17 Nisan Uluslararası Çiftçi Mücadele Günü'nde Yüksel ŞEREF'i toprağa verdik.

Image

“İnsan balıklama dalmalı içine hayatın
Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına” diyen
ve yaşamın her alanında örgütlenmeyi
unutmayan,Unutturmayan dostumuz

                Yüksel Hoca’yı 1990 lı yılların başlarında Alaşehir’de “Radyo Kardelen”in kurulması ve yayın hayatını sürdürmesine dönük çabalarımız sürecin de tanıştım ve dostluğumuz,birlikteliğimiz onun ölümüne kadar devam etti.Yüksel “Radyo Kardelen”in  yaşatılması için işini bile riske atarak dağ,bayır dolaştı.Radyo yayın hayatına son verene kadar  yayın kurulunda, mali işler bölümünde akla gelebilecek her türlü çalışmasında yer aldı.O genç,ihtiyar herkesin Yüksel Hoca’sı idi.
                  

                   Uygulanan tarım politikaları nedeniyle çiftçilerin   topraklarından koparılmaya, tasfiye edilmeye çalışıldığını ilk görenlerdendi. “Ben kamu çalışanıyım, tarımda yaşananlar beni ilgilendirmez” demedi.Çiftçilerin  ürün bazında yapmaya başladıkları kurultayların örgütlenmesini kendine iş edindi.. Ürün bazında yapılan ilk kurultay olan “Tütün Üreticileri Kurultayı” 15 Eylül 2001 tarihinde Akhisar’da yapıldı. Uşak’taki tütün üreticilerinin Akhisar’a getirilmesinde  Yüksel Hoca büyük  rol oynadı. Ardından Alaşehir’de 2 Nisan 2002 de yapılan Üzüm Üreticileri Kurultayında evini çalışma yapan herkese açtı. Gidilen her köyde,  yapılan her çalışmada Yüksel Hoca’nın katkısı vardı. Üretici Kurultayları’ndan sonra çıkartılmaya başlanan “Çiftçilerin Sesi” gazetesinin yaygınlaşması içinde elinden geleni yaptı. Çiftçi sendikalarının kurulmasında büyük emek veren ve kuruluşlarının sevincini yaşayanların başında da  yine o geliyordu.
             Daha sonraları Kuşadası’nda yaşamaya başlamasına rağmen Üzüm-Sen’in yaptığı etkinliklere katılmak için kilometrelerce yol yapar Alaşehir’e gelirdi.  İnay’ da doğmuş, ilk gençlik yıllarını İnay’da geçirmişti. Köyünde altın madeni çıkarılmaya  başlandığında da köylülerinin içinde, mücadelenin önünde oldu. O altın madeninin çevreye vereceği zararı biliyor,bunun için mücadele edilmesi gerektiğine inanıyordu.Değişik kesimlerin İnay köylülerinin  mücadelesine destek vermesi için uğraştı.Mücadele içinde çıkan problemleri çözmeye çalıştı.
             O nu sağlıklı olarak en son 2006 Ocak ayında Salihli de gördüm. İnay köylülerinin problemlerini konuşmak için Salihli de buluşmuştuk.Bu görüşmemizden bir –iki hafta sonra hastalandı.Kanser olduğunu öğrendiğinde/öğrendiğimizde doktorlar en fazla 3 aylık ömür biçiyorlardı.O inatçılığı ve direngenliğiyle 15 ay yaşadı.Tedavi gördüğü süre içinde bile inançlarından, mücadelesinden geri durmadı.İnay köylülerinin ve çiftçilerin mücadelesini yakından takip etti. Onunla her karşılaşmamız da problemlerimizi tartışıp çözüm üretmeye çalıştık.Çiftçiler den aldığı her haber onun acısını dindiriyordu sanki.Yakalandığı kanser hastalığına yenik düşmek için bile  Uluslar arası  Çiftçi Mücadele Günü’nü bekledi.16 Nisan’da yaşama gözlerini yumdu. “17 Nisan Uluslar arası Çiftçi Mücadele Günü”nde de onu köyünün topraklarında toprağa verdik.Yüksel Hoca’nın güler yüzüyle , kararlılığıyla ,  direnciyle , mücadele azmiyle çiftçi örgütlenmelerinde attığı tohum filiz verip yeşerdikçe O rahat uyuyacak. Çiftçiler  de, O’nu her zaman yanlarında hissedecekler. 
             Yüksel Hoca  Çiftçilerin uzun soluklu mücadelesinde attığımız her adımda seni hatırlayacağız. Rahat uyu dostumuz,yoldaşımız,sadıcımız, yol arkadaşımız, Çiftçiler seni hiç unutmayacak

Adnan ÇOBANOĞLU