidir. Hükümet üreticilerin bu taleplerine duyarsız kalmamalıdır.

Bağcılığın geliştirilmesi için araştırma ve bilgilenme önemlidir,bölgeye ve toprağa uygun olmayan yanlış çeşit seçimi üreticileri zarara uğratmaktadır. Bu nedenle Bağcılık Araştırma Enstitülerine bütçe ayrılarak araştırma konuları genişletilmeli,faaliyetlerinde devamlılık sağlanmalı.Üreticilerin bu araştırmalardan yararlanabilmesinin kanalları açılmalıdır. 

Son yıllarda  “Doğal afet” diye tabir edilen bütün doğa faaliyetlerinin sebebinin küresel iklim değişikliğinden oluştuğu ortadır. Mevsim normallerinin üstündeki ısınmaların veya ani soğumaların,mevsim özelliklerinden olmayan  aşırı yağmur ve dolu yağışlarının sebebinin yerkürenin ve atmosferin kirletilmesi olduğu bilim insanları tarafından ispatlanmış durumdadır. Bu gidişe dur denilemezse Dünya yok olmaya hızla gidecektir. Uzun vadeli acil önlemlerin en önemlisi  küresel iklim değişikliğini engellemek için doğaya dost tarım politikaların oluşturularak gerekli önlemlerin alınması, yaptırımların uygulanmasıdır. Enerji politikaları yeniden gözden geçirilmeli üzüm üretimine zarar verdiği bilinen ve gözlemlenen jeotermal elektrik santrallerinden vazgeçilmelidir.

Tarımsal ürün ihracatını engellediği  belgelerle  ispatlanan komşu ülkelerle gerilim politikalarından vazgeçilmeli, komşu ülkelerle ilişkiler normalleştirilmelidir.

Şaraplık üzüm üreticilerine de  butik ve ev şarabı yapımı için teknik destek ve teşvik yapılarak azami kar sağlayabilmelerinin olanakları yaratılmalıdır. Çünkü bu yapılmadığı zaman şaraplık üzüm üreticilerinin kaderini de şarap fabrikaları belirlemektedir.

Hükümete düşen görev üreticilerin bu taleplerine uygun davranmaktır.     

Çiftçi Sendikaları Konfederasyonu (ÇİFTÇİ-SEN) ve ona bağlı Üzüm Üreticileri Sendikası (ÜZÜM-SEN) olarak küçük üreticilerin hakları için mücadele etmeye ve bu konuda hükümeti ve yetkilileri uyarmaya devam edeceğiz.  

 

EGE BÖLGESİ  2016 YILI ORTALAMA ÇEKİRDEKSİZ KURU ÜZÜM MALİYETİ  

Toplam işletme arazisi : 20 (dekar)    Ürünün ekili olduğu arazi: 20  (dekar)     Bağın omcalı değeri (da TL) : 20.000 TLBağın çıplak arazi değeri (da/TL): 10.000 TL    Bağdaki omca sayısı: 3.500  Bağın yaşı: 20
2016 yılı amele (Tarım işçileri) yevmiye fiyatları (Dayıbaşı ve ulaşım giderleri de dahil) : Kesici : 55 TL,  Kelterci: 75 TL, Bandırma:85 TL ,Serici: 60 TL  Budama:70 TL, İp kesme: 45 TL, Çubuk bağlama : 45 TL   
 
 Masraf UnsurlarıDışarıya parayla yaptırılan Emek İşlem sayısı Kullanılan ekipman ve materyal adıMasraflar Toplamı     TL/da
A)GÜBRELEME(Not. Hesaplama yapılırken yoğun bir şekilde damlama sulamada kullanılan kimyasal gübreler üzerinden hesap yapılmıştır. Organik gübre kullanıldığında genelde 2 yılda bir  1 dekara 1 traktör gübre atılır )(da) 20 TL  (da) 345 TL  gübre                                365 TL
( 1 traktör hayvan gübresi 180 TL )2 yılda bir atıldığında Dekar başına masraf 90 TL
 
B)İLAÇLAMA 8 (Sekiz)Traktör ve değişik  ilaçlarİlaç bedelleri ve ilaçlama İşçiliği toplu gideri 600 TL
C)SULAMA Damlama sulama için   140 TL
D) BAKIM  (Çapalama,Budama,Ot temizliği,Ot toplama v.b)İp kesimi 1Elle   40 TL
Budama 1Elle   70 TL
Çubuk bağlama1Elle   50 TL
Sürme2Traktör   60 TL
Diskaro1Traktör   30 TL
Çapalama1Traktör   15 TL
Aralama1Elle   45 TL
Yaprak alımı 1Elle  45 TL
E) HASAT VE PAZARLAMAKesme ve sergi yerine taşıma1El ve traktör  180 TL
Bandırma işçiliği1Elle   35 TL
Serme,kurutma işçiliği1Elle   20 TL
Savurma,çöp ayıklama1Makine ve işçilik   100 TL
Çuvallama ve Ambara taşıma1Traktör ve işçi    20 TL
Taşıma ve pazarlama1Traktör ve İşçi     10 TL
Podasa ve yağ       24  TL
      
F) DİĞER DEĞİŞEN MASRAFLARDirek,tel onarımı v.b        40 TL
Ürün sigortası        280 TL
G)DEĞİŞEN MASRAFLAR TOPLAMI(A+B+C+D+E+F)       2.169 TL
     G.1) Sermaye Faizi (%12 )        260 TL
H) TOPLAM DEĞİŞEN  MASRAFLAR (G+G.1)         2.429 TL
I) SABİT MASRAFLAR 1.1 Genel idari Giderler (H x 0,03)       72 TL
 1.2 Çıplak Arazi Değerinin %11 den Faizi        1.100 TL
1.3 Tesis Masrafları Amortisman Payı (BÇAD/ EÖ)       500 TL
TOPLAM SABİT MASRAFLAR (1.1+1.2+1.3+)   1.672 TL
J) TOPLAM ÜRETİM MASRAFLARI  (H+I)   4.101 TL
K)Verim (Alınan kuru üzüm miktarı kg/da)      550
L) ORTALAMA KURU ÜZÜM MALİYETİ (TL/KG)      7,45TL
M)OLMASI GEREKEN TABAN REFERANS  FİYATIMIZ (Maliyet +%25 kar payı + insanca yaşam payı(%10)    9.85 TL
1.2 Çıplak Arazi Değerinin %11 den Faizi ve1.3 Tesis Masrafları Amortisman Payı (BÇAD/ EÖ) nı hesaba katılmadan oluşan kuru üzüm maliyeti  Dekar maliyeti    2.501 TL
Kg maliyeti      4.55 TL
Tesis masrafları Amortisman Payı ve Çıplak arazi değerinin faizi hesaba katılmadan oluşan TABAN REFERANS  FİYATIMIZ (Maliyet +%25 kar payı + insanca yaşam payı(%10)    6.25 TL
           

Not:Olması gereken hesaplama biçimi bağın çıplak arazi değerinin ve omcalı değerinin hesaba katılmasıdır.Çünkü onlarda parasal yatırımdır. Nasıl ki herhangi bir işletme sahibi ürettiği malın maliyet hesabı içine yaptığı yatırımları, amortisman giderini,kredi çektiğinde ödediği faizi katıyorsa çiftçilerinde arazi değerinin, yaptığı yatırımların, aldığı kredinin faizlerinin v.b. ürün maliyeti içine katılması gerekir.Ama ne yazık ki; çiftçinin ürününün maliyeti hesaplanırken  muhasebenin  bu basit kuralları işletilmez.Üreticinin ailesinin emeği yok sayıldığı gibi bu yatırımları da yok sayılır. O nedenle maliyet ve referans fiyat hesaplamamızı yaparken her iki şekilde de hesap yaptık. Üzüm üreticisinin neden  yeni borçlanmalardan kurtulmak için bağını satıp üretimden vazgeçmek istediğinin, nasıl iflasa sürüklendiğinin  verilerinin daha iyi görülmesini sağlamak istedik. 

Ayrıca Bağın çıplak arazi değerini (da/TL): 10.000TL , Bağın omcalı değerini (da/TL) : 20.000  olarak en düşük fiyattan ele aldık,Kimi bölgelerde bağın çıplak arazi değeri ve omcalı değeri bu fiyatların neredeyse 2 katıdır. Bu durumda da üreticinin amortisman v.b giderleri daha da yükselir.          22-Eylül-2016

ADNAN ÇOBANOĞLU

Üzüm Üreticileri Sendikası

(ÜZÜM-SEN)

Genel Başkanı

              

 

 
< Önceki   Sonraki >
"Üzüm Üreticilerinin Sorunları ve Gıda Egemenliği" Forumu Yapıldı. Alaşehir’de 18 Ekim’de, Alaşehir’de Üzüm Üreticileri Sendikası (ÜZÜM-SEN) olarak “Üzüm Üreticilerinin Sorunları ve Gıda Egemenliği” Forumu yaptık. Forumu yapma nedenimiz  üzüm üreticilerinin yaşadıkları sorunları kendilerinin dillendirmesi, önerilerinin ortaklaştırılması ve Üzüm-SEN’in bundan sonra yapacağı çalışma programına Üzüm-Sen’e üye olan, olmayan tüm üzüm üreticilerinin katkı koymasıydı. Bu amaca uygun olarak Üzüm-Sen üyeleri; Türkiye’de sofralık üzüm üretiminin merkezi sayılan Sarıgöl,Alaşehir ve Salihli’de köy köy dolaşıp üreticileri kahvehanelerde , açık alanlarda mini söyleşi ve forumlar yaparak üreticileri söyleşi ve foruma davet ettiler.“Foruma Davet” afişlerini ve jeotermal elektrik santrallerinin zararlarını anlatan afişleri işyerlerine, duraklara, duvarlara v.b astılar.

"Üzüm Üreticilerinin Sorunları ve Gıda Egemenliği." Foruma Davet !Sorunlarımızı Tartışıyoruz "Üzüm Üreticilerinin Sorunları ve Gıda Egemenliği."DÜZENLEYEN: ÜZÜM ÜRETİCİLERİ SENDİKASI (ÜZÜM-SEN)Tarih: 18 EKİM 2016 – SALISAAT:12.00 - 16.00 ArasıYer: Yıldırım Kapalı Düğün Salonu- Çarşı içiALAŞEHİR 



ÇİFTÇİ-SEN ve STK temsilcilerinin FAO “Bakanlar Yuvarlak Masa Toplantısı"ndaki konuşmaları.            Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) Avrupa ve Orta Asya  Bölgesel Konferansı 4-5 Mayıs 2016 da Antalya’da yapıldı. Bölgesel Toplantı 2 yılda bir yapılmakta ve 53 ülke Bakan ve delege düzeyinde temsil edilmekte.               FAO Bölgesel Konferansı öncesi  çiftçi/köylü örgütleri,gıda  işkolunda çalışan işçi örgütleri,küçük üreticilerle dayanışma içinde çalışan tüketici örgütleri, yerli halklar ve küçük balıkçı örgütlerinin katıldığı 2 günlük “Sivil Toplum Konsültasyonu”(STK)  toplantısı yapıldı.Bu toplantıdan seçilen 4 delege  “Bakanlar Yuvarlak Masa Toplantısı”na  katılıp tartışma konuları hakkında görüş bildirdiler. Bu FAO Bölgesel Toplantıları için bir ilkdi. Bundan önceki “Bakanlar Yuvarlak Masa Toplantıları”nda  sivil toplum konsültasyonu adına toplantıya katılınıyor, deklerasyon okunuyor ancak gündemdeki konular hakkında söz alıp  görüş bildirilemiyordu. Sivil Toplum Konsültasyonu delegelerinin görüşülen farklı konulara ilişkin söz alıp yapmış oldukları konuşmaları aşağıda bulabilirsiniz. Normal 0 21 false false false TR X-NONE X-NONE /* Style Definitions */ table.MsoNormalTable {mso-style-name:"Normal Tablo"; mso-tstyle-rowband-size:0; mso-tstyle-colband-size:0; mso-style-noshow:yes; mso-style-priority:99; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:""; mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; mso-para-margin:0cm; mso-para-margin-bottom:.0001pt; mso-pagination:widow-orphan; font-size:11.0pt; font-family:"Cambria","serif"; mso-ascii-font-family:Cambria; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Cambria; mso-hansi-theme-font:minor-latin;}

Anketler

Kimler Sitede