Menu Content/Inhalt
Anasayfa

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Sayaç

Bugün86
Bu ay3388
Toplam721798
2018 yılı çekirdeksiz kuru üzüm maliyeti ve referans fiyatımız. PDF Yazdır E-posta

ImageBasına ve Kamuoyuna

2018 yılı çekirdeksiz kuru üzüm maliyeti ve referans fiyatımız.

Çok yıllık bir bitki olan üzümü üretmek için bağlar tesis edilmeye başladıktan 3-4 yıl sonra ürün vermeye başlar. Üreticiler  bağını tesis etmek için harcadığı parayı yıllar içinde  ancak amorti edebilir. Bu nedenle hiçbir bağcı “bu yıl üzüm para etmedi, gelecek yıl bir başka ürün ekeyim” diyemez, o yıl ürünü para etse de,etmese de bir  umudunu daha sonraki yıllara taşıyarak üretmeye devam etmek zorunda kalır. Şaraplık üzüm üreten üreticiler de, sofralık üzüm çeşitleri yetiştiren üreticiler de gerek üretim aşamasında, gerekse de pazarlama aşamasında benzer sorunlarla uğraşırlar.

Bu yıl iklim değişikliğinin üzüm üretimini olumsuz olarak fazlaca etkiledi. Bütün Ege Bölgesi bağlarında üzüm salkımı doğuşu az olduğu gibi, don, dolu vurgunu gibi hava koşullarıyla da karşılaşıldı. Ayrıca özellikle JES’lerin (Jeotermal Elektrik Santralleri) bulunduğu Salihli, Alaşehir ovalarında üzüm salkımı doğuşu azlığının yanı sıra üreticiler diğer bölgelere nazaran daha fazla bağ hastalıklarıyla da uğraşmak zorunda kaldılar. 2018 yılı çekirdeksiz kuru üzüm rekoltesi en iyimser rakamla 210-220 bin ton civarında olacaktır. Üreticiler olarak her yıl bir önceki yıla göre daha fazla problemle karşılaşıyoruz. Yaşanan iklimsel değişiklikleri, çevre kirliliğini, ekolojik denge bozukluklarını, bitki ve zararlılarının kullanılan ilaçlara olan bağışıklık artışlarının oranını v.b sorunları önceden ön göremediğimiz gibi o yıl ne kadar ürün alacağımızı da bilememekteyiz. Şirketler ise her yıl hangi ilaç ve gübreyi kaça satacaklarını, ne kadar satacaklarını ve kaç lira kâr edeceklerini planlamakta ve piyasaya sunmakta dövizdeki artışları da hemen fiyatlarına yansıtmaktadırlar. Ancak döviz kurunun yükselip Türk lirasının değer kaybetmesi kuru üzüm ihracatı yapan firmaların ekstra kâr elde etmesini sağlarken üzüm üreticisinin sattığı kuru üzümün fiyatına bu yansımamaktadır. Dünyanın bir çok ülkesinde üreticilerin bu zorluğunu göz önünde bulunduran hükümetler üretimin sürebilmesi için destekleme alımları yapmakta, üreticilere ürettikleri ürün oranında teşvikler vermektedir. 2017 yılında da sözde üzüm üreticisini piyasadan korumak amacıyla Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanılığı TARİŞ’in depo ve eksperlerini kullanarak TMO’ya kuru üzüm aldırmıştır. Ancak “üreticiyi korumak” amacıyla yapıldığı söylenen bu uygulama üreticinin aleyhine işlemiştir. Çünkü TMO Tariş’in olanaklarıyla aldığı kuru üzümleri dış pazar arama yerine, üreticiden 3.85 TL ye aldığı kuru üzümü hemen 4.15 TL ye Tariş’e devretmiş, yani üreticilerin ve kooperatifin sırtından para kazanmıştır. Tariş bu kuru üzümleri TMO yerine üreticiden almış olsaydı üreticinin eline daha fazla para geçeceği gibi tüccarlar da aynı dönemde daha yüksek fiyattan kuru üzüm almak zorunda kalacaklardı. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği başkanı TMO’nun fındık ve kuru üzüm almasından övgü ile söz ederek sadece bu ürünlerde değil kayısı gibi stratejik ürünlerde de TMO’nun alım yapmasını talep etmiştir. Bu durum TMO’nun piyasayı üretici lehine değil tüccar ve şirketler lehine düzenleyen bir kurum haline geldiğinin göstergesidir. 2018 yılı başında TBMM’nde 4 parti bir araya gelerek üzüm üreticilerinin sıkıntıları olduğunu kabullenmiş ve TBMM “ Bağcılık ve Üzüm Araştırma Komisyonu” kurulmuştu; ancak komisyon TMO’nun kuru üzüm satın alma ve pazarlamasını yapma tarzının piyasayı üretici lehine değil tüccar ve şirketler lehine düzenlemeye yaradığından da hiç bahsetmemiştir. Anti demokratik bir şekilde yönetilen TARİŞ’in; Üretimden pazara kadar olan zinciri üretici lehine kurması için üreticilerin söz ve karar sahibi olarak yönettiği, denetlediği bir kooperatif haline gelmesini sağlayacak yasaların çıkartılması gerektiğinden de bu raporda hiç söz edilmemiştir. Komisyon madencilik faaliyetlerinden ve Jeotermal Enerji Santrallerinden zarar gören, küçük aile tarımı yapan üreticilerin bağlarını gezip inceleme bile yapmadan, sorunu yerinde görmeden oy çokluğu ile rapor hazırlamış ve raporda üzüm üreticilerinin sorunlarına ilişkin dişe dokunur bir konu bile yer almamıştır. Halbuki JES ve madencilik faaliyetleri üzümlerimizi hastalandırarak, bizleri daha fazla ilaç ve naylon örtü kullanmak zorunda bırakıyor bu da maliyetlerimizi arttırıyor, biz yoksullaşırken tarımsal ilaç (kimyasal zehir) ve naylon örtü firmaları karlarını kar katıyorlar. “Araştırma Komisyonu” “Rapor”u bu konulara hiç değinmemiş, “yasak savma” mantığıyla hazırlanmış, sorunları tespit ederek çözüm önerileri getirmemiştir. Yeni kurulan ve adı “Tarım ve Orman Bakanlığı” üzüm üreticilerinin sorunlarına hazırlanan bu rapor çerçevesinde yaklaşacak olursa, bu yıl da üzüm üreticilerinin sorunları çözümsüz kalacak demektir. Tarım ve Orman Bakanlığı çekirdeksiz kuru üzüm maliyetini hesaplattırdı mı bilmiyoruz. Ancak ÜZÜM-SEN olarak biz her yıl olduğu gibi bu yıl da en ince ayrıntısına kadar maliyet hesabımızı yaptık ve olması gereken “Referans Fiyatı” mızı da sizlerle paylaşıyoruz. Eğer ki hükümet üzüm üreticisinin üretmeye devam etmesini istiyorsa, önümüzdeki yıllarda mercimek de, buğday da, hayvan yemin de v.b de olduğu gibi kuru üzüm ithal eden bir ülke haline gelmemizi istemiyorsa gerekli önlemleri almalı ve ortaya koyduğumuz maliyet+ kâr+ insanca yaşam payı: referans fiyatı denklemine uygun biçimde TARİŞ’e geçmişte olduğu gibi destekleme alımı yaptırmalıdır. 2018 yılında 1 kg kuru üzüm maliyeti üreticilerin kendilerinin ve ailelerinin harcadığı emeği saymazsak en iyimser hesapla 6,45 TL yi bulmaktadır. Harcanan emeği ücretlendirdiğimizde ise bu maliyet 7,94 TL dir. Hele bir de 1 dekar bağın çıplak arazi değerini ve bağ yetiştirmeye (muhasebe diliyle ‘tesis kurma’ ya) harcanan parayı ve bu paranın bankalara yatırılmış olması halinde yıllık alınacak %20 faizini hesapladığımızda ise 1 kg kuru üzümün üreticiye maliyeti 14,19 TL yi bulur. Üzüm üreticilerinin insanca yaşayabilmesi ve üretimlerini devam ettirebilmeleri için en azından (tesis masrafları amortisman payı ve çıplak arazi değerinin faizi hesaba katılmadan oluşan) kuru üzüm maliyeti olan 7.94 TL nin üzerine %25 kar payı+%10 insanca yaşam payı eklenerek fiyat belirlenmelidir. Bu da 10,70 TL dir. Herhangi bir işletmenin kar etmesi demek ürettiği ürünün maliyetinin üzerine %25 kar payı ve %10 insanca yaşam payının eklenmesi demektir. Ama üzüm üreticisinden alım yapılırken kuru üzüm maliyetinin üzerine kar payı ve insanca yaşam payı eklenmesi şöyle dursun üreticinin emeğinin gerçek değeri bile eklenmemekte, açlık ve yoksullukla yaşamaya devam etmesi istenmektedir. Biz bu haksızlığa Hayır! diyoruz. Üzüm Üreticileri için Adalet istiyoruz. Ürünlerimizi yok pahasına satın alarak emeğimizi sömürmeye çalışanlara karşı durmak için örgütlenmeye çalışıyoruz. Çiftçi Sendikaları Konfederasyonu (ÇİFTÇİ-SEN) ve ona bağlı Üzüm Üreticileri Sendikası (ÜZÜM-SEN) olarak küçük üreticilerin hakları için mücadele etmeye ve bu konuda hükümeti ve yetkilileri uyarmaya devam edeceğiz. Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz

 

Masraf Unsurları

Dışarıya parayla yaptırılan Emek

İşlem sayısı

Kullanılan ekipman ve materyal adı

Masraflar Toplamı  TL/da 300 TL

A)GÜBRELEME(Not. Hesaplama yapılırken yoğun bir şekilde damlama sulamada kullanılan kimyasal gübreler üzerinden hesap yapılmıştır. Organik gübre kullanıldığında genelde 2 yılda bir  1 dekara 1 traktör gübre atılır )

(da) 35 TL

5

(da) 210 TL Gübre

245 TL (Damlama sulama için) (Toprak altı gübresi) 55 TL

( 1 traktör hayvan gübresi 300 TL ) 2 yılda bir atıldığında Dekar başına masraf 150  TL + EMEK

 
   

B)İLAÇLAMA

 

8 KEZ

Traktör ve değişik ilaçlar

İlaç bedelleri ve ilaçlama İşçiliği toplu gideri

850 TL

C)SULAMA

 Damlama sulama için

170 TL

D) BAKIM  (Çapalama,Budama,Ot temizliği,Ot toplama v.b)

İp kesimi

1

Elle

   

50 TL

Budama

1

Elle

   

80 TL

Çubuk bağlama

1

Elle

   

50 TL

Sürme

2

Traktör

   

100 TL

Diskaro

1

Traktör

   

45 TL

Çapalama

1

Traktör

   

45 TL

Aralama

1

Elle

   

50 TL

Yaprak alımı

1

Elle

   

50 TL

E) HASAT VE PAZARLAMA

Kesme ve sergi yerine taşıma

1

El ve traktör

   

180 TL

Bandırma işçiliği

1

Makine ile

   

35 TL

Elle

     

Serme,kurutma işçiliği

1

Elle

   

35 TL

Savurma,çöp ayıklama

1

Makine ve işçilik

   

120 TL

Çuvallama ve Ambara taşıma

1

Traktör ve işçi

   

50 TL

Taşıma ve pazarlama

1

Traktör ve İşçi

   

20 TL

Podasa ve yağ 1 Torba podasa 150 TL 1 Teneke YAĞ 40 TL

       

65 TL

           

F) DİĞER DEĞİŞEN MASRAFLAR

Direk,tel onarımı v.b

       

40 TL

Ürün sigortası

 

 Sadece dolu sigortası

  125 TL

( Dolu, don v.b kapsamlı sigorta) (450 TL)

G)DEĞİŞEN MASRAFLAR TOPLAMI(A+B+C+D+E+F)

     

2.570 TL

     G.1) Sermaye Faizi (%20 )

     

0.514 TL

H) TOPLAM DEĞİŞEN  MASRAFLAR (G+G.1)

     

3084 TL

I) SABİT MASRAFLAR

1.1 Genel idari Giderler (H x 0,3)

     

92,5TL

 

1.2 Çıplak Arazi Değerinin %20 den Faizi

     

2,000 TL

1.3 Tesis Masrafları Amortisman Payı (BÇAD/ EÖ)

     

500 TL

TOPLAM SABİT MASRAFLAR (1.1+1.2+1.3+)

     

2592 TL

J) TOPLAM ÜRETİM MASRAFLARI  (H+I)

     

5676 TL

K)Verim (Alınan kuru üzüm miktarı kg/da)

     

400 KG

L) ORTALAMA KURU ÜZÜM MALİYETİ (TL/KG)

     

14.19 TL

M)OLMASI GEREKEN TABAN REFERANS  FİYATIMIZ (Maliyet +%25 kar payı + insanca yaşam payı(%10)

     

19.15 TL

1.2 Çıplak Arazi Değerinin %20 den Faizi ve1.3 Tesis Masrafları Amortisman Payı (BÇAD/ EÖ) nı hesaba katılmadan oluşan kuru üzüm maliyeti

Dekar maliyeti

3176,5 TL

Kg maliyeti

7.94 TL

Tesis masrafları Amortisman Payı ve Çıplak arazi değerinin faizi hesaba katılmadan oluşan TABAN REFERANS  FİYATIMIZ (Maliyet +%25 kar payı + insanca yaşam payı(%10)

 

10,70 TL

EGE BÖLGESİ  2018 YILI ORTALAMA ÇEKİRDEKSİZ KURU ÜZÜM MALİYETİ  

2018 yılı amele (Tarım işçileri) yevmiye fiyatları (Dayıbaşı ve ulaşım giderleri de dahil) :

Kesici : 80 TL,  Kelterci: 105 TL, Bandırma:125 TL , Serici: 90 TL 

Budama: 80 TL İp kesme: 50 TL, Çubuk bağlama : 50 TL   

Toplam işletme arazisi : 20 (dekar)    Ürünün ekili olduğu arazi: 20  (dekar)     Bağın omcalı değeri (da TL) : 20.000 TL

Bağın çıplak arazi değeri (da/TL): …10.000 TL Bağdaki omca sayısı:…3600  Bağın yaşı: 20

 

 

 
Sonraki >
Üzüm-Sen "Üzüm Üreticilerinin Sorunları ve Çözüm Önerileri Raporu"nu TBMMye sundu ÜZÜM-SEN 11 Nisan'da TBMM inde Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer ile birlikte Basın Toplantısı yaptı.Üzüm-Sen 4 üzüm bölgesinde üreticilerin katılımıyla "Üzüm Üreticilerinin Sorunları ve Gıda Egemenliği Forumları" örgütlemiş ve TBMM Bağcılık ve Üzüm Araştırma Komisyonu üyeleriyle Bölge milletvekillerini de bu forumlara davet etmişti. Hazırladığı raporu forumların  yapıldığı bölgelerden gelen Üzüm Üreticilerinin Sorunları ve Gıda Egemenliği Forumları temsilcileriyle birlikte, Araştırma Komisyonuna, Partilerin Gurup Başkan Vekilleri'ne sunmak üzere Ankara’ya gitti. Manisa CHP Milletvekili Tur Yıldız Biçer’le birlikte TBMM'nde bir "Basın Toplantısı" düzenleyerek "Üzüm Üreticilerinin Sorunları ve Çözüm Önerileri Raporu"nu Basınla ve kamuoyuyla paylaştı.  Manisa Milletvekili  Tur Yıldız Biçer, üzüm üreticilerinin sorunlarına ilişkin bir sunuş yaptı, Üzüm-Sen Genel Başkanı Adnan Çobanoğlu, sendika olarak yaptıkları faaliyetleri , üzüm üreticilerinin sorunlarını, çözüm önerilerini ve taleplerini dile getirdi.  Üzüm üreticileri;  Hüseyin Zengin, Hüseyin Yıldırım, Niyazi Zengin ve Funda Akçura sırayla söz alarak sorunlarını ve taleplerini ilettiler.

Üzüm üreticilerinin sorunları ve Gıda Egemenliği Forumları’nın ilki Yeleğen ‘de yapıldı “Üzüm üreticilerinin sorunları ve Gıda Egemenliği Forumları”nın ilki 17 Mart’ta Yeleğen Kasabası-Eşme’de gerçekleşti.TBMM de “ Bağcılık ve Üzüm Araştırma Komisyonu” kuruldu. Üreticiler için çözüm üretmesi gereken Bakanlığın, Tarımsal devlet kurumlarının ve siyasilerin sorumluluklarını göz ardı eden, üstün körü bir rapor hazırlamasını yol vermemek “Araştırma Komisyonu”nun gerçekçi ve doğru bir rapor hazırlayabilmesine yardımcı olmak için Üzüm Üreticileri Sendikası (ÜZÜM-SEN) üzüm üreticilerinin katılıp konuşacağı bir dizi “Üzüm üreticilerinin sorunları ve Gıda Egemenliği Forumları” düzenliyor. ÜZÜM-SEN üzüm üreticilerinin bir araya geleceği bu Forumlara TBMM “Bağcılık ve Üzüm Araştırma Komisyonu” üyesi Milletvekilleri’ ni ve Forumların yapılacağı illerdeki milletvekillerini davet ederek gelip üzüm üreticilerinin sorunlarını aracısız bir şekilde doğrudan doğruya kendilerinden dinlemelerini ve üreticilerin önerilerini dikkate almalarını istedi. ÜZÜM-SEN Forumlardan ilkini Eşme’nin Yeleğen Kasabası’nda gerçekleştirdi. Forumun kolaylaştırıcı heyeti öncelikli konuşma hakkının üzüm üreticilerinde olduğunu, sendika yöneticilerine ve gelen misafirlere de üreticilerin konuşmalarından sonra yer vereceklerini söyleyerek forumun açılışını yaptılar.Forumda ilk sözü kadın üreticilerden Yurdagül Kaya aldı. Kaya “üzüm maliyetlerinin çok yüksek olduğunu, bağlarda kullanılan kimyasal zehrin, gübrenin ve mazotun fiyatlarının sürekli arttığını üzüm fiyatlarının ise düşük olduğunu bu fiyatlarla üretimlerini sürdürmelerinin mümkün olmadığını belirtti.Üreticilerden Ercan Aksoy ise kullandıkları tarım ilaçlarının (zehirlerinin) çok pahalı olduğunu, bağlarındaki üzümlerini korumak için kullanılan örtülerin fiyatlarının yüksekliği yüzünden ürünlerini örtü altına alamadıklarını, dört dörtlük para kazanmayı bırak maliyetlerini bile kurtaramadıklarını bu nedenle üretimi terk etmek zorunda kaldıklarını söyledi, ve TBMM den çözüm istedi.Üretici Mehmet Erik konuşmasında , “Üzüm para etmiyor. Pazar sorunumuz çözülemiyor, birde bazı tüccarlar aldıkları malın parasını ödemeden kaçıyorlar, dolandırılıyoruz. Çoluk çocuk bizim elimize bakıyor. Tarımsal üretimde kullandığımız elektrik fiyatları da pahalı,bunun düşürülmesi gerekir. Başarılı olmak, kazanmak istiyorsak sendikaya üye olmamız, örgütlenmemiz de şarttır” dedi.Eşi ile birlikte bağcılık yaparken şimdi de borçlarını ödemek için aynı zamanda eşi ile birlikte tavuk işletmelerinde çalışmak zorunda kalan Gülümser Kılıç da konuşmasında “ eşimle birlikte geçinmek, çocuklarımızı büyütmek için bağcılık yapıyorduk, üzüm para etmeyip kazancımız yetmeyince hem üzüm üretmek hem de acaba sorunumuza çare olur mu? diyerek devlet desteğinden de yararlanarak ve borçlanarak koyun yetiştiriciliğine de başladık. Ancak yem fiyatlarının pahalılığı yüzünden koyun besiciliğinden de para kazanamadık. Borçlarımız çoğaldı bunun üzerine eşimde bende işletmelerde çalışmak zorunda kaldık.Bir yandan işletmelerde çalışıyoruz diğer yandan çiftçilik yapmaya çalışıyoruz. Ürünümüz para etse neden başka yerde çalışalım? Köyde kadınlar şirketlerin üzüm işletmelerinde v.b asgari ücretle çalışmak için sıraya giriyor. Çünkü üreticilikten kazandıkları gelirle geçinemiyorlar” dedi.Üreticilerin konuşmalarından sonra söz alan ÜZÜM-SEN Genel Başkanı Adnan Çobanoğlu: “TBMM sinde Bağcılık ve Üzüm Araştırma Komisyonu kuruldu, Tariş temsilcisini dinlediler,Ziraat Odaları temsilcisini dinlediler, İhracatcı Birliklerinin temsilcisini dinlediler, Şarap Fabrikalarının temsilcilerini dinlediler, Toprak Mahsulleri Ofisinin temsilcisini dinlediler peki TMO temsilcisi üreticiden 3,85 TL aldığı üzümü dışarıda yeni Pazar aramadığını 4,18 TL den Tariş’e devrettiğini yani Tüccarlık yaptığını söyledi mi? Tariş üreticiden üzüm alma yerine TMO dan üzüm aldığından dolayı alımı kapatmak zorunda kaldığını söyledi mi? Araştırma komisyonu üyesi bütün milletvekillerini düzenlediğimiz forumlara çağırdık, ’gelin üzüm üreticilerinin sorunlarını kendi ağızlarından dinleyin’ dedik.Evet üreticilerin pazar sorunu var, üzüm ihracatçılarının da pazar sorunu var, Irak, Suriye ve Ortadoğu daki karışıklıklar nedeniyle Tırlarımız Arap ülkelerine gidemiyor biz üzümlerimizi bu ülkelere ihraç ediyorduk, sonra Rusya önemli bir ihracat bölgesi oldu ama yaşanan uçak krizi bu kapıyı da kapattı, fiyatlar düştü demek ki komşularla iyi geçinilmesi üreticilerin yararına, savaşa karşı olmamız bizim için elzem. Üzümlerin korunması için örtü masrafından bahsedildi. Eskiden örtüye ihtiyaç yoktu, ama 2006 dan bu yana Haziran ayından itibaren Sarıgöl ovasında bağlar örtü altına alınıyor. Kışladağ altın madeni faaliyete geçtiği andan itibaren siyanür havuzlarından ortaya çıkan gazlar ilk yağmurlarla birlikte bağları bozuyor,insanlar ürünlerini koruyabilmek için örtü altına almak zorunda kalıyorlar bu aşırı bir maliyete yol açıyor.O zaman çözüm bu tür maden faaliyetlerinin durdurulmasıdır. Dolandırıcı tüccarlara karşı TBMM’nin yasa çıkartması gerekir, biz bunun için yıllardır talepte bulunuyoruz, sözleşmeler üreticilerin örgütleriyle yapılmalı ki üreticilerin hakları korunabilsin,dolandırıcılığa ağır cezalar verilsin diyoruz. Bu forumlarda sizlerin dile getirdiği öneri ve talepleri meclisteki araştırma komisyonuna iletmek için elimizden geleni yapacağız, bu talepleri komisyonda savunan milletvekillerine de elimizden gelen desteği sunacağız, yeter ki onlar dik dursunlar biz onlara güç vermeye hazırız. Şirketler Gıda Egemenliğimizi elimizden almaya gıdayı tekellerine almaya çalışıyorlar.Biz gıda egemenliğinin sadece üreticilerle sahip çıkılamayacağını biliyoruz.Üreticisiyle tüketicisiyle birlikte dayanışarak mücadele yürütmek için çaba sarf ediyoruz.” dedi.ÇİFTÇİ-SEN Genel Sekreteri aynı zamanda TÜTÜN-SEN Genel Başkanı olan Ali Bülent ERDEM’ de söz alarak çıkartılan Tütün yasası ile tütün üreticilerini yok ettiklerini, bir çok üreticinin üretimi bırakarak başka arayışlara girdiğinden söz ederek “Eşme önemli bir tütün üretim bölgesi ancak bir çok üretici üretimi bırakmak zorunda kaldı, bazı üreticiler tütün diktikleri tarlalarında üzüm bağları yetiştirdiler, ama şimdi duyuyorum üzüm para etmediğinden dolayı bağlarını söküp yerine ceviz dikiyorlarmış, yarın ckeviz para etmediğinde de bu sefer ceviz ağaçlarını kesmez zorunda kalacaklar.Bu duruma dur demek lazım.Tarım politikalarının değişmesi gerekiyor. Soma da ölen 301 madencinin çoğunun ailesi tütün üretiyordu.Tütün para etmiş ve bu aileler tütün üretmeye devam etmiş olsaydı bu insanlar üretici olacaklar, madende çalışmak zorunda kalmayacaklardı. Tekelin özelleştirilmesi de tütün üreticilerine büyük darbeler vurdu.Şimdi de şeker fabrikalarını özelleştirmeye çalışıyorlar bu fabrikaların özelleştirilmesi demek şeker pancarı üretmeye devam eden üreticilerin büyük bir kısmının daha iflas etmesi demektir. Kamusal KİT’ler özelleştirilmemeli aksine yeniden inşa edilmelidir.” dedi.Forumlara davetli olan Araştırma Komisyonu üyesi milletvekillerinden CHP Milletvekili Orhan Sarıbal aynı tarihte Hopa Çay kooperatifinin düzenlediği çay çalıştayında olacağından dolayı, CHP Milletvekili Kamil Okyay Sındır Tarım Komisyonu toplantısına önergeler hazırlamak zorunda olduğundan dolayı, AKP İzmir Milletvekili Necip Kalkan AKP’nin İzmir kongreleri devam ettiğinden dolayı Yeleğen’deki ÜZÜM-SEN’in örgütlediği Forum’a katılamayacakları bilgisini vererek katılamamaktan dolayı üzüm üreticilerinden özür dilediler. Diğer 12 milletvekili ise “Üzüm Üreticilerinin Sorunları ve Gıda Egemenliği Forumu’ na neden katılmadıkları konusunda suskun kalmayı yeğlediler.Yeleğen’deki Forum’a CHP Uşak milletvekili Özkan Yalım, CHP Eşme ilçe Başkanı,ADD Başkanı, İYİ parti ilçe başkanı, ÖDP Uşak il başkanı da katılarak üreticilerin taleplerini dinlediler, desteklerini sundular.



ÜZÜM-SEN Genel Başkanı Adnan Çobanoğlu: 'Milli ve yerli' tarım IMF güdümünde.          16 Şubat 2018 tarihinde BirGün gazetesi Ekonomi sayfasında ÜZÜM-SEN Genel Başkanı Adnan Çobanoğlu ile yapılmış bir röportaj yayınlandı. BirGün  sayfa editörü büyük bir ihtimalle röportajın uzun olması v.b nedenler yüzünden bazı bölümlerini yayınlamamış halbuki yayınlanmayan bölümler üzüm üreticilerinin ÜZÜM-SEN'in politikaları ve yapmak istedikleri açısından önemliydi, örneğin aşağıdaki son paragraf "Tarımda Adalet" arayışında olanlara doğrudan bir çağrıydı. Yayınlanan yazının tüm eksikliklerine rağmen BirGün'e teşekkür ederiz. Biz gazeteci değiliz, biz iş yapmak, örgütlenmek ve yukarıdan dayatılan tarım politikalarına aşağıdan yukarıya doğru müdahale etmek istiyoruz. Yöneticilerimizde yazı yazarken, röportaj verirken bu anlayışla hareket eder. Bu nedenle röportajın BirGün'de yayınlanmayan bölümlerini de ilave ederek internet sitemizde yayınlama ihtiyacı hissettik, bu bölümler italikle yazılmıştır.    www.uzumsen.org   ÜZÜM-SEN Genel Başkanı Adnan Çobanoğlu: ‘Milli ve yerli’ tarım IMF güdümünde.                                                                                                                                                                                                         16.02.2018 BirGün – Ekonomi        MUSTAFA MERT BİLDİRCİN m.mertbildircin@gmail.com “Uluslararası emperyalist kurumlar ve şirketler, gıda egemenliğimizi elimizden almak için  yıllardır her türlü dayatmayı yapmakta,AKP de buna uygun tarım politikası izlemektedir.” AKP’nin seçim bildirgesinde, “Büyük hayalleri vardı, bu hayaller iktidarımız sayesinde gerçek oldu” dediği tarım üreticilerinin yaşadığı sorunlar her geçen yıl katlanarak arttı. AKP hükümetleri döneminde çiftçilere verilen destek oldukça yetersiz kalırken, üreticilerin ürünlerine sürekli maliyetlerin altında fiyatlar belirlendi. Üreticiler, girdi temin eden yabancı şirketlerin egemenliğine bırakılarak tarımda sömürü sürdürüldü. Tüketiciler ise tüccarlar eliyle yüksek fiyatlı ürünlere mahkûm edildi.

Anketler

Kimler Sitede