Menu Content/Inhalt
Anasayfa

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Sayaç

Bugün216
Bu ay5000
Toplam637955
Endüstriyel Tarımın Bir Başka Biçimi: ‘Sertifikalı Organik Tarım’ - 2

           

Adnan ÇOBANOĞLU

                 “Endüstriyel Tarımın Bir Başka Biçimi: ‘Sertifikalı Organik Tarım’.” başlıklı yazımla ilgili olarak sosyal medyada  destekleyenler  olduğu gibi eleştirenler  de oldu.“Sertifikalı Organik  Tarım” savunucuları/ destekcileri  beni  ‘okumamak’la, ’bilenlere ,emek verenlere’  sormamakla, ‘cehaletten ve ezbercilikten dolayı felsefik  araştırmalar yapmamakla” eleştirmiş. Doğru;  her  ne  kadar  Ege Üniversitesi  Edebiyat Fakültesi  Felsefe Bölümü’nü  iki  kez kazanıp  kayıt yaptırsamda ikisinde de  tamamlayamayıp okuldan ayrıldım. Bu nedenle felsefe  konusunda cahilim (!) , okuyucular   cahilliğimi  mazur  görsünler. ”Felsefi  araştırma “ yapma yerine  gıda şirketlerinin  köylülerin/çiftçilerin  “Gıda Egemenliği”ni  hangi argümanlarla saldırıp, ellerinden almak istediklerini anlatmaya çalıştım, anlatmaya da  devam edeceğim.

 

              “Sertifikalı Organik Tarım” sistemine  karşı olmak  gerçek organik  tarıma karşı olmak anlamına gelmez. Ne hikmetse “sertifika”yı savunanlar  hemen bu yönden  saldırı yapmayı uygun görüyorlar. Köylüler / çiftçiler  ise tam da bu nedenle yani “sertifikalı  organik  tarım” ile  gerçek organik  tarım birbirine  karıştırılmasın diye “ekolojik tarım”, ”köylü tarımı”, “bilge köylü tarımı” gibi kavramları kullanmayı  yeğlerler. Tekrar BirGün’deki makaleme dönersek;


 

Devamını oku...
 
Endüstriyel Tarımın Bir Başka Biçimi:“Sertifikalı Organik Tarım.”

Adnan ÇOBANOĞLU

1960 lı yılların başlarında laboratuvar koşullarında tohumların üretilmesi, tohumların şirketlerin eline geçmesi sürecini hızlandırdı. “Yeşil Devrim”  adı verilen bu süreçte tarımsal üretimde makine kullanımının artmasının yanı sıra toprağı kirleten kimyasal gübre üretimi ve kullanımı, kimyasaltarım ilaçları kullanımı doğal dengeyi ve insan sağlığını süratle bozmaya başlamıştır. Kimyasal tarım ilaçların  canlıların yaşamını olumsuz etkilediğinin, ölümcül hastalıklara neden olduğunun  açığa çıkmaya başlamasıyla birlikte de, gıda ve ilaç şirketleri de kendi yarattıkları olumsuz etkileri fırsata dönüştürerek, tüketicilere “sertifikalı organik ürünler” adı altında ürünler sunmaya başladılar. 

Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 15 - 21 Toplam: 302
ÜZÜM-SEN Genel Başkanı Adnan Çobanoğlu: 'Milli ve yerli' tarım IMF güdümünde.          16 Şubat 2018 tarihinde BirGün gazetesi Ekonomi sayfasında ÜZÜM-SEN Genel Başkanı Adnan Çobanoğlu ile yapılmış bir röportaj yayınlandı. BirGün  sayfa editörü büyük bir ihtimalle röportajın uzun olması v.b nedenler yüzünden bazı bölümlerini yayınlamamış halbuki yayınlanmayan bölümler üzüm üreticilerinin ÜZÜM-SEN'in politikaları ve yapmak istedikleri açısından önemliydi, örneğin aşağıdaki son paragraf "Tarımda Adalet" arayışında olanlara doğrudan bir çağrıydı. Yayınlanan yazının tüm eksikliklerine rağmen BirGün'e teşekkür ederiz. Biz gazeteci değiliz, biz iş yapmak, örgütlenmek ve yukarıdan dayatılan tarım politikalarına aşağıdan yukarıya doğru müdahale etmek istiyoruz. Yöneticilerimizde yazı yazarken, röportaj verirken bu anlayışla hareket eder. Bu nedenle röportajın BirGün'de yayınlanmayan bölümlerini de ilave ederek internet sitemizde yayınlama ihtiyacı hissettik, bu bölümler italikle yazılmıştır.    www.uzumsen.org   ÜZÜM-SEN Genel Başkanı Adnan Çobanoğlu: ‘Milli ve yerli’ tarım IMF güdümünde.                                                                                                                                                                                                         16.02.2018 BirGün – Ekonomi        MUSTAFA MERT BİLDİRCİN m.mertbildircin@gmail.com “Uluslararası emperyalist kurumlar ve şirketler, gıda egemenliğimizi elimizden almak için  yıllardır her türlü dayatmayı yapmakta,AKP de buna uygun tarım politikası izlemektedir.” AKP’nin seçim bildirgesinde, “Büyük hayalleri vardı, bu hayaller iktidarımız sayesinde gerçek oldu” dediği tarım üreticilerinin yaşadığı sorunlar her geçen yıl katlanarak arttı. AKP hükümetleri döneminde çiftçilere verilen destek oldukça yetersiz kalırken, üreticilerin ürünlerine sürekli maliyetlerin altında fiyatlar belirlendi. Üreticiler, girdi temin eden yabancı şirketlerin egemenliğine bırakılarak tarımda sömürü sürdürüldü. Tüketiciler ise tüccarlar eliyle yüksek fiyatlı ürünlere mahkûm edildi.

"Üzüm Üreticilerinin Sorunları ve Gıda Egemenliği" Forumu Yapıldı. Alaşehir’de 18 Ekim’de, Alaşehir’de Üzüm Üreticileri Sendikası (ÜZÜM-SEN) olarak “Üzüm Üreticilerinin Sorunları ve Gıda Egemenliği” Forumu yaptık. Forumu yapma nedenimiz  üzüm üreticilerinin yaşadıkları sorunları kendilerinin dillendirmesi, önerilerinin ortaklaştırılması ve Üzüm-SEN’in bundan sonra yapacağı çalışma programına Üzüm-Sen’e üye olan, olmayan tüm üzüm üreticilerinin katkı koymasıydı. Bu amaca uygun olarak Üzüm-Sen üyeleri; Türkiye’de sofralık üzüm üretiminin merkezi sayılan Sarıgöl,Alaşehir ve Salihli’de köy köy dolaşıp üreticileri kahvehanelerde , açık alanlarda mini söyleşi ve forumlar yaparak üreticileri söyleşi ve foruma davet ettiler.“Foruma Davet” afişlerini ve jeotermal elektrik santrallerinin zararlarını anlatan afişleri işyerlerine, duraklara, duvarlara v.b astılar.



"Üzüm Üreticilerinin Sorunları ve Gıda Egemenliği." Foruma Davet !Sorunlarımızı Tartışıyoruz "Üzüm Üreticilerinin Sorunları ve Gıda Egemenliği."DÜZENLEYEN: ÜZÜM ÜRETİCİLERİ SENDİKASI (ÜZÜM-SEN)Tarih: 18 EKİM 2016 – SALISAAT:12.00 - 16.00 ArasıYer: Yıldırım Kapalı Düğün Salonu- Çarşı içiALAŞEHİR 

Anketler

Kimler Sitede