Menu Content/Inhalt
Anasayfa

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Sayaç

Bugün87
Bu ay6659
Toplam688343
BASINA VE KAMUOYUNA PDF Yazdır E-posta

Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanı Üzüm Üreticilerine                                                                                 “Emeğinizin karşılığı olarak bir bardak soğuk üzüm suyu için!” dedi         

  Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Kuru Üzüm Rekoltesi Tahmini” açıklamalarını artık Bakanlık yetkililerinin yapacağını duyurmuş ve gerekçe olarak da “şişkin rekolte tahminlerinin ortaya çıkmasını engellemek” ve “üreticileri korumak” olduğunu söylemişti.

 12 Eylül günü  Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref FAKIBABA  Manisa’da “ gerçek(!),şişkin olmayan ve üreticiyi koruma” iddiasındaki 2017 yılı kuru üzüm rekoltesini açıkladı, ardından da Türkiye’nın en büyük kuru üzüm tüccarlarından olan AKÇA Holding’in bağlarını ve tesislerini ziyarette bulunarak kimden yana olduğunu gösterdi.

 

       Geçmiş yıllarda rekolte tahmin çalışmaları “ İzmir Ticaret Borsası, İzmir Ticaret Odası, Ege İhracatçı Birlikleri, Manisa Ticaret Borsası ve Alaşehir Ticaret Borsası ortaklığında, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Manisa Bağcılık Araştırma Enstitüsü ile İzmir ve Denizli Tarım İl Müdürlükleri ve İzmir Ziraat Odası”ndan temsilcilerin önderliğindeki bir heyetin  teknik çalışmasıyla gerçekleştiriliyordu. Tabi bu raporlar Bakanlığın da kabul ettiği gibi, piyasayı manipüle yapmakta kullanılmak üzere şişkin bir rekolte tahminini içeriyordu. Yıl sonunda gerçekleşen rekolte ile tahmini rekolte arasında mutlaka %20 ile %30 arasında fark oluşuyordu. Ancak bu kuruluşların hazırladığı raporlardaki olumlu yan üretimde yaşanan bazı sorunları da kapsıyor olmasıydı.

      2016 yılında hazırladıkları “Rekolte Tahmin Raporu”nda Jeotermal Elektrik Enerjisi Santralleri’nin (JES) olduğu bölgelerde “jeotermal tesislerin artmasından kaynaklı, bağ alanlarında verim ve kalitenin olumsuz etkilendiği ve yapraklarda bor fazlalığı zararı olduğu gözlenmiştir.” (bknz.  http://itb.org.tr/ 2016/2017 Sezonu Ege Bölgesi Rekolte Tahmin Raporu)  denilerek JES’lerin zararları ortaya konulmuştur.

     

 Bakan Fakıbaba 2017 yılı kuru üzüm rekoltesini açıklarken hiç bu v.b sıkıntılardan ve 2016 da gerçekleşen gerçek rekolteden (260-270 bin ton civarı) söz etmediği gibi 2017 yılı kuru üzüm rekoltesini de bu kuruluşların abartılı rakamlarını aratmayacak bir şekilde 310 Bin ton olarak açıklamıştır. 2017 yılında gerçekleşecek kuru üzüm rekoltesinin ise 260-270 bin tonu geçmeyeceği aşikardır. Demek ki  Hükümeti ve Bakanlığı geçmiş raporda rahatsız eden şey JES yatırımlarının üzüm üretimine verdiği zararların açık edilmesidir. Biz üzüm üreticilerini ilgilendiren ise JES’lerin ve madencilik faaliyetlerinin doğaya, üzüm üretimine verdiği zararların ortaya çıkartılarak bu faaliyetlerin sebep olduğu  maliyetlerinde açıklanması ve zararlarımızın giderilmesi, önlemler alınmasıdır. Üretimimizi devam ettirebilmemiz için bu şarttır. JES ve madencilik faaliyetleri üzümlerimizi hastalandırmakta, daha fazla ilaç ve naylon örtü kullanmak zorunda bırakarak maliyetlerimizi arttırmaktadır. Biz yoksullaşırken tarımsal ilaç (kimyasal zehir) ve naylon örtü firmaları karlarını artırmaktadır. Biz Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanı Sayın Fakıbaba’dan Jeotermal Enerji Santrallerinden zarar gören, küçük aile tarımı yapan üreticilerin bağlarını gezip inceleme yapmasını,sorunu yerinde görmesini ve  bu konuda üzüm üreticilerinin lehine açıklamalarda bulunmasını ve önlemler almasını beklerdik.Ama O  bunu yapmak yerine Türkiye’nın en büyük kuru üzüm tüccarlarından olan AKÇA Holding’in bağlarını ve tesislerini ziyarette bulunarak kimden yana olduğunu gösterdi.

Bunların yanı sıra Sayın Bakan Fakıbaba Manisa’da yaptığı açıklamada kuru üzüm maliyetlerinden de hiç bahsetmemiştir. Acaba Sayın Bakan kuru üzüm maliyet hesabını yaptırdı mı? Yoksa kuru üzümün maliyet fiyatı Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nı ilgilendirmiyor mu? Sayın Bakan Fakıbaba Toprak Mahsulleri Ofisi'ne (TMO) 4 TL den alım yaptıracaklarını da açıklarken gerçekten üzüm üreticilerini düşünerek mi bu fiyatı belirledi, yoksa tüccarların kuru üzüm piyasasındaki alım fiyatını meşrulaştırmak için mi bu fiyat ve rekolte açıklamasını yaptı?

Üzüm Üreticileri Sendikası (ÜZÜM-SEN) olarak Bakanlığın yapmadığı maliyet hesabını biz yaptık ve kamuoyu ile paylaşmak istiyor duymak istemeyen kulaklara duyurmak, görmek istemeyen gözlere göstermek istiyoruz. Aşağıda vereceğimiz maliyet çizelgesinde görüleceği gibi  Sayın Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba TMO’nun üzüm alım fiyatını belirlerken üzüm üreticilerinin ve ailelerinin harcadığı emeği yok sayarak onlara “Emeğinizin karşılığı olarak bir bardak soğuk üzüm suyu için!” demiş, üzüm üreticilerini tüccarların ve bankaların insafına bırakmıştır.  

1 kg kuru üzüm maliyeti üreticilerin kendilerinin ve ailelerinin harcadığı emeği saymazsak en iyimser hesapla 3.20 TL yi bulmaktadır. Harcanan emeği  ücretlendirdiğimizde ise bu maliyet  4.40 TL dir. Hele bir de 1 dekar bağın çıplak arazi değerini ve bağ yetiştirmeye (muhasebe diliyle ‘tesis kurma’ ya) harcanan parayı ve bu paranın bankalara  yatırılmış olması halinde yıllık alınacak %15 faizini hesapladığımızda (bağ yetiştirme/tesis kurma amortisman payını düştüğümüzde bile) ise 1 kg kuru üzümün üreticiye maliyeti 7.84 TL yi bulur. Herhangi bir işletmenin kar etmesi demek ürettiği ürünün maliyetinin üzerine %25 kar payı ve %10 insanca yaşam payının eklenmesi demektir. Ama üzüm üreticisinden alım yapılırken kuru üzüm maliyetinin üzerine  kar payı ve insanca yaşam payı eklenmesi şöyle dursun üreticinin emeğinin gerçek değeri bile eklenmemekte, açlık ve yoksullukla yaşamaya devam etmesi istenmektedir.

TMO’nun satın alacağı kuru üzüm fiyatı 1 Euro bile değildir, ama Avrupa’ya  ihraç ettiğimiz kuru üzümler marketlerde (örn: İspanya’da) 1 kilogramı 13 Euro’dan satılmaktadır. Sormak istiyoruz; Sayın Bakan Fakıbaba’nın belirttiği 1 Euro’ya bile ulaşmayan kuru üzüm alım fiyatı üzüm üreticilerini mi korumaktadır yoksa kuru üzüm ihracatçısı şirketleri mi korumaktadır?

Sonuç olarak; Üzüm üreticilerinin insanca yaşayabilmesi ve üretimlerini devam ettirebilmeleri için en azından (tesis masrafları amortisman payı ve çıplak arazi değerinin faizi hesaba katılmadan oluşan) kuru üzüm maliyeti olan 4.40 TL nin üzerine %25 kar payı+%10 insanca yaşam payı eklenerek fiyat belirlenmelidir.

         Emeğimizin karşılığı olarak bir bardak soğuk üzüm suyu içmek istemiyoruz. İnsanca yaşayabilmek ve üretmeye devam edebilmek için emeğimizin karşılığını aldıktan sonra yorgunluğumuzu giderebilmek, ürettiğimiz ürünün tadına varabilmek için kana kana üzüm suyu içmek istiyoruz, bunun içinde  Çiftçi Sendikaları Konfederasyonu (ÇİFTÇİ-SEN) ve ona bağlı Üzüm Üreticileri Sendikası (ÜZÜM-SEN) olarak küçük üreticilerin hakları için mücadele etmeye ve bu konuda hükümeti ve yetkilileri uyarmaya devam edeceğiz.   
 

 

13-Eylül-2017                                   

                                                                                                                      

Adnan ÇOBANOĞLU

Üzüm Üreticileri Sendikası

(ÜZÜM-SEN)

Genel Başkanı

                                                                                                                     
  EGE BÖLGESİ  2017 YILI ORTALAMA ÇEKİRDEKSİZ KURU ÜZÜM MALİYETİ  
 2017 yılı amele (Tarım işçileri) yevmiye fiyatları (Dayıbaşı ve ulaşım giderleri de dahil) : Kesici : 62 .TL,        Kelterci:   89 .TL,                   Bandırma:100..TL ,            Serici: 76 TL         Budama:    75 TL            İp kesme:   45  TL,               Çubuk bağlama :  45   TL   
 Toplam işletme arazisi : 20 (dekar)     Ürünün ekili olduğu arazi: 20  (dekar)                                     Bağın omcalı değeri (da TL) : 20.000  TLBağın çıplak arazi değeri (da/TL): …10.000  TL    Bağdaki omca sayısı:…3600     Bağın yaşı: 20
 
 Masraf UnsurlarıDışarıya parayla yaptırılan Emek İşlem sayısı Kullanılan ekipman ve materyal adıMasraflar Toplamı     TL/da 250 TL
A)GÜBRELEME(Not. Hesaplama yapılırken yoğun bir şekilde damlama sulamada kullanılan kimyasal gübreler üzerinden hesap yapılmıştır. Organik gübre kullanıldığında genelde 2 yılda bir  1 dekara 1 traktör gübre atılır )(da) 30  TL   5  (da) 175TL  Gübre                205 TL    (Damlama sulama için) (Toprak altı gübresi)           45 TL                                                      
( 1 traktör hayvan gübresi  250  TL )   2 yılda bir atıldığında Dekar başına masraf 125  TL + EMEK     
  
B)İLAÇLAMA     8            KEZTraktör ve değişik  ilaçlarİlaç bedelleri ve ilaçlama İşçiliği toplu gideri 700 TL
C)SULAMA Damlama sulama için   140 TL
D) BAKIM  (Çapalama,Budama,Ot temizliği,Ot toplama v.b)İp kesimi 1Elle    45  TL
Budama 1Elle     75 TL
Çubuk bağlama1Elle     50 TL
Sürme2Traktör      80  TL
Diskaro1Traktör       30 TL
Çapalama1Traktör       30 .TL
Aralama1Elle      45 TL
Yaprak alımı 1Elle       45.TL
E) HASAT VE PAZARLAMAKesme ve sergi yerine taşıma1El ve traktör     150 .TL
Bandırma işçiliği1Makine ile      30.TL
Elle    
Serme,kurutma işçiliği1Elle       30 TL
Savurma,çöp ayıklama1Makine ve işçilik      100 TL
Çuvallama ve Ambara taşıma1Traktör ve işçi       40  TL
Taşıma ve pazarlama1Traktör ve İşçi        15 TL
Podasa ve yağ         45 TL
      
F) DİĞER DEĞİŞEN MASRAFLARDirek,tel onarımı v.b         30 TL
Ürün sigortası        370 TL
G)DEĞİŞEN MASRAFLAR TOPLAMI(A+B+C+D+E+F)       2.300TL
     G.1) Sermaye Faizi (%15 )       0.328 TL
H) TOPLAM DEĞİŞEN  MASRAFLAR (G+G.1)        2.628  TL
I) SABİT MASRAFLAR 1.1 Genel idari Giderler (H x 0,03)          0,77TL
 1.2 Çıplak Arazi Değerinin %15 den Faizi        1,500 TL
1.3 Tesis Masrafları Amortisman Payı (BÇAD/ EÖ)       500 TL
TOPLAM SABİT MASRAFLAR (1.1+1.2+1.3+)       2.077 TL
J) TOPLAM ÜRETİM MASRAFLARI  (H+I)        4.705 TL
K)Verim (Alınan kuru üzüm miktarı kg/da)       600  KG
L) ORTALAMA KURU ÜZÜM MALİYETİ (TL/KG)        7.84 TL
M)OLMASI GEREKEN TABAN REFERANS  FİYATIMIZ (Maliyet +%25 kar payı + insanca yaşam payı(%10)     10.58 TL
1.2 Çıplak Arazi Değerinin %15 den Faizi ve1.3 Tesis Masrafları Amortisman Payı (BÇAD/ EÖ) hesaba katılmadan oluşan kuru üzüm maliyeti  Dekar maliyeti    2.628 TL
Kg maliyeti     4.40  TL
Tesis masrafları Amortisman Payı ve Çıplak arazi değerinin faizi hesaba katılmadan oluşan TABAN REFERANS  FİYATIMIZ (Maliyet +%25 kar payı + insanca yaşam payı(%10)    5,940 TL
           
                                                                                                                       

  

 
< Önceki   Sonraki >
Üzüm-Sen "Üzüm Üreticilerinin Sorunları ve Çözüm Önerileri Raporu"nu TBMMye sundu ÜZÜM-SEN 11 Nisan'da TBMM inde Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer ile birlikte Basın Toplantısı yaptı.Üzüm-Sen 4 üzüm bölgesinde üreticilerin katılımıyla "Üzüm Üreticilerinin Sorunları ve Gıda Egemenliği Forumları" örgütlemiş ve TBMM Bağcılık ve Üzüm Araştırma Komisyonu üyeleriyle Bölge milletvekillerini de bu forumlara davet etmişti. Hazırladığı raporu forumların  yapıldığı bölgelerden gelen Üzüm Üreticilerinin Sorunları ve Gıda Egemenliği Forumları temsilcileriyle birlikte, Araştırma Komisyonuna, Partilerin Gurup Başkan Vekilleri'ne sunmak üzere Ankara’ya gitti. Manisa CHP Milletvekili Tur Yıldız Biçer’le birlikte TBMM'nde bir "Basın Toplantısı" düzenleyerek "Üzüm Üreticilerinin Sorunları ve Çözüm Önerileri Raporu"nu Basınla ve kamuoyuyla paylaştı.  Manisa Milletvekili  Tur Yıldız Biçer, üzüm üreticilerinin sorunlarına ilişkin bir sunuş yaptı, Üzüm-Sen Genel Başkanı Adnan Çobanoğlu, sendika olarak yaptıkları faaliyetleri , üzüm üreticilerinin sorunlarını, çözüm önerilerini ve taleplerini dile getirdi.  Üzüm üreticileri;  Hüseyin Zengin, Hüseyin Yıldırım, Niyazi Zengin ve Funda Akçura sırayla söz alarak sorunlarını ve taleplerini ilettiler.

Üzüm üreticilerinin sorunları ve Gıda Egemenliği Forumları’nın ilki Yeleğen ‘de yapıldı “Üzüm üreticilerinin sorunları ve Gıda Egemenliği Forumları”nın ilki 17 Mart’ta Yeleğen Kasabası-Eşme’de gerçekleşti.TBMM de “ Bağcılık ve Üzüm Araştırma Komisyonu” kuruldu. Üreticiler için çözüm üretmesi gereken Bakanlığın, Tarımsal devlet kurumlarının ve siyasilerin sorumluluklarını göz ardı eden, üstün körü bir rapor hazırlamasını yol vermemek “Araştırma Komisyonu”nun gerçekçi ve doğru bir rapor hazırlayabilmesine yardımcı olmak için Üzüm Üreticileri Sendikası (ÜZÜM-SEN) üzüm üreticilerinin katılıp konuşacağı bir dizi “Üzüm üreticilerinin sorunları ve Gıda Egemenliği Forumları” düzenliyor. ÜZÜM-SEN üzüm üreticilerinin bir araya geleceği bu Forumlara TBMM “Bağcılık ve Üzüm Araştırma Komisyonu” üyesi Milletvekilleri’ ni ve Forumların yapılacağı illerdeki milletvekillerini davet ederek gelip üzüm üreticilerinin sorunlarını aracısız bir şekilde doğrudan doğruya kendilerinden dinlemelerini ve üreticilerin önerilerini dikkate almalarını istedi. ÜZÜM-SEN Forumlardan ilkini Eşme’nin Yeleğen Kasabası’nda gerçekleştirdi. Forumun kolaylaştırıcı heyeti öncelikli konuşma hakkının üzüm üreticilerinde olduğunu, sendika yöneticilerine ve gelen misafirlere de üreticilerin konuşmalarından sonra yer vereceklerini söyleyerek forumun açılışını yaptılar.Forumda ilk sözü kadın üreticilerden Yurdagül Kaya aldı. Kaya “üzüm maliyetlerinin çok yüksek olduğunu, bağlarda kullanılan kimyasal zehrin, gübrenin ve mazotun fiyatlarının sürekli arttığını üzüm fiyatlarının ise düşük olduğunu bu fiyatlarla üretimlerini sürdürmelerinin mümkün olmadığını belirtti.Üreticilerden Ercan Aksoy ise kullandıkları tarım ilaçlarının (zehirlerinin) çok pahalı olduğunu, bağlarındaki üzümlerini korumak için kullanılan örtülerin fiyatlarının yüksekliği yüzünden ürünlerini örtü altına alamadıklarını, dört dörtlük para kazanmayı bırak maliyetlerini bile kurtaramadıklarını bu nedenle üretimi terk etmek zorunda kaldıklarını söyledi, ve TBMM den çözüm istedi.Üretici Mehmet Erik konuşmasında , “Üzüm para etmiyor. Pazar sorunumuz çözülemiyor, birde bazı tüccarlar aldıkları malın parasını ödemeden kaçıyorlar, dolandırılıyoruz. Çoluk çocuk bizim elimize bakıyor. Tarımsal üretimde kullandığımız elektrik fiyatları da pahalı,bunun düşürülmesi gerekir. Başarılı olmak, kazanmak istiyorsak sendikaya üye olmamız, örgütlenmemiz de şarttır” dedi.Eşi ile birlikte bağcılık yaparken şimdi de borçlarını ödemek için aynı zamanda eşi ile birlikte tavuk işletmelerinde çalışmak zorunda kalan Gülümser Kılıç da konuşmasında “ eşimle birlikte geçinmek, çocuklarımızı büyütmek için bağcılık yapıyorduk, üzüm para etmeyip kazancımız yetmeyince hem üzüm üretmek hem de acaba sorunumuza çare olur mu? diyerek devlet desteğinden de yararlanarak ve borçlanarak koyun yetiştiriciliğine de başladık. Ancak yem fiyatlarının pahalılığı yüzünden koyun besiciliğinden de para kazanamadık. Borçlarımız çoğaldı bunun üzerine eşimde bende işletmelerde çalışmak zorunda kaldık.Bir yandan işletmelerde çalışıyoruz diğer yandan çiftçilik yapmaya çalışıyoruz. Ürünümüz para etse neden başka yerde çalışalım? Köyde kadınlar şirketlerin üzüm işletmelerinde v.b asgari ücretle çalışmak için sıraya giriyor. Çünkü üreticilikten kazandıkları gelirle geçinemiyorlar” dedi.Üreticilerin konuşmalarından sonra söz alan ÜZÜM-SEN Genel Başkanı Adnan Çobanoğlu: “TBMM sinde Bağcılık ve Üzüm Araştırma Komisyonu kuruldu, Tariş temsilcisini dinlediler,Ziraat Odaları temsilcisini dinlediler, İhracatcı Birliklerinin temsilcisini dinlediler, Şarap Fabrikalarının temsilcilerini dinlediler, Toprak Mahsulleri Ofisinin temsilcisini dinlediler peki TMO temsilcisi üreticiden 3,85 TL aldığı üzümü dışarıda yeni Pazar aramadığını 4,18 TL den Tariş’e devrettiğini yani Tüccarlık yaptığını söyledi mi? Tariş üreticiden üzüm alma yerine TMO dan üzüm aldığından dolayı alımı kapatmak zorunda kaldığını söyledi mi? Araştırma komisyonu üyesi bütün milletvekillerini düzenlediğimiz forumlara çağırdık, ’gelin üzüm üreticilerinin sorunlarını kendi ağızlarından dinleyin’ dedik.Evet üreticilerin pazar sorunu var, üzüm ihracatçılarının da pazar sorunu var, Irak, Suriye ve Ortadoğu daki karışıklıklar nedeniyle Tırlarımız Arap ülkelerine gidemiyor biz üzümlerimizi bu ülkelere ihraç ediyorduk, sonra Rusya önemli bir ihracat bölgesi oldu ama yaşanan uçak krizi bu kapıyı da kapattı, fiyatlar düştü demek ki komşularla iyi geçinilmesi üreticilerin yararına, savaşa karşı olmamız bizim için elzem. Üzümlerin korunması için örtü masrafından bahsedildi. Eskiden örtüye ihtiyaç yoktu, ama 2006 dan bu yana Haziran ayından itibaren Sarıgöl ovasında bağlar örtü altına alınıyor. Kışladağ altın madeni faaliyete geçtiği andan itibaren siyanür havuzlarından ortaya çıkan gazlar ilk yağmurlarla birlikte bağları bozuyor,insanlar ürünlerini koruyabilmek için örtü altına almak zorunda kalıyorlar bu aşırı bir maliyete yol açıyor.O zaman çözüm bu tür maden faaliyetlerinin durdurulmasıdır. Dolandırıcı tüccarlara karşı TBMM’nin yasa çıkartması gerekir, biz bunun için yıllardır talepte bulunuyoruz, sözleşmeler üreticilerin örgütleriyle yapılmalı ki üreticilerin hakları korunabilsin,dolandırıcılığa ağır cezalar verilsin diyoruz. Bu forumlarda sizlerin dile getirdiği öneri ve talepleri meclisteki araştırma komisyonuna iletmek için elimizden geleni yapacağız, bu talepleri komisyonda savunan milletvekillerine de elimizden gelen desteği sunacağız, yeter ki onlar dik dursunlar biz onlara güç vermeye hazırız. Şirketler Gıda Egemenliğimizi elimizden almaya gıdayı tekellerine almaya çalışıyorlar.Biz gıda egemenliğinin sadece üreticilerle sahip çıkılamayacağını biliyoruz.Üreticisiyle tüketicisiyle birlikte dayanışarak mücadele yürütmek için çaba sarf ediyoruz.” dedi.ÇİFTÇİ-SEN Genel Sekreteri aynı zamanda TÜTÜN-SEN Genel Başkanı olan Ali Bülent ERDEM’ de söz alarak çıkartılan Tütün yasası ile tütün üreticilerini yok ettiklerini, bir çok üreticinin üretimi bırakarak başka arayışlara girdiğinden söz ederek “Eşme önemli bir tütün üretim bölgesi ancak bir çok üretici üretimi bırakmak zorunda kaldı, bazı üreticiler tütün diktikleri tarlalarında üzüm bağları yetiştirdiler, ama şimdi duyuyorum üzüm para etmediğinden dolayı bağlarını söküp yerine ceviz dikiyorlarmış, yarın ckeviz para etmediğinde de bu sefer ceviz ağaçlarını kesmez zorunda kalacaklar.Bu duruma dur demek lazım.Tarım politikalarının değişmesi gerekiyor. Soma da ölen 301 madencinin çoğunun ailesi tütün üretiyordu.Tütün para etmiş ve bu aileler tütün üretmeye devam etmiş olsaydı bu insanlar üretici olacaklar, madende çalışmak zorunda kalmayacaklardı. Tekelin özelleştirilmesi de tütün üreticilerine büyük darbeler vurdu.Şimdi de şeker fabrikalarını özelleştirmeye çalışıyorlar bu fabrikaların özelleştirilmesi demek şeker pancarı üretmeye devam eden üreticilerin büyük bir kısmının daha iflas etmesi demektir. Kamusal KİT’ler özelleştirilmemeli aksine yeniden inşa edilmelidir.” dedi.Forumlara davetli olan Araştırma Komisyonu üyesi milletvekillerinden CHP Milletvekili Orhan Sarıbal aynı tarihte Hopa Çay kooperatifinin düzenlediği çay çalıştayında olacağından dolayı, CHP Milletvekili Kamil Okyay Sındır Tarım Komisyonu toplantısına önergeler hazırlamak zorunda olduğundan dolayı, AKP İzmir Milletvekili Necip Kalkan AKP’nin İzmir kongreleri devam ettiğinden dolayı Yeleğen’deki ÜZÜM-SEN’in örgütlediği Forum’a katılamayacakları bilgisini vererek katılamamaktan dolayı üzüm üreticilerinden özür dilediler. Diğer 12 milletvekili ise “Üzüm Üreticilerinin Sorunları ve Gıda Egemenliği Forumu’ na neden katılmadıkları konusunda suskun kalmayı yeğlediler.Yeleğen’deki Forum’a CHP Uşak milletvekili Özkan Yalım, CHP Eşme ilçe Başkanı,ADD Başkanı, İYİ parti ilçe başkanı, ÖDP Uşak il başkanı da katılarak üreticilerin taleplerini dinlediler, desteklerini sundular.



ÜZÜM-SEN Genel Başkanı Adnan Çobanoğlu: 'Milli ve yerli' tarım IMF güdümünde.          16 Şubat 2018 tarihinde BirGün gazetesi Ekonomi sayfasında ÜZÜM-SEN Genel Başkanı Adnan Çobanoğlu ile yapılmış bir röportaj yayınlandı. BirGün  sayfa editörü büyük bir ihtimalle röportajın uzun olması v.b nedenler yüzünden bazı bölümlerini yayınlamamış halbuki yayınlanmayan bölümler üzüm üreticilerinin ÜZÜM-SEN'in politikaları ve yapmak istedikleri açısından önemliydi, örneğin aşağıdaki son paragraf "Tarımda Adalet" arayışında olanlara doğrudan bir çağrıydı. Yayınlanan yazının tüm eksikliklerine rağmen BirGün'e teşekkür ederiz. Biz gazeteci değiliz, biz iş yapmak, örgütlenmek ve yukarıdan dayatılan tarım politikalarına aşağıdan yukarıya doğru müdahale etmek istiyoruz. Yöneticilerimizde yazı yazarken, röportaj verirken bu anlayışla hareket eder. Bu nedenle röportajın BirGün'de yayınlanmayan bölümlerini de ilave ederek internet sitemizde yayınlama ihtiyacı hissettik, bu bölümler italikle yazılmıştır.    www.uzumsen.org   ÜZÜM-SEN Genel Başkanı Adnan Çobanoğlu: ‘Milli ve yerli’ tarım IMF güdümünde.                                                                                                                                                                                                         16.02.2018 BirGün – Ekonomi        MUSTAFA MERT BİLDİRCİN m.mertbildircin@gmail.com “Uluslararası emperyalist kurumlar ve şirketler, gıda egemenliğimizi elimizden almak için  yıllardır her türlü dayatmayı yapmakta,AKP de buna uygun tarım politikası izlemektedir.” AKP’nin seçim bildirgesinde, “Büyük hayalleri vardı, bu hayaller iktidarımız sayesinde gerçek oldu” dediği tarım üreticilerinin yaşadığı sorunlar her geçen yıl katlanarak arttı. AKP hükümetleri döneminde çiftçilere verilen destek oldukça yetersiz kalırken, üreticilerin ürünlerine sürekli maliyetlerin altında fiyatlar belirlendi. Üreticiler, girdi temin eden yabancı şirketlerin egemenliğine bırakılarak tarımda sömürü sürdürüldü. Tüketiciler ise tüccarlar eliyle yüksek fiyatlı ürünlere mahkûm edildi.

Anketler

Kimler Sitede